T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/7 Esas KARAR NO : 2026/65 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 19. Asliye ... Mahkemesi ESAS NO: 2024/727 Esas (Derdest Dava Dosyası) ARA KARAR TARİHİ: 14/11/2025 DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna ba…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/7 Esas KARAR NO : 2026/65 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 19. Asliye ... Mahkemesi ESAS NO: 2024/727 Esas (Derdest Dava Dosyası) ARA KARAR TARİHİ: 14/11/2025 DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili 02/07/2025 tarihli ihtiyati tedbire ilişkin beyan dilekçesinde özetle; daha evvel ihtiyati tedbir taleplerinde bulunulmuş olup bu taleplerinin 3 defa reddedildiğini, red kararları aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulduğu halde bu kararların onandığını, buna karşılık BAM’ın onama kararlarının hiçbirinde taleplerinin haksız, eksik veya yanlış olduğuna dair herhangi bir ibare olmadığını, bilakis, BAM kararlarının gerekçelerinde taleplerini destekleyici tespitlerin yer aldığını, ancak kararların sonunda “bu aşamada yaklaşık ispat gerçekleşmediğinden” denilerek taleplerinin reddedildiğini, 02.07.2025 tarihinde Uyap’a yüklenen ve böylelikle temin ettikleri Bilirkişi Raporunun haklılığı bir kez daha ispatlamış olduğunu belirtmek istediklerini, bu aşamada “yaklaşık ispat” koşulunun gerçekleşmiş olduğunun kabulünün gerektiğini, ihtiyati tedbir yargılamasında dahi bilirkişi raporundaki tespitlerin “yaklaşık ispat” için yeterli görülmekte olduğundan, daha önceki dilekçelerinde defalarca ve detaylı şekilde açıklandığı üzere, davalı şirketin malvarlığının ve müvekkillerinin haklarının korunması için ihtiyati tedbir kararı ile davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atanmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 19/09/2025 tarih ve 2024/727 Esas sayılı ara kararında;"....Somut olayda; anonim şirketin haklı nedenle feshi ve feshe ilişkin alternatif çözümler konulu derdest davada talep, davalı şirketin malvarlığının korunması için davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atanmasına ilişkindir. Dosyamızda alınan 02.07.2025 tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre, " davalı şirkete ... ... AŞ'den taşınmaz alımları, davalı şirketten ödenen yüksek miktarlı ve mahiyeti şüpheli garanti komisyonları ve hizmet bedelleri, davalı şirketin yöneticilerine ve özellikle YK başkanına ödenen ve diğer mahkemeler tarafından da emsaline göre yüksek hatta fahiş bulunan ciro üzerinden ödenen prim ve ücretler ile bunlara yönelik alınan genel kurul kararları, esas sözleşme değişiklikleri vs. Diğer dava dosyalarında alınan bilirkişi raporları, verilen ilk derece ve BAM kararları ile kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı bulunduğundan, davalı ... AŞ'de çoğunluk gücününün sistematik şekilde kötüye kullanıldığı, küçük pay sahiplerinin kar payı, tasfiye payı, bilgi alma ve inceleme hakları gibi bireysel ve azınlık haklarının sistematik şekilde ihlal edildiği, mali inceleme sonuçlarına göre şirketin 2017 yılından sonra kötü yönetildiği ve mali durumunun giderek bozulduğu hatta borca batık hale geldiği, tüm bu sebeplerle davacı pay sahipleriyle çoğunluk pay sahipleri arasındaki ilişkilerin kalıcı olarak bozulduğu ve bu çekişmelerin şirketin işleyişini de olumusuz etkilediği, bu koşullar altında davacılar için şirket ortaklığının çekilmez hale geldiği ve çoğunluk pay sahipleriyle birlikte şirket ortaklığını sürdürmelerinin artık davacılardan beklenmeyeceği, tüm bu sebeplerle gerek şirketin