İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/11/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; Müvekkilinin sigortalısı ... Makine ve Yedek Parça San. Tic. Ltd. Şti.ne ait emtiaların taşıma senetleri uyarınca ... taşıyıcısı ... Loj. Uluslararası ... AŞ ne teslim edildiğini, sigortalısının mallarının bulunduğu...plakalı araçların Pendik/İstanbul' dan Trieste/İtalya seferi için davalıya…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1640 KARAR NO : 2025/1833 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/07/2025 NUMARASI : 2022/242 Esas - 2025/608 Karar DAVA: Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/11/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; Müvekkilinin sigortalısı ... Makine ve Yedek Parça San. Tic. Ltd. Şti.ne ait emtiaların taşıma senetleri uyarınca ... taşıyıcısı ... Loj. Uluslararası ... AŞ ne teslim edildiğini, sigortalısının mallarının bulunduğu...plakalı araçların Pendik/İstanbul' dan Trieste/İtalya seferi için davalıya ait ... adlı ... gemisine yüklendiğini, 06/02/2008 tarihinde davalı taşıyıcıların kusur ve ihmali neticesinde müvekkili tarafından sigortalanın mallarının tamamen zayi olduğunu, müvekkilinin 13.981-EURO hasar tazminatı ödemesi yaptığını, müvekkilinin hakların halef olduğunu beyanla ödenen 13.981-EURO nin ödeme tarihi olan 27/05/2008 tarihinden itibaren işleyecek EURO faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; müvekkiline ait ... isimli ... gemisinin 03/02/2008tarihinde hareket ettiğini, 06/02/2008 tarihinde saat 05:30 civarında geminin varma limanına ulaşmasına üç saat kala ana güvertedeki kamyonlardan birinde başlayan yangının 10 dakika gibi bir süre içerisinde tüm gemiyi sardığını ve gemideki tüm yüklerin tamamen zayi olduğunu, dava konusu olayda yangın müvekkili donatanın ve gemi adamlarının bir kusur yada ihmalinden kaynaklanmadığı gibi yangının çıkmasında müvekkili donatanın herhangi bir şahsi kusuru da bulunmadığını, müvekkili donatanın dava konusu zarardan sorumlu tutulabileceği bir an için ihtimal dahilisinde görülse bile bu durumda müvekkili donatanın yük zararının tazmin borcu hakkında 1976 Londra Konvansiyonunun uygulanması gerektiğini, 1976 Londra Konvansinou 6. Maddesinin 1.paragrafına göre toplam hesap biriminin 3.907.800 olduğunu ve toplam 7.331.423,58 YTL müvekkilinin borcu olduğun 1976 Londra Konvansiyonu'nun 2.maddesi uyarınca dava konusu yükün zararından kaynaklanan tazminat alacağı dahil gemide bulunan yüklerin yanarak zayi olmasından kaynaklanan tüm tazminat alacaklarının sınırlamaya tabi olduğunu, taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.madde de parça başında sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluluğunun 100.000-TLile sınırlandırıldığını beyanla müvekkilinin mutlak sorumsuzluğu nedeniyle davanın reddine ve Mahkeme aksi kanaatte ise alacakların Sınırlama Fonu tesis edilerek fondan tahsiline davacının talep ve faiz miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; ... isimli ... gemisinde ortaya çıkan yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı çok sayıda davalar açıldığını, bu dosyalardan 2008/151 esas sayılı dosya pilot dava olarak seçilerek, diğer dosyalarda ve eldeki dosyada 2008/151 esas sayılı dosyanın sonucunun beklenmesine karar verildiği; bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk esas numarası 2008/151 olup ilk olarak davanın reddine karar verildiğini, Yargıtay 11.HD nin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna itirazların karşılanması için yeniden rapor alınması gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) 51. ATM nin 2011/411 esasını alan dosyada 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay 11.HD nin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından mahkemenin 2016/94 esası üzerinden direnme kararı verilerek dosyanın Yargıtay HGK na gönderildiği; HGK nın oy çokluğu ile aldığı 25.10.2018 tarihli 