T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1138 KARAR NO : 2025/1867 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 22.02.2022 NUMARASI : 2021/130 Esas - 2022/156 Karar DAVA: İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen k…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1138 KARAR NO : 2025/1867 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 22.02.2022 NUMARASI : 2021/130 Esas - 2022/156 Karar DAVA: İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile asıl borçlu ... Kara arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesini davalının müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine Gebze 6. Noterliğinin 03.07.2019 tarihli hesap kat ihtarının borçlulara gönderildiğini, ihtara rağmen ödenmeyen borcun tahsili amacıyla İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında menkul rehininin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi ve ... Esas sayılı dosyada menkul rehni ile karşılanmayan borcun kalan kısmı için ilamsız takip başlatıldığını, davalının ilamsız takibe yönelik itirazı ile takibin durduğunu, menkul rehnin paraya çevrilmesi sonucu aracın satıldığını ve bakiye 343.749,55 TL borç kaldığını ileri sürerek, bu miktar üzerinden itirazın iptali ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; mahkemenin yetkili olmadığını, evli olan davalının eşinin kefalet sözleşmesinde eşinin rızasını alınmadığından kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, talep edilen faiz oranı ve miktarının fahiş olduğunu, delil sözleşmesinin geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava konusunun banka kredi sözleşmesinde kefil olan davalıya karşı başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. Aynı alacak için iki ayrı icra takibi yapılmıştır. İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında asıl borçlu ... Kara aleyhine taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmıştır. Bu takip ile rehinli aracın satılması sonucu masraflar düştükten sonra 27/02/2020 tarihli reddiyat makbuzu ile davacıya 289.782,79 TL ödeme yapılmıştır. Aynı alacak için İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında aynı borç için asıl borçlu ... Kara ve davalı kefil ... Dalğali için ilamsız icra takibi yapılmıştır. Her iki takip borçlusu da itiraz etmesine rağmen itirazın iptali davası sadece davalı kefil aleyhine açılmıştır. Davalı her ne kadar eşimin rızası yok itirazında bulunmuş ise de davacı tarafından sunulan 18/04/2018 tarihli belgede davalının eşi ... Dalğali'nin imzası mevcuttur. Yine davalı taraf icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiş ise de sözleşmenin 13/4-e bendinde açıkça İstanbul İcra Daireleri yetkili kılındığından yetki itirazı da kabul edilmemiştir. Dosya bankacı bilirkişiye verilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi hem takip tarihi olan 17/07/2019 tarihi hem de dava tarihi itibarıyla hesaplama yapmıştır. Dava konusunun İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı borçlu kefil ... Dalğali'nin ilamsız icra takibine yaptığı yaptığı itirazın iptali davası olduğundan bu icra dosyasındaki takip tarihi olan 17/07/2019 tarihi itibarıyla davalı kefilin davacıya borcu olup olmadığı varsa ne kadar olduğunun tespiti gerekir. Yine dosya arasında bulunan İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında asıl borçlu ... Kara aleyhine taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip sonucu dava konusu takip tarihinden sonra yapılan bu başka takipteki tahsilatın mahsubu ve mükerrer tahsilatın önüne geçmek için ayrı değerlendirme yapılması gerekir. Dosya bilirkişiye verilmiş ve 17/07/2019 tarihli takip tarihi itibarıyla davacının 364.291,28 TL asıl alacak 1.366,09 TL akdi faiz 4.735,79 TL temerrüt faizi 305,09 TL BSMV, 535,27 TL ihtar gideri olduğu bunun dışında 19.440,00 TL gayri nakdi risk alacağı olduğu hesaplanmıştır. Davacı taraf ise takipte daha fazla talepte bulunmuştur. Tahsilde tekerrür yaşanmaması kaydıyla yukarıdaki tabloya göre davacının davasının kısmen kabulü yoluna gitmek gerekmiştir. Aynı borç için İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında kapak hesabında yapılan 334.315,00 TL'lik ödeme bilgisi var ise de bu ödeme takip tarihinden sonra yapıldığından icra müdürlüğünce tahsilde tekerrüre engel olunması infaz aşamasında dikkate alınması gerekir. Takip talebinde dava konusu gayrinakdi riske konu senetlerin depo edilmesi talebi olmadığından bu kısma yönelik talep kabul edilmemiştir. Tahsilde tekerrür yaşanmaması kaydıyla yukarıdaki tabloya göre davacının davasının...." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile İstanbul 13.İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasındaki kapak hesabına göre tahsil edilen 334.315,00 TL dikkate alınıp tahsilde tekerrür olmamak üzere davalının İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının 364.291,28 TL asıl alacak, 6.101,88 TL işlemiş faiz, 350,32 TL BSMV, 535,27 TL ihtar gideri için iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %46,80 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı borçlu arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini davalının kefil olarak imzaladığını, kredi borcunun zamanında ödenmemesi üzerine borçlu ve kefile gönderilen Gebze 6.Noterliğinin 03.07.2019 tarihli ihtarı ile hesabın kat edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında menkul rehininin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığını ve aracın satılarak alacağın kısmen tahsil edildiğini, kalan alacağın tahsili için İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu, itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, Mahkemece, takipte gayrinakdi riske konu senetlerin depo edilmesi talebinin bulunmadığının belirtilmesine karşın, ödeme emri ve takip talebinde 19.440,00 TL gayri nakdi talebin de bulunduğu, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin 9.21. maddesi ile çek