feshi gerekse alternatif çözüm olarak, ayrılma akçeleri ödenerek davacıların şirketten çıkarılması için haklı sebeplerin bulunduğu yönünde kanaat oluştuğu, mahkemece fesih veya fesih yerine davacıların şirketten çıkarılması yönünde olursa, TTK.m.531 gereğince davacı pay sahiplerine, “paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerleri” üzerinden ayrılma akçesinin hesaplanması gerektiği" yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Bilirkişi raporuna davalı tarafça itirazda bulunulduğu görülmüş ise de; mahkememiz heyetinde oluşan kanaate göre bilirkişi raporu yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde değerlendirmeye alınmıştır.Yargılama sırasında sunulan İstanbul 13. Asliye ... Mahkemesi' nin 2021/401 esas sayılı dosyasında davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce alınan 02.07.2025 tarihli bilirkişi raporu içeriği, İstanbul 13. Asliye ... Mahkemesi'nin 2021/401 esas sayılı dosyasında davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna karar verilmesi, davacıların şirkette %46,95 oranında yüksek paya sahip oluşları, davalı şirketin malvarlığına dahil taşınmazlar ve araçların, hem fesih kararı verilmesi hem de çıkarma kararı verilmesi ihtimallerinde, davacıların tasfiye payının veya çıkma payının değerine esas alınacak unsurlardan olup, uyuşmazlığın konusunu teşkil etmeleri ile davacıların korunması gereken hukuki menfaatleri göz önüne alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesiyle, "1-Davacılar vekilinin talebinin kısmen kabulü, kısmen reddi ile; A) Yönetim kurulu üyelerinin şirketi temsil ve ilzam yetkilerinin devamına, B) Davalı şirkete MM ... , MM ... ve bilirkişi ...' nın denetim kayyımı olarak atanmalarına, denetim kayyımlarına aylık 20.000' er TL ücret takdirine, kayyım ücretinin ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere davacılar tarafından mahkeme veznesine yatırılmasına, 6 aylık toplam kayyım ücreti toplam 360.000 TL davacılar tarafından mahkeme veznesine yatırıldığında kayyımlara görevinin tevdiine, bu kapsamda şirket gayrimenkul, tesis makina, cihaz, tesis, taşıt ve demirbaşların devri başta olmak üzere şirketle ilgili aktif ve pasif tasarruflar, şirketle ilgili borç ödemesi gibi şirketin mali durumunu ve şirket ortaklarının menfaatini etkileyecek işlemlerin ve borçlandırıcı işlemlerin denetim kayyımının denetim onayına tabi tutulmasına, (emsal İstanbul BAM 14 HD' nin 27.12.2024 tarih, 2024/1834 esas, 2024/2009 karar sayılı kararı)...." karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından itiraz yasa yoluna başvurulmuştur. İhtiyati tedbir kararına karşı davalı vekilleri itiraz dilekçesinde özetle; müvekkilleri şirketin Türkiye'nin sayılı ve Türkiye'nin önde gelen otomobil (... gibi) ve beyaz eşya şirketleri (... gibi) için üretim yapan, bu şirketlerin ana tedarikçisi olan üretimde yaşanılacak bir aksamada topyekün bu sektörlerde de sorun yaşanmasına neden olunacak bir ... içerisinde olduğunu, aynı zamanda bağımsız denetim şirketleri tarafından her yıl mali ve vergi denetimi yapılan, itibarlı rating şirketleri tarafından derecelendirilen ve derecesi pozitif olan, yıllık 7 milyar Türk Lirasını bulan cirosu,1200'ün üzerinde çalışanı ile dev bir işletme olduğunu, bu işletmenin aylık olağan ticaretinden kaynaklı mutad ödemeleri ve yine sadece aylık 2000 civarı faturalaşması söz konusu olduğunu, durumun yönetim kayyımlığına evrildiğini ve şirketin çalışamaz hale geldiğini, şirketin iş hacmi ve büyüklüğü, tedarikçilerinin ve müşterilerinin çokluğu nedeniyle yıllardır süregelen bir çalışma prensibi bulunduğunu