T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2063 - 2025/2334 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2063 KARAR NO : 2025/2334 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/02/2023 NUMARASI : 2022/265 E. - 2023/50 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Ha…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2063 - 2025/2334 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2063 KARAR NO : 2025/2334 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/02/2023 NUMARASI : 2022/265 E. - 2023/50 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/02/2023 tarih ve 2022/265 E. - 2023/50 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin, davalı Şirketin 2021/009376-1 nolu tasarım tescil başvurusuna karşı 2005/00028-1, 2013/08118-1, 2,3,4,5,6,7,2014/07411-1,2018/03675-1,2018/03675-2,2018/03675-3,2018/03675-4, 2018/03675-5, 2018/03675-5,2018/03675-6,2018/03675-7 sayılı tasarımları ile "...", "...", "..." esas unsurlu markaları gerekçe göstererek itirazda bulunduğunu, itirazın reddine karar verildiğini, müvekkil şirketin “...” ibareli ... figürlü markasının tanınmış marka statüsünde olduğunu, müvekkil şirketin markalarının adı olan “...” ibaresi nasıl korunuyorsa ... figürünün de aynı korumadan yararlanması gerektiğini, müvekkil şirketin “...” markalarının tanınmış marka olması sebebiyle benzerlik ihtimalinin arttığını, davalı şirket tarafından tescil edilmek istenen tasarımın nihai tüketiciler nezdinde müvekkil şirkete ait tescilli “...” markaları ile iltibas yaratacak düzeyde genel izlenim itibariyle benzer bulunduğunu, müvekkil şirkete ait ... nezdinde tescilli ve tanınmış ve yüksek ayırt edici olan “... ...” ile davalı tarafından tescil başvurusu yapılan tasarımdaki ... şeklinin birbirlerinin aynısı olduğunu, ürün görsellerinde yer alan ayıcıkların her ikisinin de kulakları, kolları, bacakları, burnu ve göz bölgesi siyah renk, yüz çevresi ve gövdesinin beyaz renk olduğunu, ayrıca, her iki ayıcığın yüz şekli ve gövdesinin birebir aynı bulunduğunu, çağrışım yoluyla bilinen bir markanın tanınmışlığından/bilinirliğinden yararlanarak ticari fayda sağlamanın hukuka uygun olmadığını ileri sürerek, YİDK’in 2022/T-538 sayılı kararının iptaline, dava konusu tasarımın tescilinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşıdığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, davacının görselindeki "..." figürünün de aslında bir ... olduğunu, birebir aynısı olduğu iddia olunan figürle müvekkil şirketin tasarım tescilini koruma altına almak istediği figürün birbirine benzemediğini, müvekkil şirketin tescilini kazanmak için uğraştığı kalıp ile davacının "... ..." benzerliği genel bilgilendirilmiş tüketici anlamından doğrudan farklı ve hatta aynı hayvan figürü olmasına rağmen neredeyse tamamen ayrı kabul edilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu tasarımın, davacının itirazına mesnet tasarımlar ile "... ... ...", "... ...", "..." esas unsurlu markalar karşısında yenilik ve ayırt edici nitelik koşullarını sağladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinafa konu 2021/009376-1 numaralı tasarımın, müvekkiline ait "..." ibareli marka ve tasarımları ile iltibas düzeyinde benzer olduğunu, yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını haiz olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ayrıntılarıyla açıkladıkları üzere seçenek özgürlüğü dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, işbu uyuşmazlık çerçevesinde karıştırma tehlikesi altında olan bilgilenmiş tüketici kitlesinin, gıda ürünlerinin nihai tüketicisi olan ortalama gıda tüketicileri olduğunu, dolayısıyla benzerlik incelemesinin ortalama/nihai gıda tüketicilerinin markaları algılayış biçimine göre tahsis edilmesi gerektiğini, davaya konu tasarımların kullanıldığı söz konusu ürünlerin gıda sektörüne ait ve günlük kullanıma yönelik tüketicilerin kolaylıkla ulaşabileceği çabuk tüketilebilen ürünler olması, bu ürünlerin alımında tüketicilerin göstereceği dikkat derecesi ile harcayacağı zamanın normalden daha az bulunması, tüketici grubunun önemli bir kısmını, ayırt etme ve dikkat kabiliyeti ortalama bir erişkine nazaran daha az olan çocukların oluşturması gibi faktörler göz önünde bulundurulduğunda, ilgili gıda ürünlerinde bilgilenmiş tüketicinin tasarımlar arasındaki farklılığı anlayabilmesinin mümkün bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, içinde tasarım uzmanı da bulunan bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda, davaya konu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşıdığının açıklandığı, söz konusu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, buna göre dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.