İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP : İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; Mahkemenin davaya konu genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin 11.06.2025 tarih…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1136 KARAR NO : 2025/1221 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/07/2025 NUMARASI : 2024/795 Esas (Derdest) TALEP: İhtiyati Tedbire İtiraz İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP : İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; Mahkemenin davaya konu genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin 11.06.2025 tarihli ara kararının, yürütülmesinin durdurulması talebine ilişkin 02.01.2025 tarihli ara kararı ile çeliştiği gibi infazının da mümkün olmadığını, davaya konu edilen genel kurul kararlarının icara edilip edilmediğine, icra edilmesi halinde davacının hangi hakkını elde etmesi önemli ölçüde zorlaşacağı veya imkansız hale geleceği değerlendirmeden genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılması kararının dosya kapsamına uygun düşmediğini, müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporu okunarak müzakere edilmesi ve akabinde onaylanmakla karar icra edilmiş olup bu kararın yürütülmesinin durdurulmasının olanak dahilinde olmadığını, diğer taraftan faaliyet ve denetim raporları onaylanmakla davacının nasıl bir zararı olduğu ve bu zararın giderilmesinin çok zor olduğunun izaha muhtaç olduğunu, her ne kadar kâr payı dağıtılmaması yönünde alınmış bir genel kurul kararı, gerekli şartların varlığı halinde, iptal edilebilecek olsa da mahkemenin talep üzerine ya da kendiliğinden kâr payı dağıtımına karar verme imkânı bulunmadığını, hal böyle iken Mahkemenin nihai kararla dahi vermeyeceği bir hükmü tedbiren vermesinin usul ve yasaya uygun düşmediğini, Mahkemenin ara kararına esas aldığı raporunu gerçek bir rapor olması halinde neye göre yüksek olduğu izah edilip uygun ücretin ne olabileceği yönünde de değerlendirme yapmasının gerektiğini, Müdürlere ödenecek ücretin belirlenmesine dair verilen karar yönünden de kararın usul ve yasaya uygun düşmediğini, şirket yönetim kurulunca genel kurul kararına uygun olarak seçilen ... denetim A.Ş ile 17.09.2024 tarihinde sözleşme imzalandığı, imzalanan sözleşmenin kamu gözetim kurumuna bildirildiği gibi 14.10.2024 tarih ve 11186 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilanının yapıldığı, bir başka ifade ile genel kurul kararının zaten icra edildiğini, İDM'nin bu yönde de herhangi bir değerlendirme yapmadan karar verdiğini, somut uyuşmazlık bakımından davacı iddiaları değerlendirildiğinde, ... ve ...'ın müvekkili şirket ortakları ile herhangi bir akrabalık bağı bulunmadığı gibi müvekkili şirket çalışanları da olmadıklarını, ... ile ... arasında akrabalık bağının bulunmasının TTK-400 maddesi düzenlemesi bakımından bir anlam ifade etmediğini beyanla itirazın kabulü ile 2, 4, 5 ve 6 nolu genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin 11.06.2025 tarihli tedbir ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece mahkemesi tarafından ihtiyati tedbire itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporu ile davalı şirketin 2023 yılı mali verilerine göre; sermayesini koruduğu ve borca batık olmadığı, şirketin 2022 yılında faaliyetinden dolayı 6.891.736,80 TL kar elde ettiği, ancak 2023 yılında davalı şirketin faaliyetinden dolayı 1.306.510,14 TL zarar ettiği, davalı şirketin 2022 yılına göre 2023 yılında davalı şirketin kötü yönetildiği, diğer olağandışı gelir ve karlar hesabından dolayı 1.341.278,90 TL dönem net karı elde ettiği, karın ortaklara dağıtılmadığı, şirketin dava dışı CDK tarım firmasına sermaye aktarımı yapması sebebiyle şirketin yapılan adat hesabına göre davalı şirketin 376.518,58 TL adattan kaynaklı zararının olduğu, davalı şirketin, dava dışı ... Lojistik firmasına sermaye aktarımı yapması sebebiyle yapılan adat hesabına göre davalı şirketin 1.983.206,86 TL adattan kaynaklı zararının olduğu, davalı şirketin, dava dışı ... ... firmasına sermaye aktarımı yapması sebebiyle yapılan adat hesabına göre davalı şirketin 1.245.335,46 TL adattan kaynaklı zararının olduğu, davalı şirketin dava dışı ... firmasına sermaye aktarımı yapması sebebiyle yapılan adat hesabına göre davalı şirketin 1.604.737,64 TL adattan kaynaklı zararının olduğu, davalı şirketin hakim ortak ...’a ait şirketlerden 31.12.2023 tarihinde toplam 36.325.437,89 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin hakim ortak ...’a ait şirketlerden toplam 196.939.958,56 TL alış yaptığı, davalı şirketin hakim ortak ...’a ait şirketlere 12.821.261,93 TL sermaye aktardığı, davalı şirketin, hakim ortak ...’a ait ilişkili firmalardan 31.12.2023 tarihi itibariyle 36.328.437,89 TL tutarında alacaklı olduğu, işbu alacağının olmasına rağmen davalı şirketin 26.759.464,92 TL kredi kullanarak 2.413.175,04 TL finansman maliyetine katlandığı ve bu tutarda davalı şirketin zarara uğratıldığı, ayrıca dava dışı ... Denetim A.Ş.’ nin, davalı şirketin mali tablolarını denetleme noktasında tarafsızlığından söz edilmesinin mümkün olamayacağı, sonuç itibariyle dava konusu genel kurul toplantısında alınan 2, 4, 5 ve 6 numaralı kararlar yönünden iptal şartlarının oluştuğu yönünde tespitlerde bulunulduğu, tedbir mahiyetinde olan yürütülmenin geri bırakılması kararı verilebilmesi için tam ispat koşulunun değil, yaklaşık ispatın arandığı, dosyadaki mevcut delil durumuna göre dosyanın geldiği aşama itibariyle bu koşulun sağlandığı, yargılamanın devamında değişen koşullara göre yeniden değerlendirme yapılmasının her zaman mümkün olduğu, nitekim İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin 2025/738 Esas, 2025/672 Karar sayılı ilamının da aynı doğrultuda olduğu, Mahkememizin 11/06/2025 tarihli ara kararının yerinde olduğu sonuç ve kanaatleriyle davalı vekilinin 17/09/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2, 4, 5 ve 6 numaralı kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına dair ara karara yönelik itirazı yerinde görülmemiş, itirazın reddine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; itirazlarının esasında hiç değerlendirilmediği tedbir kararının aynen tekrarlandığın, İDM icra edilmiş genel kurul kararların ve karın dağıtılmaması şeklindeki olumsuz genel kurul kararlarının dahi icrasının nasıl geri bırakılacağına dair herhangi bir gerekçe sunmamış tedbir kararının icra edilebilir olup olmadığı sorununu görmezden gelmiş, dava kapsamında GK'nın yürütülmesinin durdurulması doğru olmadığını, yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunun kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmesi gerektiğini, geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati tedbir kararı verirken asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporundaki eksik ve hatalı inceleme yapıldığını, tarafsız olması düşünülen bir bilirkişinin davalı şirketle ilişkili dava dışı şirketlerin cari hesap hareketlerinin bir dönemini değerlendirip diğer dönemini neden yok saydığının anlaşılamadığını, raporun bir bölümünde şirketin kötü yönetim sebebiyle zarar ettiğini değerlendiren bilirkişi neden kendi ile çelişecek şekilde karın dağıtılmamasına ilişkin genel kurul kararının dürüstlük kuralı bağdaşmadığından iptali gerektiği sonucuna nasıl varıldığını, Mahkemenin görevlendirmesi şirketin 2023 yılı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması şeklinde olmasına rağmen kasıtlı olarak 2023 yılının bir dönemini incelemek suretiyle adat faizi hesaplanması ve buna bağlı olarak şirket zararı oluştuğu sonucuna varılmasının etik olmadığını, oysa ki yılın tamamı incelendiğinde tespit edilenin tam tersi olduğu yani esasında davalı şirketten ilişki şirketin alacaklı olduğunu görmek için uzman olunmasına dahi gerek olmadığını, mahkemenin 11.06.2025 tarihli ara kararı, yürütülmesinin durdurulması talebine ilişkin 02.01.2025 tarihli ara kararı ile çeliştiği gibi infazının mümkün olmadığını, davaya konu edilen genel kurul kararlarının icara edilip edilmediğine, icra edilmesi halinde davacının hangi hakkını elde etmesi önemli ölçüde zorlaşacağı veya imkansız hale geleceği değerlendirmeden genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılması kararı dosya kapsamına uygun düşmediğini, faaliyet ve denetim raporları onaylanmakla davacının nasıl bir zararı olduğu ve bu zararın giderilmesinin çok zor olduğu yarıca izaha muhtaç olduğunu, çelişkilere rağmen bilirkişi raporunun esas alınmak suretiyle kararın yürütülmesinin durdurulması kararı doğru olmadığını, şirket ortakları genel kurul dışında açacakları bir dava ile kâr payının dağıtımını isteme hakkına sahip olmadığını, her ne kadar kâr payı dağıtılmaması yönünde alınmış bir genel kurul kararı, gerekli şartların varlığı halinde, iptal edilebilecek olsa da mahkeme talep üzerine ya da kendiliğinden kâr payı dağıtımına karar verme imkânına sahip olmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’ nin 16.12.2019 tarihli ve 1697/8221 sayılı kararın da da mahkemenin genel kurul yerine geçerek kâr dağıtım kararı veremeyeceği açıkça hüküm altına alındığını, hal böyle iken Mahkemenin nihai kararla dahi vermeyeceği bir hükmü tedbiren vermesi usul ve yasaya uygun düşmediğini, ayrıca karın dağıtılmaması şeklindeki genel kurul kararının nasıl icra edileceği (yürütülmesinin durdurulacağı) izaha muhtaç olup bu nedenlerle karın dağıtılmamasına dair 4 nolu kararın yürütülmesinin durdurulması kararı usul ve yasaya dosya kapsamına uygun düşmediğini, bağımsız denetçi seçimine dair 6 nolu genel kurul kararı yönünden de karar usul ve dosya kapsamına uygun düşmediğini, dosyadan sabit olduğu üzere davaya konu genel kurul kararları 17.09.2024 tarihinde alındığını, yürütülmesinin durdurulmasına karar verilen 6 nolu bağımsız denetçi seçimi kararı uyarınca şirket yönetim kurulu genel kurul kararına uygun olarak seçilen ... denetim A.Ş ile 17.09.2024 tarihinde sözleşme imzaladığını, imzalanan sözleşme kamu göze- tim kurumuna bildirildiği gibi 14.10.2024 tarih ve 11186 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilanı yapıldığını, bir başka ifade ile genel kurul kararı zaten icra edilmiş artık yürütülmesinin durdurulması mümkün olmayıp İDM'nin bu yönde de herhangi bir değerlendirme yapmadan karar verdiğini, yine bağımsız denetçi seçimine dair karar yönünden verilen tedbir kararı ancak nihai hüküm sonucu doğurmuş olduğundan usul ve yasaya uygun düşmediğini, bağımsız denetçilerin sahip olması gereken özellikler ve bağımsız denetçi olamayacak kişiler TTK m. 400 hükmünde detaylı olarak belirlendiğini, yasa koyucu kimlerin denetçi olamaya cağını tahdidi olarak saymış bu durumda denetçi olamayacaklar yorum yoluyla genişletilemeyeceği izahtan vareste olup somut uyuşmazlık bakımından davacı iddiaları değerlendirildiğinde, ... ve ... müvekkil şirket ortakları ile herhangi bir akrabalık bağı bulunmadığı gibi davalı şirket çalışanları da olmadığını, ... ile ... arasında akrabalık bağının bulunması TTK-400 maddesi düzenlemesi müvekkil bakımından bir anlam ifade etmediğini, Zira ... müvekkil şirket ortaklarından veya yetkililerinden bir olmadığı gibi şirket ortak ve yetkilileri ile akrabalık bağı da bulunmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Talep, limited şirket genel kurulunda alınan kararların iptali istemli açılan davada genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ilgili genel kurulda alınan davaya konu kararların yürütmesinin durdurulmasına ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafça, dava konusu genel kurul kararlarının haksız ve yersiz olduğu açılan davada genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece talep kısmen kabul edilerek davalı ... Ürünleri Limited Şirketi'nin 17/09/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2, 4, 5 ve 6 numaralı kararlarının yürütmesinin dava sonuna kadar geri bırakılmasına karar verilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 622. Maddesindeki düzenlemeye göre, Türk Ticaret Kanununun anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanır. Anılan düzenleme uyarınca limited şirketler hakkında da uygulanacak olan TTK'nın 449. maddesine göre, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davalı ... Ürünleri Limited Şirketi'nin 17/09/2024 tarihinde yapılan 2023 yıllarına ilişkin olağan genel kurulunun, 2. nolu maddesi 2023 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporunun tasdikine; 4. nolu maddesi 2023 yılı dönem karının dağıtılmamasına; 5. nolu maddesi müdürlere ücret ödenmesine; 6. nolu maddesi 2024 yılı hesap ve işlemlerinin bağımsız denetimi için ... Denetim A.Ş.'nin seçilmesine ilişkindir.Somut olayda, ihtiyati tedbir isteyen davacı, faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosunun şirket mali müşaviri ... tarafından, 2023 yılı bağımsız denetçi raporunun ise ... Denetim A.Ş. tarafından hazırlandığı, 2024 yılı hesap ve işlemlerinin bağımsız denetiminin de ... Denetim A.Ş. tarafından hazırlanmasına karar verildiği, ... Denetim A.Ş.'nin bağımsız denetçi şartlarını karşılamadığı, genel kurulun 2 ve 6 nolu kararları yönünden iptal sebeplerinin aynı olduğu, şirket ortaklarına usulsüz borç verdiği ve şirketten usulsüz şekillerde kazanç sağlandığı ortadayken kar dağıtımı yapılmadığı, karar verilen müdür maaşlarının sektöre göre yüksek ve fahiş olduğu gibi sebeplere dayanılmıştır. Ancak, davalı şirketin dava konusu genel kurulunda alınan 2023 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporunun tasdikine ilişkin 2. Maddesi ile karının dağıtılmamasına ilişkin 4. Maddesi icrai kararlar olmayıp, bu kararların icralarının durdurulması mümkün değildir. Bağımsız denetim firması seçilmesine ilişkin 6 nolu karar yönünden ise anılan genel kurul kararının yürütmesinin durdurulmasını istemi bakımından ise HMK'nın 389. Maddesinde düzenlenen "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi" sebeplerinin varlığı da yaklaşık olarak ispatlanamamıştır. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince 2, 4 ve 6 nolu genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Müdürler için belirlenen ücrete ilişkin olarak mahkemece alınan bilirkişi raporunda ilgili müdürlerin ücretlerinin yıllık maliyetinin 2.520.000,00 TL olduğu, şirketin 2023 yılı karının 1.341.278,90-TL Dönem Net Karı olarak belirlendiği, ortaklara dağıtılabilecek karın daha fazlasının müdürlere ücret olarak ödenmesine karar verildiği hususları tespit edilmiştir. Bu bilirkişi raporu nazara alındığında 5 nolu genel kurul kararı yönünden yaklaşık ispatın bulunduğunun kabulü gerekli olup, ilk derece mahkemesince 5 nolu genel kurul kararı yönünden ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece itirazın yerinde görülmediğinden bahisle itirazın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle ihtiyati tedbire itirazın kabulü ile tedbirin kısmen kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: htiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/795 Esas sayılı dosyasında 08/07/2025 tarihinde verilen ara kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-İhtiyati tedbire itirazın kısmen KABULÜ ile, ilk derece mahkemesinin 11/06/2025 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının dava konusu 2, 4 ve 6 genel kurul kararları yönünden kaldırılmasına, fazlaya dair istemin reddine,2-Kararın ticaret siciline tescil ve ilanına, tescil ve ilan masraflarının davacı tarafından karşılanmasına,3-Masrafı yatırıldığında tescil ve ilan için gerekli işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,4-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendisine iadesine,5-İstinaf yargılama giderlerinin verilecek nihai kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2025