ve ödemelerin günlük olarak yapılmakta ve takip edilmekte olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin geçmişten gelen şirketin akdettiği sözleşmeler uyarınca veya mal veya hizmet alımından kaynaklı şirketin olağan ödemeleri olduğu gibi tüm ödemelerin hukuki alt yapısı olan gerçek ödemeler olduğunu, mahkemenin gayri faal bir şirket hakkında verilen kararı emsal aldığı ara kararı ile aktif ticari faaliyeti devam etmekte olan müvekkili şirket için kapsamı ve sınırları belirli olmayan çok geniş ifadeler içerdiğini, şirkete kayyım atanması ile başlayan olumsuz sürecin, şirkete kayyım atandığının ... sicilde yayımlanması ile bilikte telafisi imkansız zararlara yol açtığını, kayyım kararı kaldırılmadığı müddetçe de bu olumsuzlukların artarak devam edeceğini, şirkete kayyım atanması ile birlikte şirketin geleceği ile ilgili endişeler hasıl olduğunu ve tüm bankalara açıklama yapılmak zorunda kalındığını, bankalar tarafından ortaya çıkan bu durum neticesinde krediye ulaşmanın mümkün olup olamayacağının bilinemediğini, müvekkili şirketin müşteri portföyünün dünyanın sayılı otomobil ve beyaz eşya üreticilerinden oluştuğunu, bu firmaların şirketlerin uluslararası kredilendirme notunu dikkate alarak müvekkili şirket ile çalışıp çalışmama kararı verdiklerini, kayyum kararıyla rating notunda düşme olacağını, kayyım kararının şirketin itibarına olumsuz etki ettiğini, kararın piyasada yanlış anlaşıldığını, yönetim kayyımı atandığı sanıldığını, her bir bankaya, müşteriye, tedarikçiye ayrı ayrı açıklama yapılmak zorunda kalındığını, bunun benzeri olayların gün içerisinde defalarca yaşandığını, eğer yönetim kurulu şirkete bir zarar verirse bunun yolunun sorumluluk davası olabilecekken verilen tedbirin amacının aştığını, şirketin ve ortakların menfaatine olmayan kayyım kararının kaldırılmasının elzem olduğunu, 02.07.2025 tarihli Bilirkişi Raporunun fahiş hatalı yanlış olduğunu ve bu rapora dayanarak mahkemenin yaklaşık ispat koşulun yerine geldiğine karar veremeyeceğini, davacı tarafça dayanılan maddi vakaların TTK md.531 anlamında haklı sebep teşkil etmeyeceğini, kayyım atanması kararının yerinde olmadığını, mahkemece dayanılan Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nin kararının ilgisiz olduğunu, görev ve yetki sınırları son derece geniş olan, şirket itibarına ve devamlılığına zarar veren, telafisi imkansız zararlar doğuran ve doğuracağı aşikar olan denetim ve onay kayyımın kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise kayyımların onay yetkisinin ve şirketin rutin faaliyetleri üzerindeki denetim ve onay yetkisinin kaldırılarak sadece şirket taşınmaz ve demirbaşları üzerinde sınırlı olarak denetime devam etmesine, mahkemenin şirkete kayyım atanmasının tüm olumsuz sonuçlarını görmesine rağmen hala kayyım ile devam etme noktasında ise onay kayyımlığının kaldırılarak sadece denetim kayyımlığına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 14/11/2025 tarih ve 2024/727 Esas sayılı ara kararında;"...Mahkememizce icra edilen mürafaa duruşmasında taraf vekillerinin itiraz ve beyanları sözlü olarak da dinlenilmiştir.Mahkememizce icra edilen 23.10.2025 tarihli mürafaa duruşması ara kararında ... Hukuku'nda asıl olan ilkelerin şirketin sürekliliği, devamı ve karı olduğu gözetildiğinde davalı vekiline şirketin rutin işlemlerini kalem kalem açıklamak, rutin işlemlerine ilişkin 1 aylık fatura ve banka ödeme dekontlarını sunmak üzere 1 haftalık süre verilmesine dair karar verilmiştir.Davalı vekilince 27/10/2025 tarihli beyan dilekçesi sunulduğu, 27/10/2025 tarihli başka bir dilekçe ile ekinde 6 klasör ve 1 flash bellek ile koli halinde bir kısım belgelerin sunulduğu, bu belgelerin faturalar, banka ödeme dekontlarının üçüncü şahıslar ve diğer şirketlere ilişkin ayrıntılı bilgileri içerdiği aynı zamanda müvekkili şirketin rekabet bilgileri ve ticari sır niteliğindeki verilerini de barındırdığından söz konusu belgelerin taramadan geçirilmeden dosya kapsamında mahkeme heyetinin incelemesine sunulmak üzere mahkeme kalemine koli halinde teslim edildiği beyan edilmiştir. Mahkemeye koli halinde sunulan 6 klasör ve 1 flash bellek mahkememiz heyetince müzakere edilerek incelenmiştir. Kayyım heyetince 30/10/2025 tarihli ve 04/11/2025 tarihli beyan dilekçeleri sunulmuştur. Davalı vekilince 03/11/2025 tarihli 3 ayrı beyan dilekçesi sunulduğu, bankalar, müşteriler ve tüm paydaşlar nezdinde olumsuz sonuçlar doğurduğu izahtan vareste olan denetim ve onay kayyımlığına ilişkin olarak başı sonu belli olmayan yetkilerle donatılmış kayyım atama kararının kaldırılmasına karar verilmesi, yasal, zorunluluk içeren, bir emeğin ve/veya bir hizmetin karşılığı olan, hukuki bir nedene dayalı olan hak edilmiş ödemelere onay verilmemesi halinde müvekkili şirketin zarara uğrayacağından bu müvekkili şirketin menfaatine olmadığından bu ödemelerin yapılmaması halinde yeni sorunların kaçınılmaz olacağından bu ödemelere onay verilmesi yönünde talepte bulundukları anlaşılmıştır. Somut olayda; anonim şirketin haklı nedenle feshi ve feshe ilişkin alternatif çözümler konulu derdest davada talep, davalı şirketin malvarlığının korunması için davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atanmasına ilişkindir. 4721 Sayılı TMK'nın 427/1-4 maddesi uyarınca bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa yönetim kayyımı atanacağı hüküm altına alınmıştır. Mahkememizce anılan kanun hükmü de göz önüne alınarak şirketin görevde bulunan yönetimi bulunduğu anlaşılmakla Yönetim kurulu üyelerinin şirketi temsil ve ilzam yetkilerinin devamına dair verilen ara kararımızda hukuka ve somut olay gerekliliklerine aykırı bir yön görülmemiştir.Yine mahkememizce alınan 02.07.2025 tarihli bilirkişi raporu içeriği, İstanbul 13. Asliye ... Mahkemesi' nin 2021/401 esas sayılı dosyasında davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna karar verilmesi, davacıların şirkette %46,95 oranında yüksek paya sahip oluşları, davalı şirketin malvarlığına dahil taşınmazlar ve araçların, hem fesih kararı verilmesi hem de çıkarma kararı verilmesi ihtimallerinde, davacıların tasfiye payının veya çıkma payının değerine esas alınacak unsurlardan olup, uyuşmazlığın konusunu teşkil etmeleri ile davacıların korunması gereken hukuki menfaatleri göz önüne alınarak gereken tedbirlerin alınması yönündeki görüş ve kanaatinde de aynı gerekçelerle bir değişiklik olmamıştır. Mürafaa duruşmasından sonra davalı vekili tarafından mahkememiz kalemine teslim edilen 6 klasör halindeki faturalar, şirket işleyişini tanıyabilmek adına mahkememiz heyetince incelenmiştir. Yapılan incelemede şirketin 3-4 günlük çalışmasında dahi Makina, metal, elektronik, termoteknik, hırdavat, hidrolik, madencilik, endüstriyel ürün, elektrikli alet teknoloji ürünü, kimya, bilgi teknolojisi, lojistik, bilgisayar sistemi, elektrik, metal kalıp, demir ve izolasyon, iş güvenliği, iş ekipmanları, iş makinesi, sınai ve tıbbi gazlar ile endüstrisi, hidroser hidrolik pnömatik ekipmanlar, cıvata, el lambası, zımpara taşı, hırdavat, ofis kırtasiye, döküm malzemeleri, hassas takımlar, döküm sanayi, bilişim, makina takım mukavva ve matbaacılık, metal makina, kesici takımlar, petrol kompanvatör ve endüstriyel