TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 09/11/2022 NUMARASI : 2021/523 Esas 2022/775 Karar DAVACI : VEKİLLERİ : 2- 3- VEKİLİ : DAVA : Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat DAVA TARİHİ : 09/09/2021 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1165 Esas 2026/397 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1165 KARAR NO : 2026/397 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 09/11/2022 NUMARASI : 2021/523 Esas 2022/775 Karar DAVACI : VEKİLLERİ : 2- 3- VEKİLİ : DAVA : Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat DAVA TARİHİ : 09/09/2021 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ticaret A.Ş.'nin 08/03/2019 tarihli olağanüstü Genel Kurul Toplantısında görev başına gelen ve bu güne kadar görev yapan Yönetim Kurulu Üyelerinin davalılar ..., ... ve ... olduğunu, bu davalıların yaptıkları işlemlerle şirketin zarar uğratıldığını, örneğin 21/06/2019 tarihinde ödendiği gösterilen 969.608,04 TL tutarlı vergi borcunun esasında bulunmadığını, buna rağmen böyle bir vergi borcu varmış gibi ödendi şeklinde gösterildiğini, (360) Ödenecek Vergi ve Fonlar hesabında böyle bir vergi borcu tahakkukunun olmadığını, bu kaydın 01/08/2019 tarihinde (689) Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar hesabına aktarılmak suretiyle kapatıldığını, ancak bu hesabın borç karakterli bir hesap olduğunu, alacaklı olarak çalışmadığını, banka varlığında ödendi olarak gösterilen fiktif vergi borcunun muhasebe kurallarına ve Kanunlara aykırı bir işlem olduğunu, ikinci olarak 12/12/2019 tarihinde Bankalar Hesabından 590.942,80 TL' nin doğrudan (689) Olağan Dışı Gider ve Zararlara aktarılarak, banka mevcudunun bu miktar kadar düşürüldüğünü, böylece banka varlığındaki bu azalmanın gerçek mahiyetinin gizlenmeye çalışıldığını, söz konusu kayıtta banka varlığının önce 1.110.884,60 TL azaltıldığını, bunun karşılığında 509.941,80 TL tekrar bankaya yatırılmış gibi gösterildiğini, söz konusu hileli kaydın dava dışı ... defterlerine 12/09/2019 tarihinde yapıldığını, burada bir muhasebe hilesi yapılarak şirketin zarara uğratıldığını, bu durumda hileli muhasebe kayıtları ile dava dışı ...'in banka varlığının (969.608,04 + 590.942,80 ) = 1.560.550,84 TL tutarında eksiltilerek şirketin bu miktarda zarara uğratıldığını, bu zararın sorumlularının davalı Yönetim Kurulu Üyeleri olduğunu bildirerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla dava dışı ...'e verilen 1.560.550,84 TL tutarlı zararın haksız flil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte Yönetim Kurulu üyeleri ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile dava dışı şirkete ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen iddiaların tümüyle asılsız olduğunu, müvekkili davalıların hileli ve fiktif işlem yapmadıklarını, müvekkillerinin dava dışı şirketin Yönetim Kurulundaki görevlerine 16/05/2019 tarihinde başlayabildiklerini, davalılar ile davacılar arasında muftelif davaların mevcut olduğunu, müvekkili ...'in şirketteki %61,8'e tekabül eden 3862,5 adet payına ilişkin mülkiyet ve temsil haklarını kullanmasının eski Yönetim Kurul Başkanı Dr. ... ve eski Yönetim Kurulu Üyesi ... ... tarafından haksız ve hukuksuz şekilde engellendiğini, sahip olduğu payların, müvekkili adına pay defterine kaydedilmediğini, bu konudaki çekişmenin giderilmesi amacıyla taraflarınca şirket tüzel kişiliği aleyhine dava açıldığını ve bu dava sonucunda Ankara 6. ATM.nin 11/04/2018 tarihinde 3.862 adet ... hissesinin müvekkili ...'e aidiyetine ve adına pay defterine işlenmesine kaydedilmesine karar verdiğini, o tarihte (11/04/2018) davacılar Dr. ... ve ... ...'nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Üyesi olduklarını ve bu kararın da adı geçenlere tebliğ edildiğini, anılan ilam incelendiğinde davanın nispi harca tabi olduğunun ve şirketin diğer yükümlülüklerine ilave olarak “Dava dosyasında peşin alınan harcın mahsubu ile kalan 791.476,16 TL harcın davalıdan (... A.