11. Hukuk Dairesi 2023/1262 E. , 2023/4419 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/141 Esas, 2022/23 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalılar vekilleri ve fer'i müdahiller vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacı veki…
**11. Hukuk Dairesi 2023/1262 E. , 2023/4419 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/141 Esas, 2022/23 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalılar vekilleri ve fer'i müdahiller vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili, davalılar vekilleri ve fer'i müdahiller vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; M/V Liparit isimli geminin yükünü tahliye etmek üzere davacı şirkete ait 2 numaralı dökme yük tahliye dokuna yanaştığını, tahliye işleminin tamamlanmasının ardından 02.09.2005 tarihinde geminin limandan ayrılma manevrası sırasında 2 numaralı dökme yük tahliye dokunda bulunan davacı şirkete ait CB-4 ve CB-5 numaralı vinçlere çarptığını, çarpma sonucunda denize ve geminin üzerine düşen vinçlerin kullanılamaz derecede hasar gördüğünü, ayrıca 800 ton ağırlığındaki her bir vincin düşmesi sırasında liman taşıyıcı sisteminde ani yük değişimleri ve darbeler olması sebebiyle limanın kazık başlarında ve betonarme sisteminde hasarlar meydana geldiğini, betonarme üzerinde iki adet çukurun açıldığını, vinçlerin ayakları arasından geçen platformda bulunan bant sisteminin de tamamen ezildiğini ve parçalandığını, limanın diğer kısımlarında da darbe ve salınımlar nedeniyle hasarlar meydana geldiğini, davalı ... şirketlerinin müşterek sigorta şeklinde yangın sigorta poliçesi ile verilen teminatlar kapsamında oluşan zarardan sorumlu olduklarını, davalı ... şirketlerine sigorta tazminatının ödenmesi için başvurulmasına rağmen davalı ... vekili tarafından poliçe ile tespit edilen deniz taşıtlarının çarpması durumunda olay başına ve yıllık tazminat limitinin 500.000,00 USD ödenebileceğinin bildirildiğini, 500.000,00 USD'nin tahsil edildiğini, ancak davalı ... şirketlerinin dava konusu zararın tamamını tazminle yükümlü bulunduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,000,00 USD'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; 02.09.2005 tarihinde meydana gelen gemi çarpması olayı neticesinde davacının tesislerinde zarar meydana geldiğini, ekspertiz incelemeleri yaptırılarak davacı şirkete poliçe limiti çerçevesinde 24.10.2005 tarihinde 500.000,00 USD sigorta tazminatının ödendiğini, davacı şirketin beyan ettiği poliçede yazılı özel şartlar ve klozlar çerçevesinde belirtilen limitlerle sınırlandırılarak teminat altına alındığını, teminatın tamamını kapsamadığını, belirli bir miktarla sınırlandırıldığını, davacı şirketin poliçedeki bu maddeleri hatalı değerlendirdiğini, müvekkili davalı ... şirketinin poliçede yazılı olduğu gibi teminat kapsamında ödediğini, deniz taşıtları çarpması sonucunda olay başı ve yıllık toplam tazminat limitinin 500.000,00 USD olduğunu, istenen teminatın davacının kendi ihale şartnamesinde bulunduğunu, ancak poliçede yer almadığını, bu nedenle poliçe limiti ile sınırlı olarak davacı şirkete zarar tazmini yapıldığını, müvekkili şirketin ödeme yükümlülüğünün poliçede belirtilen miktarla sınırlı olduğunu, fazladan ödeme yapılmasının mümkün olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Fer’i müdahiller vekili, ...'e ait 2 numaralı cevher dokunda 02.09.2005 tarihinde meydana gelen kazaya ...'in fiil ve hareketlerinden sorumlu olduğu kılavuz kaptan ve römorkör kaptanları tarafından kullanılan deniz taşıtlarının neden olduğunu, poliçeye dahil edilen deniz taşıtları çarpması klozu sigortalının usul ve füruu ile sigortalının çalıştırdığı veya fiil ve hareketlerinden sorumlu bulunduğu kimseler tarafından kullanılan deniz taşıtlarının sebep olacağı zararları teminat kapsamı dışında bıraktığından, davacı ...'in