sızdırmazlık ürünleri, metalurji sanayi, endüstriyel yağlar ve kimya endüstri, fabrika malzemeleri, hidrolik ve oto sanayi, kağıt sanayi, endüstriyel teknoloji, metal inşaat, inşaat kerestecilik, kırtasiye, kesici takımlar, teknik hırdavat hidrolik sanayi, elektronik otomasyon, saç profil, rulman, yatak, flanş, endüstri ürünleri, döküm malzemeleri madencilik sanayi, kimya madencilik, ... gaz ve elemanları, döküm sanayi, otomasyon ürünleri metal sanayi, makina ısıl işlem motor tamir hizmeti, gemi lastik kauçuk mühendislik, özel boya, otomotiv, metal sanayi, kimyevi maddeler, kırtasiye malzemeleri, klima imalatı, endüstriyel teknik mühendislik, elektrik hırdavat, döküm malzemeleri, otomotiv yan sanayii, madeni yağı, demir çelik, metal mamülleri, mukavva ve matbaacılık, aydınlatma, güç aktarma sistemleri, taşıma ve nakliye, hurda geri dönüşüm, rulman kompansatör ve endüstriyel sızdırmazlık ürünleri,endüstriyel makine ve kimya büro gereçleri, ölçüm sistemleri, filtre sanayi, pnömatik hidrolik ve oto sanayi, endüstriyel ambalaj, endüstriyel teknoloji, döküm, makina kalıp ve yedek parça, makine sanayi, lojistik ve taşıma endüstriyel çözümler, iş güvenliği ve ekipmanları, gıda, endüstriyel madencilik, elektrik hırdavat, döküm malzemeleri, metal demir çelik geri dönüşüm, rulman sanayi, sınai kumu, teknik rulman, kesici takımlar, teknik danışmanlık, teknik mühendislik, mineral ve madencilik, çelik sanayi endüstri ürünleri, makine tekstil, asansör sanayi, sınai ve tıbbi gazlar, refrakter malzemeleri, boru hurdası kırtasiye, metal geri dönüşüm, hassas takımlar, maden ve makina sanayi, otomotiv yan sanayi, makina takım endüstrisi, makina kalıp sanayi, metal demir çelik geri dönüşüm, gıda ve su, saç metal demir, çimento sanayi, endüstriyel çözümler ve mühendislik uygulama, saç profil, aşındırıcı taşlar, endüstriyel madencilik akaryakıt, konvetör bant ve kayış, metalurji malzeme, endüstri tozları, demir izolasyon, çelik halat, endüstriyel teknik mühendislik, endüstriyel gaz tüp, otomasyon çelik sanayi, metal sanayi, döküm malzemeleri, hidrolik ve makine teknik, demir hırdavat.. gibi muhteviyatlarda bir çok fatura düzenlediği görülmüştür. ... Hukuku'nda asıl olan ilkelerin şirketin sürekliliği, devamı ve karı olduğu gözetilerek davalı vekillerinin aşamalarda sunduğu dilekçeler, şirketin faaliyet konusu ve devamlılığı açısından davalı tarafın itirazlarının kısmen kabulüne- kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulü kısmen reddi ile; şirketin işleyişinin devamı açısından hammadde alımı ve günlük ihtiyaçların karşılanması adına; Makina, metal, elektronik, termoteknik, hırdavat, hidrolik, madencilik, endüstriyel ürün, elektrikli alet teknoloji ürünü, kimya, bilgi teknolojisi, lojistik, bilgisayar sistemi, elektrik, metal kalıp, demir ve izolasyon, iş güvenliği, iş ekipmanları, iş makinesi, sınai ve tıbbi gazlar ile endüstrisi, hidroser hidrolik pnömatik ekipmanlar, cıvata, el lambası, zımpara taşı, hırdavat, ofis kırtasiye, döküm malzemeleri, hassas takımlar, döküm sanayi, bilişim, makina takım mukavva ve matbaacılık, metal makina, kesici takımlar, petrol kompanvatör ve endüstriyel sızdırmazlık ürünleri, metalurji sanayi, endüstriyel yağlar ve kimya endüstri, fabrika malzemeleri, hidrolik ve oto sanayi, kağıt sanayi, endüstriyel teknoloji, metal inşaat, inşaat kerestecilik, kırtasiye, kesici takımlar, teknik hırdavat hidrolik sanayi, elektronik otomasyon, saç profil, rulman, yatak, flanş, endüstri ürünleri, döküm malzemeleri madencilik sanayi, kimya madencilik, ... gaz ve elemanları, döküm sanayi, otomasyon ürünleri metal