Ş.) alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine'' karar verildiğinin görüleceğini, ancak davacıların bu ilamda hüküm altına alınmış olan söz konusu bakiye ilam harcını mahkeme kararının şirkete tebliğ edilmiş olmasına rağmen ilgili Vergi Dairesine ödemediklerini, bunun üzerine ilgili Mahkeme tarafından, bakiye ilam harcının tahsili amacıyla Veraset ve Harçlar Vergi Dairesine müzekkere yazıldığını, sonrasında ilgili Vergi Dairesince şirkete vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ edildiğini ve bu borcun şirketin vergi borcu olarak kayıtlara işlendiğini, tüm bu aşamalarda davacılardan eski Yönetim Kurulu Başkanı Dr. ... ve eski yönetim kurulu üyesi ... ...'nın şirkette yetkili olduklarını, daha doğrusu aslında yetki süreleri dolmuş olmasına rağmen şirket yetkilisi olarak Bankalarda ve Vergi Dairelerinde işlem yapabildiklerini, adı geçenlerin aynı süreçteki ... ...'nın o sırada muhasebeden sorumlu olduğunu, şirkete tebliğ edilen vergi ihbarnamesine rağmen anılan meblağın Vergi Dairesine ödenmediğini, üzerinden 1 yıl geçtikten sonra müvekkillerinin bu durumdan haberdar olduklarını, söz konusu tutarı, 791.476,16 ve yasal faizi 174.131,88 TL ile birlikte 965.608,04 TL olarak Vergi Dairesine ödediklerini, yine dava dilekçesi ekindeki YMM raporunda fiktif ve hileli olduğu iddia edilen ne olduğu ve ne olmadıkları tam anlaşılamamakla birlikte, söz konusu tutarların da büyük ölçüde Ankara 6. ATM'nin 2017/1726 E., 2018/243 K. ve 11/04/2018 tarihinde hüküm altına alınan diğer ödemeler olduğunu , bu tutarların da tümüyle ve usulüne uygun olarak ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava dışı şirketin pay sahipleri olan davacılar belirtilen dönemde yönetici olan davalıların bilirkişilerden alınan raporda belirtildiği gibi dava dışı şirketin banka hesabından 969.608,04 TL çektikleri, bu tutarın 966.128,47 TL'lik tutarını mahkemece hükmolunan harç olarak veraset ve harçlar vergi dairesine ödendiği, ikinci zarar kalemi olarak belirtilen ve banka hesaplarından çekilen 590.492,80 TL'lik tutarın ise 603.451,62 TL olarak yine Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/726 esas, 2018/243 karar nolu ilamına dayalı olarak Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11403 Esas sayılı dosyasına kapak borcu olarak belirlenen miktar olarak yatırıldığı , bu durumda da yukarıda belirtilen TTK'nun 553 ve 555.maddelerine dayalı olarak davalı yöneticilerin şirketi kötü yönetmelerinden dolayı zarara uğrattığı iddia olunamayacağından tüm dosya kapsamına göre davalı yöneticiler hakkında açılan sorumluluk davasının reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava kapsamında bilirkişi kök ve ek raporları hazırlanırken, yerinde inceleme yapılmadığını, yerinde inceleme yapıldıysa bile kendileri bu incelemeye davet edilmemiş olup dolayısıyla bilirkişi incelemesinin katılımı olmaksızın gerçekleştirildiğinden adil yargılanma haklarının zedelenmiş olması nedeniyle Bidayet Mahkemesi Kararı’nın kaldırılması gerektiğini, dava kapsamındaki iddiaları ve deliller uyarınca gerekli inceleme yapılmadığını, davanın aydınlatılmadığını, şirketin banka hesap hareketlerinin incelenmemiş olup dava kapsamında esaslı eksiklik oluştuğunu, Bidayet Mahkemesi kararı ile, icra dosyasına yapıldığı belirtilen ödemenin, gerçekten icra dosyasına yapılıp yapılmadığının belli olmadığını, ilgili icra dosyası celp edilmemiş olup dosyanın kapanıp kapanmadığının tespit edilmediğini, yargılamanın devamı süresince davalı tarafça anılan ödemelerin dayanağı olduğu ileri sürülen yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmış olduğunu, yargılama esnasında ortaya çıkan yeni bir gelişme olarak Bidayet Mahkemesi’ne bildirilmişse de yargılama kapsamında hiç dikkate alınmadığını, yargılama kapsamında davalı şirket defter ve kayıtlarının gerçeği yansıtmadığının bilirkişi heyetince tespit edilmiş olmasına rağmen salt davalı