11. Hukuk Dairesi 2009/8537 E. , 2011/2100 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.10.2008 tarih ve 2008/776-2008/2302 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm b
**11. Hukuk Dairesi 2009/8537 E. , 2011/2100 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.10.2008 tarih ve 2008/776-2008/2302 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalıların yetkilileri oldukları Perle Mobilya A.Ş. tarafından yapılan inşaatta mermer işlerini yaptığını, karşılığında çek verildiğini, süresinde ibraz edilen çekin karşılıksız çıkması üzerine başlattıkları takibin şirketin batık olması ve adresinden taşınması nedeniyle sonuçsuz kaldığını, şirketi iyi yönetmeyen yöneticilerin borçlarından dolayı sorumlu olduklarını ileri sürerek, 3.800,00 TL' nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, çekin şirket tarafından keşide edilmesine rağmen davanın gerçek kişilere yöneltildiğini gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, dava dışı anonim şirketin yönetim kurulu üyeleri olan davalıların sorumluluğuna dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, dava dışı anonim şirketten alacaklı olduğunu, şirketçe keşide edilen çekin ödenmemesi nedeniyle takip başlattığını, davalıların kötü yönetimi nedeniyle alacağını şirketten tahsil edemediğini ileri sürerek açıkça TTK’nun 336/2. maddesine dayanmıştır. Ortaklar ve alacaklılar, yönetim kurulu üyelerinin kusurlu yönetimi nedeniyle doğrudan doğruya zarara uğramaları durumunda, yönetim kurulu üyeleri aleyhine, hükmedilecek tazminatın doğrudan kendilerine verilmesi şartıyla sorumluluk davası açabilirler. O halde, mahkemece, tarafların gösterecekleri kanıtlar toplanarak işin esasına girilmesi ve somut olayda TTK’nun 336. maddesi koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.