sanayi, makina ısıl işlem motor tamir hizmeti, gemi lastik kauçuk mühendislik, özel boya, otomotiv, metal sanayi, kimyevi maddeler, kırtasiye malzemeleri, klima imalatı, endüstriyel teknik mühendislik, elektrik hırdavat, döküm malzemeleri, otomotiv yan sanayii, madeni yağı, demir çelik, metal mamülleri, mukavva ve matbaacılık, aydınlatma, güç aktarma sistemleri, taşıma ve nakliye, hurda geri dönüşüm, rulman kompansatör ve endüstriyel sızdırmazlık ürünleri,endüstriyel makine ve kimya büro gereçleri, ölçüm sistemleri, filtre sanayi, pnömatik hidrolik ve oto sanayi, endüstriyel ambalaj, endüstriyel teknoloji, döküm, makina kalıp ve yedek parça, makine sanayi, lojistik ve taşıma endüstriyel çözümler, iş güvenliği ve ekipmanları, gıda, endüstriyel madencilik, elektrik hırdavat, döküm malzemeleri, metal demir çelik geri dönüşüm, rulman sanayi, sınai kumu, teknik rulman, kesici takımlar, teknik danışmanlık, teknik mühendislik, mineral ve madencilik, çelik sanayi endüstri ürünleri, makine tekstil, asansör sanayi, sınai ve tıbbi gazlar, refrakter malzemeleri, boru hurdası kırtasiye, metal geri dönüşüm, hassas takımlar, maden ve makina sanayi, otomotiv yan sanayi, makina takım endüstrisi, makina kalıp sanayi, metal demir çelik geri dönüşüm, gıda ve su, saç metal demir, çimento sanayi, endüstriyel çözümler ve mühendislik uygulama, saç profil, aşındırıcı taşlar, endüstriyel madencilik akaryakıt, konvetör bant ve kayış, metalurji malzeme, endüstri tozları, demir izolasyon, çelik halat, endüstriyel teknik mühendislik, endüstriyel gaz tüp, otomasyon çelik sanayi, metal sanayi, döküm malzemeleri, hidrolik ve makine teknik, demir hırdavat.. gibi muhteviyatlarda emsal sunulan faturaların ağırlığı göz önüne alınarak 800.000 TL'ye kadar harcama ve aktif pasif tasarruf yetkisi verilmesine, bu miktarın üzerindeki harcamaların denetim kayyum heyetinin onayına tabi tutulmasına, 2- ... Şirketler Topluluğu (... ... ... AŞ, ... ..., ... ... AŞ, ... ... AŞ) ile yapılan tüm hukuki işlemler açısından kayyum heyetinin denetim ve onay yetkisinin aynen devamına,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların tedbir taleplerinin ağır ve ölçüsüz olduğunu, tedbir taleplerinin dava önce Mahkemece üç kez reddedildiğini ve kararların BAM kararı ile onandığını, buna rağmen dosyada halen yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmeden denetim ve onay kayyımı atanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kayyım yetkisinin sınırlanmadığını ve bu nedenle yönetim kayyımı gibi yetkilere sahip olduklarını, şirkette organ boşluğu bulunmadığını, kayyım tayinin yönetim kayyımı gibi algılandığını ve şirketin itibarına zarar verdiğini, şirketin işleyiş düzenine engel olduğunu, sorumluluk dosyasında verilen karar ile itiraza uğrayan bilirkişi raporu dikkate alınarak yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğinin kabulünün hatalı olduğunu, Mahkemece emsal alınan ilamın somut uyuşmazlığa uymadığı, hükümle aynı sonuca ulaşacak şekilde tedbir kararı verilerek, nihai hüküm etkisi yaratıldığını, gerekçeli karar ile hüküm fıkrasının çelişkili olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, TTK'nın 531 maddesine dayalı olarak davalı şirketin haklı sebeple feshine karar verilmesi talepli davada, Mahkemece 19/09/2025 tarihli ara karar ile davacıların ihtiyati tedbir talebinin kabul edilerek tedbiren davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atanmasına karar verildiği, bu karara davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece verilen 14/11/2025 tarihli denetim ve onay kayyımına 800.000 TL'ye