verilmesine bağlı gayrınakdi kredi ile ilgili işlemler düzenlendiğini, buna madde ile 14.01.2022 tarihli bilirkişi raporunun 5. sayfası ve 6. sayfanın 4. maddesinde belirtilen detaylı açıklamalar uyarınca 20.300,00 TL'nin faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesinin tespitine rağmen müvekkilinin bu alacağının yok sayılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin 22.02.2022 tarihli celsesinde bir sonraki celseninin sözlü yargılama celsesi olduğunun belirtilmediğini, devamında da karar duruşması olan 22.02.2022 tarihli celsede e- duruşma için davalı veya vekili ile herhangi bir bağlantı kurulmaksızın karar verilmesinin HMK'nın 147.maddesine aykırı olduğunu, duruşmanın ertelenerek davalıya sözlü yargıla için tebligat çıkarması gerekirken karar vermesinin hatalı olduğunu,Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Bakırköy mahkemeleri olduğunu, davalının tacir olmaması nedeniyle yetki sözleşmesinin HMK'nın 17.maddesi gereğince hükümsüz olduğunu, Sözleşme tarihinde evli olan müvekkilinin eşinin rızasının TBK'nın 584. maddesine aykırı şekilde alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, somut olayda müvekkilinin kefaletinin herhangi bir şirketi yahut işletmesi için değil, arkadaşının hatırı için verildiğini ve bu yönüyle de kefalette eş rızası gerektiğini, sözleşmenin imzalandığı ve kefil olunduğu anda borcun belirlenebilir olmaması nedeniyle kefaletin geçersiz olduğunu, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, alacağı likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözlemesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... ... arasında 18.04.2018 tarihinde 500.000,00 TL tutarında genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalanmış; davalı ... ... ’nın bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı anlaşılmıştır. Davalı, sözleşmenin imzalanması sırasında eş rızasının alınmadığını belirtse de, bankaca 07.04.2021 tarihli dilekçe ekinde davalının eşi olan ... ... 'nın muvafakatini sunmuş ve süresinde bu yazıya itiraz edilmemiştir. Dosyada bulunan kefalet sözleşmesinin TBK'nın 583.maddesine göre düzenlendiği, yazılı şekilde düzenlenen kefalet sözleşmesinde kefil olunan azami miktarın yazı ve rakamla belirtildiği, ayrıca kefaletin türü ile kefil olunan tarihin yazıldığı anlaşılmıştır. Banka kredi borcunun ödenmemesi üzerine davcı bankanın, asıl borçludan 02.07.2019 tarihi itibarıyla, ... hesap nolu esnek ödemeli ticari krediden 362.130,72 TL, 5941 sayılı Çek Kanunu kapsamında*** *** ****470646 seri nolu çekin, yetkili hamilinin ibrazı sonucu ödenmesinden kaynaklanan 2.160,56 TL olmak üzere toplam 364.291,28 TL nakdi alacağı ile borçlu elinde bulunan 10 adet çek yaprağı için ödenmesi gereken garanti bedeli olan 19.440,00 TL çek depo alacağı bulunduğu belirtilerek ihtar gönderilmiştir. Kat ihtarının 05.07.2019 tarihinde kefile tebliğ edildiği ve kefilin ihtarla belirlenen 24 saatin geçmesi ile temerrüte düştüğü, kefilin temerrüt tarihinden itibaren kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Genel kredi sözlemesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine davacı baka tarafından 17.07.2019 tarihinde İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında, 364.291,28 TL asıl alacak, 7.006,37 TL işlemiş temerrüt faizi, 19.440,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi, 350,232 TL BSMV ve 535,27 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 372.183,24 TL nakdi alacak ile 19.440,00 TL gayrinakdi alacak olmak üzere toplam 391.623,24 TL alacak için ... plakalı rehinli aracın paraya çevrilmesi için takip başlatılmış ve takip sonucu davacı bankanın 289.782,79 TL tahsilat yaptığı anlaşılmaktadır. Banka tarafından rehini aşan alacak için aynı tarihte bu kez asıl borçlu ile kefil hakkında İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 364.291,28 TL asıl alacak, 7.006,37 TL işlemiş temerrüt faizi, 19.440,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi, 350,232 TL BSMV ve 535,27 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 372.183,24 TL nakdi alacak ile 19.440,00 TL gayri nakdi alacak olmak üzere toplam 391.623,24 TL alacak için tahsilde tekerrür olmamak üzere ilamsız takip başlatılmıştır. Ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borçluların itirazı üzerine takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmaktadır.İtiraz üzerine duran takibin harekete geçirilmesi amacıyla eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. Rehinli takipte ihale sonucu satılan rehinli araç bedeli için 27.02.2020 tarihinde reddiyat makbuzu düzenlendiği görülmüştür. İtirazın iptali davasının ise 23.02.2020 tarihinde ve tahsilat sonrası açıldığı; yapılan tahsilatın değerlendirilerek bakiye tüm borç için talepte bulunulduğu görülmüştür.Bu durumda, itirazın iptali istenilen miktar içinde gayrinakdi kredinin de bulunup bulunmadığı hususunda mahkemece tereddüt edilmesi halinde HMK'nın 31.maddesi gere davacıdan açıklama istenmesi gerekmektedir. Takip talebinde gayrinakdi kredini deposu talebi bulunduğu gibi, dava dilekçesinde de bu alacak kalemini dışarıda bırakan bir açıklama bulunmadığı görülmektedir. Kefilin genel kredi sözleşmesindeki gayri nakdi borçların deposundan sorumlu tutulması için sözleşmede açık bir hüküm bulunması gerekmektedir. Bu durumda mahkemece sözleşmenin kefalet ve çek garanti bedellerinin deposuna ilişkin hükümlerinin ayrı ayrı incelenerek, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/4471 Esas ve 2025/4342 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi, bankaların TCMB'ye bildirdikleri faiz ile uyguladıkları faiz oranından hangisinin düşük olduğu belirlenerek temerrüt faizinin buna göre belirlenmesi ve bu hususlarda gerekirse bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talepleri hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 27.11.2025 KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.