11. Hukuk Dairesi 2021/4023 E. , 2022/2497 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.03.2020 tarih ve 2019/269 E- 2020/246 K. sayılı kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne-usulden reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.03.2021 tarih ve 2020/1120 E- 2021/336 K. sayılı …
**11. Hukuk Dairesi 2021/4023 E. , 2022/2497 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.03.2020 tarih ve 2019/269 E- 2020/246 K. sayılı kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne-usulden reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.03.2021 tarih ve 2020/1120 E- 2021/336 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili kurumun hizmet aldığı Global Temizlik İnşaat Eğitim Sağlık Güvenlik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin işçilerinden...'ün emeklilik sebebiyle işten ayrıldığını, müvekkiline başvurarak kıdem tazminatının ödenmesini talep ettiğini, işçiye ödenen 33.723,24 TL tazminatın rücuen tahsili maksadıyla Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/499 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, yargılama esnasında şirketin ticaret sicilinden re'sen silindiğinin anlaşıldığını, şirketin ihyası için taraflarına yetki ve süre verildiğini belirterek Global Temizlik İnşaat Eğitim Sağlık Güvenlik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, iş bu dava ile tarafları ve konusu aynı olan davalar bulunduğunu, usul ekonomisi bakımından davaların birleştirilmesi gerektiğini, aksi halde davanın HMK 114(I) gereği reddi gerektiğini, 6102 sayılı Kanunun geçici 7. maddesine dayanarak yapılan terkin işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, şirketin alacak ve borçlarının bilinmesinin mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yasadan doğan zorunlu hasım durumunda bulunduğundan taraflarına yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.