4. Ceza Dairesi 2010/1190 E. , 2010/1633 K. "" Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289/1. maddesi uyarınca 3 ay hapis ve 90 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı madde son cümle gereğince 1/2 oranında indirilerek 1 ay 15 gün hapis ve 45 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 62. madde uyarınca 1/6 oranında indirilerek 1 ay 7 gün hapis ve 37 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un…
**4. Ceza Dairesi 2010/1190 E. , 2010/1633 K.** **"İçtihat Metni"** Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289/1. maddesi uyarınca 3 ay hapis ve 90 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı madde son cümle gereğince 1/2 oranında indirilerek 1 ay 15 gün hapis ve 45 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 62. madde uyarınca 1/6 oranında indirilerek 1 ay 7 gün hapis ve 37 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 50/1, 52/2-3 maddeleri gereğince kısa süreli hapis cezası ve adli para cezasının günlüğü 20 yeni Türk lirasından paraya çevrilerek 740 ve 740 yeni Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 27/11/2008 tarihli ve 2006/432 esas, 2008/771 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 14.12.2009 gün ve 70433 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2010 gün ve 296887 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, 1- Suç tarihi itibarıyla 15-18 yaş grubunda yer alan sanık hakkında hükmedilen cezalardan 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde, 2- 5237 sayılı Kanun’un 289/1. maddesinde hapis ile birlikte öngörülen adli para cezasının seçenekli olmadığı ve 5237 sayılı Kanun’un 52/1. maddesinde yer alan “Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, gün para cezasının asgari haddinin 5 gün adli para cezası olduğu, diğer yandan kararın gerekçe bölümünde asgari hadden uzaklaşıldığına ilişkin bir ibare bulunmadığı gibi, hüküm kısmında da cezanın teşdiden uygulandığına dair bir ifadeye yer verilmediği ve hapis cezasının da alt sınırdan uygulandığı dikkate alındığında, gün para cezasının da alt sınır olan 5 gün üzerinden hesaplanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” denilmektedir. Gereği görüşüldü; TCY’nın 52/1. maddesinde “Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.” hükmü öngörülmektedir.