şirket defter ve kayıtlarına dayanılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, sözde dayanağı olan ödemelerde danışıklı dövüş bulunduğu iddiaları kapsamında inceleme yapılmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; yönetim kurulu üyeleri davalıların yaptıkları işlemlerle şirketin zarara uğratıldığı iddiasıyla açılan sorumluluk davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı tarafça davalıların kötü yönetimi nedeniyle ve dava dışı ...'in banka varlığının (969.608,04 + 590.942,80 ) = 1.560.550,84 TL tutarında eksiltilerek şirketin bu miktarda zarara zarara uğratıldığı ileri sürülerek zararın davalılardan tahsili ile dava dışı şirkete ödenmesi talep edilmiştir. Yargılama aşamasında dava dışı şirkete ait kayıtlar ve belgeler de yerinde incelenerek tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle ; davacının beyan ettiği ilk zarar kalemi olarak, Vergi Dairesinin, Ankara 6. ATM'nin 2017/726 E. sayılı dosyası ile ilgili olarak 25/06/2018 tarihinde faiz hariç 791.476,16 TL karar ve ilam harcı tahakkuk ettirdiği (Vergi Dairesinin 14/06/2019 tarihli belgesi) yine aynı Vergi Dairesinin 2019/Haziran tarihli belgesinden yukarıdaki ana para için 170.436,45 TL gecikme faizi tahakkuk ettirdiği, her iki ödemenin toplamının (791.476,16 +170.436,45 ) 961.912,61 TL olduğu, ... A.Ş.nin bu meblağın 883.000,00 TL'lik kısmını Akbank Yenişehir Şubesi kanalıyla, 82.608,04 TL'yi de Yapı Kredi Bankası kanalıyla veraset ve Harçlar Vergi Dairesine gönderdiği ve Vergi Dairesine yapılan ödemelerin toplam 965.608,04 TL olduğu, yine ikinci zarar kalemi olarak belirtilen 590.42,80 TL'nin ise, dava dışı “... A.Ş.” tarafından, Akbank Yenişehir Şubesi vasıtasıyla Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11403 E, sayılı dosya ile ilgili olarak ödenen kapak borcuna karşılık 12/09/2019 tarihinde Av. ...'ya ödenmiş olduğu hususları tespit edilmiştir. Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11403 E sayılı takip dosyası incelendiğinde; iş bu takip dosyasında alacaklı sıfatıyla dosyamız davalısı ... tarafından, ... A.Ş aleyhine , Ankara 6 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2018 tarih, 2017/726 E, 2018/243 K sayılı ilamına dayanılarak , 219.700,00 TL vekalet ücreti, 6.189,00 TL yargılama gideri , 263.944,74 TL peşin harç, 60.004,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 549.838,37 TL 'nin tahsili amacıyla ilamlı takip yapıldığı, 03/09/2019 tarihli kapak hesabı uyarınca toplam borcun 603.451,62 TL olarak hesaplandığı görülmüştür. Ankara 6 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2018 tarih, 2017/726 E, 2018/243 K sayılı ilamı incelendiğinde; davacıları ... ... ve ..., davalısı ... A.Ş olan davada, davalı ... A.Ş.'nin sermayesinin %61,8'ine tekabül eden 3862,5 adet hissenin davacı ...'e aidiyetinin tespitiyle adına şirket pay defterine tescil edilmesine, davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili yönetimin tüm iş ve işlemlerinin mahkemece resen tayin edilecek kayyım heyeti onayıyla gerçekleştirilmesine, Kayyım heyetinin Prof. Dr. ... ... ve Mali Müşavir ... ... ... teşekkül ettirilmesine, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.055.389,50 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin alınan harcın mahsubu ile kalan 791.476,16 TL harcın davalıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine, davacı tarafından yapılan 263.944,74 TL harç giderinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, davacı tarafça yapılan 0,60 TL dosya masrafı, 189,00 TL tebligat ve posta gideri, kayyım ücreti 6.000,00 TL olmak üzere toplam 6189,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir edilen 219.700,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verildiği, İlgili kararın davalı şirket vekili ve feri müdahil vekili tarafından istinafı üzerine Dairemizin 06/04/2022 tarih, 2021/1069 E, 2022/412 K sayılı ilamı ile ''...Yine, davalı şirket