mezkur kazadan doğan zararlarını yangın sigorta poliçesi kapsamında talep etmesinin mümkün olmadığını, ancak böyle bir husus kabul edilse dahi sigortacıların deniz taşıtları çarpması klozu kapsamındaki sorumluluğunun senelik olay başına 500.000,00 USD üst limit sınırı ile sınırlandırıldığını, ayrıca ...'in deniz taşıtı çarpması rizikosu kapsamında doğrudan olmayan dolaylı zararlarından enkaz kaldırma masraflarını talep etmesinin sigorta genel şartlarına ve poliçeye aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma ilamına göre yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen 05.04.2005 tarihli sigorta poliçesindeki ilk ateş tazminat limitinin 500.000,00 USD olarak belirlenmesinin poliçe hükümleri bir bütün olarak nazara alındığında gerçek hasar bedelinin ödenmesine engel olmayacağı ve söz konusu hükmün davacı sigortalı lehine konulan asıl teminatı ortadan kaldırmayacağı, liman tesislerinde meydana gelen kazadan dolayı davacının tüm zararı ile enkaz kaldırma masraflarının yeniden hesaplanması için alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmasına göre, meydana gelen kaza neticesinde enkazın kaldırılması için şirketin aktifinde yer alan 2 adet vincin tamamen kullanılamaz derecede hasara uğradığı, her iki vincin kaza tarihindeki rayiç değerlendirmesi sonucu zararın 7.979.726,16 USD olduğu, enkaz kaldırma bedelinin ise 1.750.000,00 USD olduğu, toplam enkaz kaldırma masrafının (vinçlerin enkaz kaldırma için kullanılırken hasarlandığı dikkate alınarak) 7.979.726,16 USD + 1.750.000,00 USD=9.729.726,16 USD olduğu, limanın 4 ay kullanılamaması nedeniyle oluşan navlun farkı ve demuraj giderlerinden kaynaklı olarak maliyetlerinde gerçekleşen 7.885.518,33 USD zararının oluştuğu, sigorta şirketince ödenen ilk ateş tazminatı bedeli olan 500.000,00 USD'nin mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar vekilleri ve fer'i müdahiller vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Yargıtay Kararı Dairenin 25.10.2022 tarihli ve 2022/4223 E., 2022/7402 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar vekilleri ve fer'i müdahiller vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri 1.Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; Amortisman indirimi yapılmasının kabul edilemeyeceğini, vinçlerin davacının katlandığı işgücü ve maliyet yükü sayesinde ucuza imal edildiğini, amortisman adı altında bir de %30 indirim yapılmasının davacının mağduriyetini daha da artırdığını, böyle bir indirimin hiçbir şekil ve surette kabul edilemeyeceğini belirterek kararın vinç imalat ve montaj giderleri bakımından düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ...Ş. vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine navlun ve demuraj giderlerine hükmedilmesinin taleple bağlılık ilkesine son derece aykırı olduğunu, navlun ve demuraj giderlerinin teminat kapsamında olmadığını, bilirkişi incelemelerinin dayanaksız olduğunu, gerçek zararın hesaplanmadığını, gerçekleşen riskin teminat dışında olduğunu, sorumluluğun 500.000,00 USD ile sınırlı olduğunu, davalı sigortacıların, poliçede taahhüt ettikleri ve teminat içine aldıkları şart ve kapsamında yükümlülüklerini gereğince yerine getirdiklerini, navlun ve demuraj giderlerinin teminat kapsamı dışında kaldığı hususunun davacı tarafça dosyaya sunulan hukuki mütalaa ile sabit olduğunu, poliçede, enkaz kaldırma masrafları ek bir teminat olup poliçe teminat kapsamında gerçekleşen ve limit içinde yer alan hasar kısmının belirli bir tutarına kadar verilmiş olmasına karşın, tarafların ve poliçenin açık hükmünün aksine, Mahkeme ve Yargıtay tarafından yok sayılarak eksik ve hatalı bir değerlendirme ve yorumla karar verildiğini, aynı zamanda müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen sigorta poliçesi ile birlikte enkaz kaldırma masrafları açısından enkaz kaldırma