11. Hukuk Dairesi 2010/14440 E. , 2012/5577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/06/2010 tarih ve 2009/53-2010/476 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2010/14440 E. , 2012/5577 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/06/2010 tarih ve 2009/53-2010/476 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin yapılan inşaatı için davalıdan yapı denetim hizmeti aldığını, davalıya bu hizmet karşılığında 64.038,76 TL ödeme yaptığını, bu ödemenin 10.575,21 TL'sinin KDV olmakla beraber yasal tevkifat oranının bunun yarısı olduğunu, 5.287,60 TL iadesi mümkün KDV miktarı olduğundan bu miktarın mahsup ve iadesi için vergi dairesine müracaat edildiğini ancak ilgili vergi dairesinden müvekkiline gönderilen yazıda, davalı şirketin yanıltıcı belge kullandığı, bu nedenle iadenin mümkün bulunmadığı hususunun bildirildiğini, bu durumda yasal mevzuata uygun olan ve iadesi istenebilecek KDV tutarının davalıdan kaynaklı nedenlerle müvekkiline iade edilmemesi nedeniyle müvekkilinin zararına sebebiyet verildiğini, ayrıca Maliye Bakanlığı Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce bu hizmet faturaları ile ilgili olarak cezai tahakkukunun da gerçekleştirildiğini ve 2.643,81 TL vergi ziya cezası uygulandığını, bu bedelin de müvekkilince ödendiğini, durumun davalıya bildirilmiş olmasına rağmen ödemenin yapılmadığını ileri sürerek, 5.287,60 TL KDV iadesi ve 2.643,81 TL vergi cezası olmak üzere toplam 7.931,41 TL zararın ihtar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kusurlu tarafın müvekkili değil vergi dairesi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının yanıltıcı ve muhteviyatı itibariyle sahte belge düzenlediği hususunu bilmeden KDV iadesi için yaptığı müracaatı reddedilen davacının, 5.287,60 TL vergi iadesi ve 2.643,81 TL vergi ziyaı cezası olmak üzere 7.931,41 TL talep edebileceği gerekçesi ile 7.931,41 TL alacağının 31/12/2008 tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan avans faiz oranları uygulanmak suretiyle hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 353,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.