yönetim kurulunun istinaf aşamasında aldığı 03/09/2019 tarih ve 3 no'lu kararıyla davacı ... ... adına kayıtlı dava konusu 1.545 adet hissenin davacı ... adına devir ve tescili hususunun pay defterine kaydedildiği, böylelikle eldeki davanın konusunu oluşturan 3.862,5 adet hissenin davacı ... adına davalı şirketin pay defterine kaydedildiği, böylelikle davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır...'' gerekçesi ile davalı şirket vekilinin istinafının kabulü ile , Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2018 tarih ve 2017/726 Esas 2018/243 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, Dairemiz kararının davacı ... vekili ve feri müdahil vekili tarafından temyizi üzerine de , Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 19/02/2024 tarih, 2022/4859 E, 2024/1230 K sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nun 553. maddesinde; kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticiler ve tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olacakları, kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişilerin, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmayacakları, hiç kimsenin kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamayacığını, bu sorumlu olmama durumunun gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamayacağı, TTK'nun 555/(1). maddesinde; şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebileceği, pay sahiplerinin tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri düzenlenmiştir. Davacı tarafça davalının kötü yönetimi nedeniyle şirketin zarara uğratıldığı ileri sürülerek zararın davalıdan tahsili ile dava dışı şirkete ödenmesi talep edilmiştir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda , davacı tarafın zarar olduğunu iddia ettiği ödemelerin , Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2018 tarih ve 2017/726 Esas 2018/243 Karar sayılı kararı uyarınca ... A.Ş aleyhine hükmedilen ve Vergi Dairesi'ne harç tahsil emri düzenlenmesi nedeniyle yapılan ödeme ile aynı ilamın yargılama gideri vekalet ücreti/ilama dayalı takip nedeniyle yapılan ödemeler olduğu tespit edilmiştir. Kanunda aksi öngörülmedikçe kural olarak herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. HMK'nın 190. maddesi gereği "ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Hal böyle olunca, davacı tarafça ilk zarar kalemi olarak bildirilen 966.128,47 TL'lik tutarın mahkemece hükmolunan harç olarak veraset ve harçlar vergi dairesine ödendiği, ikinci zarar kalemi olarak belirtilen ve banka hesaplarından çekilen 590.492,80 TL'lik tutarın ise 603.451,62 TL olarak yine Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/726 E, 2018/243 K sayılı ilamına dayalı olarak Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11403 E sayılı dosyasında kapak borcu olarak belirlenen miktar olarak yatırıldığı , bu durumda bu aşamada ilama dayalı ödemeler nedeniyle TTK'nun 553 ve 555.maddelerine dayalı olarak davalı yöneticilerin şirketi kötü yönetmelerinden dolayı zarara uğrattığının iddia olunamayacağı, Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11403 E sayılı dosyasının dayanağı ilamın ortadan kalkması halinde, Tub,in A.Ş yetkililerince İİK 36 madde uyarınca işlem yapılarak , fazla tahsil edilen meblağın şirket hesabına aktarılabileceği, ancak İİK 36 madde şirket tarafından işlem tesis edilmez ise şirket zararının gündeme gelebileceği, eldeki dava tarihi olan 09/09/2021 tarihinde henüz ilgili ilamın kaldırılmasına ilişkin Dairemiz kararı kesinleşmeyip İİK 36 madde uygulama olanağının dava tarihi itibariyle bulunmadığı ve eldeki dava tarihi itibariyle oluşmuş bir zarar olmadığı anlaşılmakla , mahkemece davacının tazminat talebinin reddine karar vermesi de usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılardan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/04/2026 Başkan- ... Üye - ... Üye -... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...