11. Hukuk Dairesi 2010/8142 E. , 2012/8218 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/02/2010 tarih ve 2009/484-2010/58 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.05.2012 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ve .... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve…
**11. Hukuk Dairesi 2010/8142 E. , 2012/8218 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/02/2010 tarih ve 2009/484-2010/58 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.05.2012 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ve .... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Almanya Stuttgart Asliye Mahkemesi tarafından verilen 24.04.2007 tarihli, 12 O 433/06 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenen kararın TTK’nun 329 ve 405/2. maddesine aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca tenfizi istenen kararda şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle mükerrer tahsilata neden olunabileceği, tüm bu durumların açıkça kamu düzenine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazları dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının usulüne uygun kesinleştiği kabul edildiği halde kararın kamu düzenine ilişkin TTK’nun 329 ve 405/2. maddelerine ve anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu ve şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle mükerrer tahsilata neden olunabileceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Gerçekten de, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve kesinleşmiş ilamlar hakkında, yetkili mahkemenin tenfiz kararı verebilmesi için 5718 Sayılı Kanun'un 54/c maddesi uyarınca, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.