2018/11-624 esas ve 2018/1516 karar sayılı ilamı ile,"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması" na karar verildiği; bu aşamadan sonra 2019/211 esas sayılı dosyada, Yargıtay HGK kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra 17/03/2021 tarihli karar ile; "... gemisinin ISM yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağı bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK 1019 ve 1062 maddeleri gereğince sorumlu olduğu" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği; iş bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 11.HDnin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 esas ve 2023/1074 karar sayılı ilamı ile; "...geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıklarını, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip olduklarını, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı gerekçesi ile kararın davalı yararına bozulduğu; bozmadan sonra 2024/215 nolu esasını alan davada Yargıtay bozma ilamına uyularak, bozma ilamında açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verildiği; bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11 HD nin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı son bozma ilamı ile, eldeki dosyaya konu olan... isimli ... gemisinde meydana gelen yangın olayında gemi donatanının "sorumlu olmadığına" karar verildiğinden, aynı yangından kaynaklanan zararın tahsili için davalı gemi donatanı hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; Bekletici mesele yapılan pilot dosya kararı henüz kesinleşmediğini, “...”, aralarında bir kısım tehlikeli yük taşıyan taşıtlar da bulunan toplam 202 adet taşıt taşımakta iken gemide belirlenemeyen bir sebepten dolayı yangın çıktığını, pilot dosyada yapılan tespitlere göre gemi yangın söndürme sisteminin, sabit yangın söndürme sisteminin, yangın pompalarının, acil durum yangın pompalarının, acil durum dizel jeneratörünün çalışmadığını, elektrik kablolarının yeterli derecede koruma ve izolasyona sahip olmadığını, güverte rampa imalatında tercih edilen malzemenin uygunsuz olduğunu ve yangın halinde çıkardığı yoğun duman ile geminin diğer sistemlerini menfi etkilediğini, makine dairesi havalandırma sistemi ana emiş vantilatörü bacasının güverte üzerinde konumlandırıldığını hatalı yer dolayısıyla geminin diğer sistemlerini menfi etkilemesi, yaşam mahallinin tekne üzerinde hatalı konumlandırılması gemide yangın maskesi, oksijen tüpü, acil durum nefes alma cihazının hiç bulunmaması veya yeterli sayıda bulunmaması, can kurtarma araçlarının yeterli sayıda bulunmaması, hatalı konumlandırılması mürettebatının yeterli olmaması ve makul derecede yangınla mücadele eğitimine sahip olmaması, yönlerinden “...” isimli ... gemisi denize, yola ve yük elverişsizliği bakımından incelenmesi gerektiğini, gemide yangın çıkması halinde dahi taşıyan yangını söndürmek ve yükte meydana gelebilecek zararın önlenmesi yüke özen gösterme yükümlülüğün bir gereği olduğunu, yangın vakitlice tespit edilmiş ve teyit edilmiş olmasına rağmen yangın söndürme sistemlerinin çalıştırılmasında gecikildiği gecikme sonucunda yangının diğer kesimlere sıçramasıyla doğan zarardan Taşıyan sorumlu olduğu eğitimsiz ve tecrübesiz mürettebat üyelerinin hatalı uygulamaları ile gemide bulunan elverişsizlikler de birleşince yangın hapsedilerek kontrol altına alınamadığını ve tüm gemiyi sardığını,Bakanlar Kurulu’nun 28 Şubat 1980 tarihli ve 8/495 sayılı Kararı ile 1976 tarihli Londra Konvansiyonu’na katılmayı kararlaştırılmış, katılma işlemleri 6 Mart 1998 tarihinde tamamlamış ve dolayısıyla da Konvansiyon'un 1 Temmuz 1998 tarihinde Türkiye açısından yürürlüğe girdiği ancak sınırlı sorumluluğun savunma yoluyla ileri sürülüp sürülemeyeceğini, yurt dışında başka bir ülkede Fon tesis edilmiş olması halinde Türkiye’de açılmış olan davaların akıbeti gibi usuli meseleler ve sınırlı sorumluluktan yararlanma imkanını kaldıran davranış şekli gibi kavramlar açıklığa kavuşturulmadan Konvansiyon somut bir ihtilafa uygulanamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; davacı sigortalısı olan ... Makine ve Yedek Parça San. Tic. Ltd. Şti.ne ait emtiaların bulunduğu...plakalı aracın Pendik-Trieste seferini yapmakta iken davalı şirket tarafından işletilen ... ... gemisinin sefer esnasında içinde ki yüklü araçlar ile birlikte yanarak batması tümüyle zayi olması nedeniyle oluşan zararın davalıdan tazmini istemine ilişkindir.Aynı yangın olayında meydana gelen zayi olayları nedeniyle çok sayıda tazminat davası açılması nedeniyle mahkemece bir dava karara bağlanarak diğer davalar bakımından bekletici mesele yapıldığı anlaşılmaktadır.Pilot davanın kesin olarak karara bağlanması üzerine elde ki davada aynı mahiyette olmak üzere yangın olayında Davalı ...'a kusur izafe edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili pilot davanın henüz kesinleşmediğini ileri sürmüş ise de ;ilk derece mahkemesince davalının sorumlu tutulamayacağına yönelik bozma ilamına uyularak davanın reddine kararv erildiğinden kararın şekli anlamda kesinleşmese dahi maddi anlamda kesinleştiği anlaşılmakla bu yöndeki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.eTTK nın 1062 .maddesi" Taşıyan, kendi adamlarının ve gemi adamlarının kusurlarından ,kendi kusuru gibi mesuldür.Zarar geminin sevkine veya başkaca teknik idaresine ait bir hareketin veya yangının neticesi olduğu takdirde taşıyan yalnızca kendi kusurundan mesuldür. Daha ziyade yükün menfaati icabı olarak anılan tedbirler geminin teknik idaresine dahil sayılmaz. Tereddüt halinde zararın teknik idarenin neticesi olmadığı kabul edilir." şeklinde düzenlenmiştir.Davacı vekili tarafından pilot davada toplanan tüm delillerin, alınan ifadelerin alınan bilirkişi raporlarının tamamında davalının kusuru neticesinde yangının başladığı ve müdahale edilemediği, gemi adamlarının yangına müdahale edebilecek nitelikte olmadığının belirlendiğini, geminin yangın olayından evvel denize yüke elverişsizliğinin tespit edilebileceğini bu yolda bir inceleme yapılmadığını istinaf nedeni olarak ileri sürülmüştür. Mahkeme kararından belli olduğu üzere davanın reddi ve kısmen kabulü kararları birden fazla kez Yargıtay bozma ilamlarına konu olmuş, yargılama sürecinde 6 dan fazla bilirkişi kurulu raporu, bilimsel mütalalar sunulmuş alınan tüm bilirkişi raporları sonrası oluşan yangın nedeniyle davalı Donatanın kusurlu bulunmadığına, denizde bir geminin başına gelebilecek risk niteliğinde olduğuna karar verilmiştir. Gerekçeli kararlarda aynı olay nedeniyle mahkemede tazminata dair 213 dosyanın derdest olduğu belirtilmektedir. Yangın olayının büyüklüğü; yangının kısa sürede büyüyüp hiç bir emtianın kurtarılamadığı anlaşılmaktadır. Bekletici mesele yapılan dosyada; tüm yargılama sürecinde; bir kısım akademisyenler hukuki görüş sunmak, bir kısmı bilirkişilik yaptığı; tüm araştırmalara rağmen ana güvertede çıkan yangının çıkış sebebinin belirlenemediği; yangına müdahale edilemediği, kısa sürede tüm gemiyi sardığı belirlenmiştir. Alınan bilirkişi raporlarında davalının teknik kusuru tespit edilememiştir. Son olarak Yargıtay 11 HD nin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 esas ve 2023/1074 karar sayılı ilamında "geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı" sonucuna varılmıştır.Bozma ilamında zikredildiği üzere ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2. Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; aynı yangın olayına ilişkin kesinleşmiş kararda çıkan yangın nedeniyle "donatanın sorumlu tutulamayacağı "belirlendiğinden somut olayda ayrıksı bir sonuca varacak delil dosyada bulunmadığından davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmamıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcından mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 680-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/11/2025