TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/03/2023 NUMARASI : 2022/857 Esas 2023/175 Karar DAVA : Muarazanın Men'i DAVA TARİHİ : 19/09/2022 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026 Taraflar arasındaki muarazanın men'i istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/995 Esas 2026/322 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/995 KARAR NO : 2026/322 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/03/2023 NUMARASI : 2022/857 Esas 2023/175 Karar DAVA : Muarazanın Men'i DAVA TARİHİ : 19/09/2022 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026 Taraflar arasındaki muarazanın men'i istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile dava dışı ... arasında imzalanan kredi sözleşmesine ilişkin borcun kefil sıfatı ile davacı tarafından ödendiğini, taraflar arasında alacağın temlikine ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında genel kredi sözleşmesine konu ipoteğin de davacıya devredilmesinin kararlaştırıldığını, aşamalarda ipoteğin terkin ve tescil işleminin davalı tarafından yerine getirilmediğini iddia ederek ... parsel, 1. bodrum kat, 1 nolu bağımsız bölüme kayıtlı taşınmaz üzerindeki davalı adına konulan ipoteğin terkini ile davacı adına tesciline, mümkün olmaması halinde temlik sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dışı şirket ile imzalanan genel kredi sözleşmesine kefil sıfatı ile ödemeleri yaptığını, ödemeler nedeni ile kefil sıfatı ile davalı banka alacağına halef olduğunu, buna ilişkin olarak temlik sözleşmesi imzalandığını, banka tarafından yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davalı ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde davacının kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, kredi borçlarının davacı tarafından ödendiği, taraflar arasında kefil sıfatı ile yapılan ödeme nedeni ile halefiyete dayalı şekilde 19.02.2014 tarihinde temlik sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmede ... parsel, 1. bodrum kat, 1 nolu bağımsız bölüme kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin davacıya geçtiği ve davacının rehin alacaklısı olduğunun belirtildiği, BK 'nın 592 maddesi gereği alacaklının, borcu ödeyen kefile haklarını kullanmasına yarayabilecek borç senetlerini teslim etmek ve gerekli bilgileri vermekle yükümlü olduğu, alacaklının, kefalet sırasında var olan veya asıl borçlu tarafından alacak için sonradan sağlanan rehinleri ve diğer güvenceleri de kefile teslim etmek veya bunların devri için gerekli işlemleri yapmak zorunda olduğu, bu kapsamda davalı alacaklının rehnin devri için tapuda bizzat hazır bulunarak devir iradesini ortaya koymadığı bu nedenle davacının davasında haklı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile, ... Parsel birinci bodrum kat 1 numaralı bağımsız bölümde bulunan taşınmaz üzerinde davalı lehine olan ipoteğin fekki ile, aynı şartlarda davacı lehine ipotek tesisi ile bu hususun tapu kayıtları üzerinde tesciline karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacıya rücu belgesi verilmiş olup, ipotek haklarının yapılan ödeme nispetinde davacıya intikal ettiğinin bildirildiğini ve bu hususta Yenimahalle Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazıldığını, Yenimahalle Tapu Müdürlüğünce kendilerine davalı tarafından bildirim yapılmadığı beyan edilse de 19/10/2020 tarihli 13220 sayılı ihtarname, tebliğ şerhi ve teyitli rücu belgesi ile ipotek hakkının davacıyla devredildiğinin tapuya bildirildiğini, bu ihtarnamenin 23/10/2020 tarihinden tapu görevlisi bilgisayar işletmeni ... tarafından tebliğ alındığını, böylelikle müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, TTK'nin 596.maddesi gereğince borcu ödeyen kefil kendiliğinden davalının haklarına halef olduğundan ayrıca temlik sözleşmesi yapılmasına da gerek olmadığını, bu nedenle alacağın temliki hükümlerinin uygulanmasına da gerek olmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davalı bankaca düzenlenen 19/02/2014 tarihli belge, tapu sicil kayıtları, taraflar arasındaki yazışma ve ihtarnameler, icra dosyası, ipotek akit tablosu vs deliller dosya arasında mevcuttur. 6100 sayılı HMK'nun 33.maddesinde; "Hakim, Türk hukukunu resen uygular." hükmü düzenlenmiştir. Bu, davanın maddi vakıalarını tarafların anlatması, ancak bu olaylara uygulanacak hukuki sebepleri ve kuralları hakimin resen belirlemesi anlamına gelir. Bir davada ileri sürülen olguları kanıtlamak taraflara, bu olgulara dayalı olarak uyuşmazlığı nitelemek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak uygulamak doğrudan hakime ait bir görevidir. Taraflar dilekçelerinde hukuki sebepleri yanlış gösterse dahi, hakim doğru kuralları bulup uygulamakla yükümlüdür. Başka bir ifadeyle hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur. İlk derece mahkemesince her ne kadar dava, kefil sıfatı ile genel kredi sözleşmesine konu borcun ödenmesi ve terkin işleminin yapılmaması nedeniyle ipoteğin terkini, tescili ve mümkün olmaması halinde genel kredi sözleşmesi kapsamında yapılan ödemenin iadesi istemi olarak nitelendirilmiş ise de, dava dilekçesinde ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki açıklamalar ile dayanılan deliller ve ipotekli taşınmaz malikinin davada taraf olarak gösterilmemesi hususları bir arada değerlendirildiğinde dava niteliği itibariyle (çoğun içinde azın da bulunduğu ilkesi de gözetilerek) kefil sıfatıyla kredi borcunu ödeyen davacının TBK'nın 592/3.maddesi gereğince haklarını kullanmasına yarayabilecek borç senetlerinin davalı tarafından teslim edilmesi ve gerekli işlemlerin yapılmasına yönelik muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. TBK'nın 592/3.maddesine göre, alacaklı, borcu ödeyen kefile haklarını kullanmasına yarayabilecek borç senetlerini teslim etmek ve gerekli bilgileri vermekle yükümlüdür. Alacaklı, kefalet sırasında var olan veya asıl borçlu tarafından alacak için sonradan sağlanan rehinleri ve diğer güvenceleri de kefile teslim etmek veya bunların devri için gerekli işlemleri yapmak zorundadır. Alacaklının, diğer alacakları sebebiyle sahip olduğu rehin ve hapis hakları, kefilin haklarından sıraca önce geldikleri ölçüde saklıdır. Alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın yükümlülüklerini yerine getirmez, ağır kusuruyla mevcut belgeleri veya rehinleri ya da sorumlu olduğu diğer güvenceleri elinden çıkarırsa, kefil borcundan kurtulur. Bu durumda kefil, ödediğinin geri verilmesini ve varsa ek zararının giderilmesini isteyebilir. TBK'nın 592/3.maddesindeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere alacaklı teminatların devrine ilişkin işlemleri yapmak zorunda olduğundan, taşınmazlarda alacaklının tapu sicil müdürlüğüne başvurarak kefilin ödeme borcunu yerine getirdiğini; kendisine tamemen halef olduğunu ve ipotekli alacaklı durumuna geçtiğini bildimesi gerekir. Ödeme de bulunan kefil de, kanuni halefiyeti ispat ederek, aynı işlemin yapılmasını isyebilir. İsviçre Federal Mahkemesi de bir kararında İBK 508- TBK 597.maddeye göre alacaklının kendisine ödeme de bulunan kefile, yanında bulunan rehinleri teslim ve rehin hakkının devri için tapu sicilinde gerekli işlemi yapma yükümlülüğü altında olduğunu belirtmiştir. ( Prof. Dr. Seza Reisoğlu, Türk Kefalet Hukuku, Ankara-2013, sf 252). Hal böyle olunca, ipoteğin devri işleminin davalı bankaca tapu sicil müdürlüğüne bildirilmesi gerekli ve yeterlidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesine gelince, davalı ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde davacının kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, ayrıca kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerinde kredi borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 01/03/2013 tarihli 260.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiği, kredi borçlarının davacı tarafından ödendiği, taraflar arasında kefil sıfatı ile yapılan ödeme nedeni ile halefiyete dayalı şekilde 19.02.2014 tarihinde temlik sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmede ... parsel, 1. bodrum kat, 1 nolu bağımsız bölüme kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin davacıya geçtiği ve davacının rehin alacaklısı olduğunun belirtildiği, Yenimahalle Tapu Sicil Müdürlüğünün mahkemeye hitaplı 14/11/2022 tarihli ve davacı şirkete hitaplı 20/10/2020 tarihli yazılarından da anlaşılacağı üzere davalı tarafından Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderildiği iddia olunan 04/09/2020 tarihli yazının Tapu Sicil Müdürlüğüne uluşmadığı ve Tapu Sicil Müdürlüğü TAKBİS sisteminde yapılan incelemede temlik ile ilgili bir başvuruya rastlanılmadığı, kaldı ki davalı bankanın Yenimahalle Tapu Sicil Müdürlüğüne hitaplı 04/09/2020 tarihli yazı içeriğinde banka alacaklarının davacı şirkete temlik edildiğini gösteren 19/02/2014 tarihli yazının banka şubesinin yazı tarihi itibari ile bulunan yetkili temsilcileri tarafından düzenlendiğinin belirtilmesi ile yetinildiği, davacının rücu haklarını kullanması için tapu sicil müdürlüğüne ve icra müdürlüğüne gerekli yazışmaların yapılmadığı, böylelikle Türk Borçlar Kanunu'nun 592/3.maddesinde düzenlenen yükümlülüklerin yerine getirilmediği, davacının eldeki davayı açmakta haklı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf itirazları yerinde olmamakla birlikte ilk derece mahkemesince davanın muarazanın men'i istemine ilişkin olduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken hatalı hukuki nitelendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kamu düzeni gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni de gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek KABULÜNE, 2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/03/2023 tarih 2022/857 Esas 2023/175 Karar sayılı kararının kamu düzeni gözetilerek HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-MUARAZANIN GİDERİLMESİ TALEBİNİN KABULÜNE, Davacının dava dışı ... Mobilyacılık Dayanıklı Tüketim Malları Otomotiv Tekstil Gıda ve Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti.'nin 06/02/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinden ve/veya sair sebeplerden kaynaklanan borçların tamamı olan 293.500,00 TL'yi davalı bankaya kefil sıfatıyla ödemesi nedeniyle TBK'nun 592/3.maddesi gereğince bankanın haklarına halef olduğundan lehe olan ipoteğin(... Parsel'de bulunan 1.Bodrum Kat 1 Nolu Bağımsız Bölüm üzerinde tesis edilen 01/03/2013 tarihli 10570 yevmiye nolu 260.000,00 TL bedelli) davacı adına şerh edilmesi yönünden davalı bankaca tapuya yazı yazılmamak suretiyle çıkarılan muarazanın davalı banka tarafından Tapu Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmak suretiyle giderilmesine, 4-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan 4.440,15 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 3.708,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 114,50 TL posta ve tebligat gideri, dava açılırken ödenen 4.520,85 TL yargılama harcı olmak üzere toplam 4.635,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, C)1-Davalı tarafından istinaf karar harcı olarak alınan 4.440,00 TL harcın talep halinde davalıya iadesine, 2-Kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/03/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -