12. Hukuk Dairesi 2022/4234 E. , 2022/11794 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair …
**12. Hukuk Dairesi 2022/4234 E. , 2022/11794 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Borçluların itirazı üzerine duran genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, alacaklı tarafından, duran takibin devamı amacıyla itirazın iptali davası açıldığı, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/05/2019 tarih 2015/134 E. 2019/402 K. sayılı ilamı ile itirazın iptaline ve takibin devamına karar verildiği, alacaklının talebiyle borçluya örnek 4-5 icra emri gönderildiği, şikayetçi borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, dayanak ilamda iki davalı olmasına rağmen sadece kendisine karşı takip başlatıldığını, alacak kalemlerinin ayrı ayrı belirtilmesine rağmen diğer borçlu aleyhine hükmedilen alacak kalemlerinin de kendisinden istendiğini, icra emrinin ilama uygun olmadığını ileri sürerek takibin iptalini istediği, ilk derece mahkemesince, şikayetin kısmen kabulü ile mahkemece yapılan hesaplama doğrultusunda icra emrinin düzeltilmesine karar verildiği, alacaklının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği görülmektedir. Genel haciz yolu ile takipte, borçlunun yasal sürede yapmış olduğu itiraz üzerine İİK'nun 66. maddesi uyarınca icra takibi olduğu yerde durur. Alacaklının duran takibin devamını sağlayabilmesi için, icra mahkemesince verilmiş bir itirazın kaldırılması kararını (İİK. m. 68) ya da genel mahkemece verilmiş itirazın iptali ilamını (İİK. m.67) icra dosyasına sunması gerekir. İtirazın iptali kararı, itiraz üzerine duran icra takibinin devamını sağlamakla, takibe devam edilebilmesi için kesinleşmesine de gerek yoktur. İtirazın iptaline ilişkin kararın ilamsız icra takibinin başlatıldığı dosyaya sunulması gerekir. Buna göre, itirazın iptali kararı doğrultusunda, icra müdürlüğünce dosya alacağı hesaplanarak bu miktar üzerinden takibe devam edilmesi zorunlu olup, ayrıca borçluya icra emri düzenlenip gönderilemez. Ancak, ilamda ilk defa hüküm altına alınan yargılama gideri, vekalet ücreti ve tazminat alacaklarının aynı takipten tahsili isteniyorsa bunlar yönünden borçluya icra emri tebliğ edilmelidir. Somut olayda, alacaklının, itirazın iptali istemiyle açtığı dava sonucunda İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/05/2019 tarih 2015/134 E. 2019/402 K. sayılı kararıyla davanın kabulü ile şikayetçi borçlu ... yönünden 200.000,00-TL asıl alacak ve diğer borçlu Adem Sönmez yönünden 150.000,00-TL asıl alacak yönünden itirazlarının iptali ile, takibin bu davalılar yönünden ve bu miktara ilişkin olarak devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %11,75'i geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına ve borçlular aleyhine icra inkar tazminatı ile yargılama gideri, harç ve vekalet ücretine hükmedildiği, bunun üzerine, alacaklının talebi ile icra müdürlüğünce, itirazın iptali davasında hükmedilen alacak kalemleri yanında, takip talebinde yazılı olan asıl alacak kalemini de kapsar şekilde icra emrinin düzenlenerek borçluya gönderildiği, gönderilen icra emrine karşı icra mahkemesine yapılan şikayet sonrasında, mahkemece, şikayetin kısmen kabulü ile icra emrindeki diğer alacak kalemlerinin düzeltilmesinin yanında asıl alacak kaleminin de 125.000,00 TL olarak hesaplanıp düzeltilmesine karar verildiği görülmektedir. İtirazın iptali kararının ibrazı ile borçlu hakkında takibe devam edilmesinde, alacağın tahsiline yönelik hesap, haciz ve takip işlemleri yapılmasında yasaya uymayan bir yön bulunmamaktadır. Ancak icra emri ile istenilen asıl alacak kalemi zaten ilamsız takipte gönderilen ödeme emrinde yazmakta olup, şikayetçi borçlu yönünden 200.000,00 TL asıl alacak yönünden bu takibin devamına karar verildiğinden esasında icra emri ile tekrar istenemez. İtirazın iptaline ilişkin kararla ilamsız takipte talep edilen meblağlar hüküm altına alınmış olmakla bu karara aykırı olarak ödeme emrindeki alacak kalemlerine itiraz mümkün olmadığı gibi şikayet üzerine icra mahkemesince yapılacak hesaplama ile bu asıl alacak kalemi miktarı değiştirilemeyeceğinden icra mahkemesince 200.000,00 TL asıl alacak kalemi yönünden 125.000,00 TL olacağı yönünde yapılan hesaplama ve düzeltme yok hükmünde olup, asıl alacak kaleminin 125.000,00 TL olarak düzeltilmesi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan, itirazın iptali kararında ilk defa hüküm altına alınan fer'i alacaklar (tazminat alacağı, yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti) yönünden borçluya icra emri çıkartılmasında bir isabetsizlik olmamakla birlikte, Dairemizce yapılan incelemeye göre icra mahkemesince bu kalemler yönünden yapılan hesaplamanın itirazın iptali ilamına uygun olmadığı görülmekte ise de temyize gelen alacaklı aleyhine bozma yapılamayacağından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. O halde ilk derece mahkemesince, yukarıda yazılı nedenlerle asıl alacak kalemi yönünden yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 28/12/2021 tarih ve 2021/646 E. - 2021/3646 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, İstanbul 14.İcra Hukuk Mahkemesinin 11/11/2020 tarih 2019/961 E. - 2020/1286 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.