kadar harcama ve aktif pasif tasarruf yetkisi verilmesine, bu miktarın üzerindeki harcamaların denetim kayyum heyetinin onayına tabi tutulmasına, ... Şirketler Topluluğu (... ... ... AŞ, ... AŞ, ... AŞ) ile yapılan tüm hukuki işlemler açısından kayyum heyetinin denetim ve onay yetkisinin aynen devamına dair karar verildiği ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunularak 19/09/2025 tarihli ve 14/11/2025 tarihli denetim ve onay kayyımı atanmasına dair kararların kaldırılması istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta davacılar vekili, davalı şirket yönetim kurulu üyesinin şirketi keyfi ve kötü olarak yönettiğini, diğer ortakları dışladığı, şirket mevcudunu kendisinin hakim ortağı olduğu şirketlere çeşitli adlar adı altında aktardığını, taraflar arasında yargıya intikal eden pek çok davanın olduğunu, şirketin zarar ettiğini, azlık haklarının ihlal edildiğini ve ortak olma iradesinin ortadan kalktığını haklı sebep olarak ileri sürmek suretiyle şirketin haklı sebeple feshi veya uygun görülecek diğer bir çözüme karar verilmesi talepli davada, davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ettiği, Mahkemece daha önce 27/12/2024, 08/01/2025 ve 21/04/2025 tarihli ara kararları ile ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verildiği, kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemiz kararları ile ara karar tarihleri itibariyle yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği gerekesiyle istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. Mahkemece de gerekçesinde ayrıntılı olarak belirtildiği üzere yargılamanın devamı sırasında 07/02/2025 tarihinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davacıların iddialarını yaklaşık olarak ispatlar nitelikte tespitler yapıldığı ve davanın kabulü ile fesih kararı veya alternatif çözüme karar verilmesi halinde davacıların hukuki menfaatleri ve taraflar arasındaki ihtilafa konu uyuşmazlık dosyalar gözetilerek denetim ve onay kayyımı atanmasına karar verilmesi ve kayyım heyeti tarafından dosyaya sunulan beyan dilekçeleri incelendiğinde tedbir kararının devamına karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Davacıların tedbir taleplerinin dosyanın bulunduğu aşama ve delil durumu itibariyle daha önce reddine karar verilmesinin ve bu kararların onanmasının değişen delil durum ve koşullara göre yeniden tedbir kararı verilmesine engel olmadığı, Mahkemece yönetim kayyımı atanmadığı ve mevcut yönetimin görev ve yetkisinin devamına karar verildiği, kayyım heyeti beyanları ve kararları dikkate alındığında denetim ve onay kayyımı atanmasının şirket işleyişine etki ettiğine ve kayyımların yönetim kayyımı gibi davrandığına dair dosyaya somut delil sunulmadığı, Mahkemece sadece sorumluluk davasında verilen karara ve delillere göre karar verilmediği, bu delilin diğer deliller ile birlikte değerlendirildiği, kayyım heyetinin yetkisinin sınırlarının belirtildiği, şirketin tüm aktif ve pasifinin davacıların hukuki menfaatlerini etkilediği dikkate alındığında kararda belirtildiği şekilde sınırlama yapılmasının yerinde olduğu ve davanın konusunun şirketin haklı sebeple feshi talebine ilişkin olduğu dikkate alındığında verilen tedbir kararının ile nihai hüküm sonucu doğurmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dava dosyası içindeki belge ve bilgilere, yargılamanın bulunduğu aşamaya, yargılamayı yürütüp uyuşmazlığı esastan karara bağlayacak olan ilk derece mahkemesinin takdirine göre ara karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığından, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.