masraflarının, hasar tutarının %50’si ve herhalde azami 10.000.000,00 USD ile teminata ilave edildiğini, sınır getirildiğini, sınırın uygulanmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin faizi ile birlikte tenzili gerektiğini, döviz kurundaki artışın dikkate alınmadığını belirterek karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 3.Davalı ... vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; limanın kullanılamamasından doğan navlun farkı ve demuraj gideri gibi dolaylı zararların poliçe teminatına dahil olmadığını, müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen sigorta poliçesi teminatlarının incelenmesi ile birlikte navlun ve demuraj giderlerine ilişkin olmak üzere herhangi bir teminat bulunmadığının açıkça görüleceğini, davacının navlun farkı ve demuraj gideri yönünden talebi bulunmadığını, navlun farkı ve demuraj giderlerinin teminat kapsamı dışında kaldığı hususunun davacı tarafça dosyaya sunulan hukuki mütalaa ile sabit olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş olan poliçede her iki âkidi de bağlayıcı şekilde "ilk ateş teminatı" düzenlendiğini, işbu teminat limiti ödenerek tükendiğinden müvekkili şirketin başkaca ödeme yükümlülüğü kalmadığını, ihtilafta eksik sigortadan bahsetmenin mümkün olmadığını, dosyada mübrez bilirkişi raporlarında enkaz kaldırma tespiti yapılmadığını,, önceki bilirkişi raporlarındaki enkaz kaldırma maliyeti hesaplamalarının ortalamasının alındığını, ayrıca, vinç hasarlarına ilişkin de yeterli ve gerekli inceleme yapılmadan ortalama maliyetler üzerinden hesaplamalarda bulunulduğunu, bu kadar büyük meblağlı bir hasarda böyle bir yaklaşık tespitin yapılmasının kabul edilemeyeceğini, tanzim edilen bilirkişi raporlarında belirtilmiş olduğu üzere hasar ve dava konusu vinçlerin tamamen hurdaya ayrılmadıklarını, denizden çıkarılarak tamir olunduğunu ve vinçlerin yeniden inşasında kullanıldığının belirtildiğini, söz konusu belirlemelere karşılık enkaz kaldırma masraflarının kül halinde inceleme yapılarak ve tamamen ortalama bir değer kabul edilmek suretiyle yerine getirildiğini, hiçbir şekilde gerçek zararın hesaplanmadığını, bilirkişi raporunda enkaz kaldırma maliyeti olarak vinçlerin yeniden inşa maliyetinin de hesaplandığını, vinçlerin yeniden inşa masraflarının hiçbir şekilde sorumluluk kapsamında yer almadığını, davacı tarafça vinçler yeniden kullanım ve imal amacıyla kurtarılmış olup yalnızca işbu kurtarılma masraflarının enkaz kaldırma masrafını teşkil ettiğini, buna ek olacak hiçbir masrafın enkaz kaldırma işlemine dahil edilemeyeceğini, daha önce yapılan ödemenin mahsup edilmediğini, vinçlerin yeniden inşa masraflarının hiçbir şekilde sorumluluk kapsamında yer almadığını, Mahkeme kararının içeriğinden yazımına kadar usul ve esas olarak tümden hatalı olduğunu belirterek karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 4.Fer'i müdahiller vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; Davalılar vekillerinin karar düzeltme dilekçelerinde açıkladıkları sebeplerle ve özellikle hükme esas alınan raporun usule uygun olmadığını belirterek karar düzeltme isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili, davalılar vekilleri ve fer'i müdahiller vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili, davalılar vekilleri ve fer'i müdahiller vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, Aşağıda yazılı bakiye 206,80 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davalılardan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, Karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 12.07.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Bozma ilâmındaki muhalefet şerhi doğrultusunda karar düzeltme isteminin kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken onanması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyoruz