16. Ceza Dairesi 2017/2491 E. , 2017/5658 K. "" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek, Kamu malına zarar verme Hüküm : TCK’nın 314/3. maddesi yollamasıyla 220/6, TCK’nın 314/2, 220/6, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve TCK’nın 152/2-a, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62, 58/9, TCK'nın 51/3, 6. maddeleri gereğince mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairem…
**16. Ceza Dairesi 2017/2491 E. , 2017/5658 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek, Kamu malına zarar verme Hüküm : TCK’nın 314/3. maddesi yollamasıyla 220/6, TCK’nın 314/2, 220/6, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve TCK’nın 152/2-a, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62, 58/9, TCK'nın 51/3, 6. maddeleri gereğince mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 27.05.2014 tarih, 2013/1-76 esas, 2014/282 sayılı kararında; ‘’Ceza muhakemesinin amacı olan somut gerçeğin ortaya çıkarılması için delillerin duruşmada ortaya konulmasından sonra, bu delillerden sonuç çıkarma, yani tartışma safhası başlamaktadır. Böylece ortaya konulan delillerle ilgili taraflara 5271 sayılı CMK'nun 216/1. maddesinde belirtilen sıraya göre söz hakkı verilecek ve tartışma imkanı sağlanacaktır. Tartışma safhası tamamlandıktan sonra, önce bireysel iddia makamını temsil eden katılan ve vekili, sonra da kamusal iddia makamını temsil eden Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki görüşünü beyan edecektir. Soruşturma aşamasında elde ettiği delillerden ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, bu suretle CMK'nun 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Kovuşturma safhası sonunda da iddia makamı, duruşmaya getirilip tartışılan delilleri değerlendirerek esasa ilişkin iddialarını mütalaası ile ortaya koyacak, sanık veya müdafii de buna ilişkin savunmasını yapabilecektir. Bu, tez (yani iddia) ile antitezin (yani savunmanın) çatışmasıyla, sonuca (yani karara) ulaşılan bir süreç olan muhakeme sonucunda sağlıklı bir karara ulaşabilmenin gerekli ve zorunlu şartıdır. Uyuşmazlık konusuna ilişkin olan 1412 sayılı CMUK'nun 251. ve 5271 sayılı CMK'nun 216. maddeleri benzer şekilde düzenlenmiş olmalarına rağmen her iki kanunda da, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının ne şekilde olacağına ilişkin bir açıklık bulunmamaktadır. Ancak ceza muhakemesi kanunlarının her konuyu ayrıntısıyla düzenlemesi beklenmemelidir. Bu nedenle usûl kanunlarının düzenlemediği alanlar kişi hak ve özgürlüklerine aykırı olmamak ve kanunun ruhuna uygun olmak şartıyla yorum ve kıyasla doldurulmakta ve bu uygulamalar benimsendikçe teamüle dönüşmektedir. Uygulamada yargılamaya konu olan her suç için Cumhuriyet savcısı tarafından esas hakkında görüş açıklanması ve bu mütalaanın mahkûmiyet yönünde olması durumunda, uygulanması talep edilen kanun ve maddelerinin açıkça belirtilmesi yerleşik ve benimsenmiş bir yöntemdir.