12. Hukuk Dairesi 2009/4230 E. , 2009/12263 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 19/02/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki her iki taraf vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Mahkemece, yüze karşı verilen kısa kararda, “22.12.2006 tarihli memurluk işlemine yönelik şikayetin yerinde görülmemesi sebebiyle reddine”
**12. Hukuk Dairesi 2009/4230 E. , 2009/12263 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 19/02/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki her iki taraf vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Mahkemece, yüze karşı verilen kısa kararda, “22.12.2006 tarihli memurluk işlemine yönelik şikayetin yerinde görülmemesi sebebiyle reddine” karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda “tebliğin usulsüzlüğüne yönelik şikayetin kabulü ile 12.02.2007 tarihinin tebliğ tarihi sayılmasına” hükmedilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. T.C. Anayasası, yargılamanın aleniyeti ilkesini benimsemiştir. Bunun anlamı, yargılama açık yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar açıkça belirtilecektir. HUMK.nun 382. maddesi gereğince, sonradan yazılacak gerekçeli kararın da bu kısa karara uygun olması gerekir. Aksi halde yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 10.04.1992 tarih 7/4. sayılı kararında kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağının belirtilmiş bulunmasına göre, mahkemece yapılacak iş, önceki kısa karar ile bağlı olmaksızın çelişikliği kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre yeni bir karar vermekten ibarettir SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma sebebine göre borçlu vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 08.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.