İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/02/2026 Davanın reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacılar vekili; İstanbul 32. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası ile müvekkilleri aleyhine davalı alacaklı... şirketi tarafından kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin önceki yetkilisi ... tarafından mal alımı karşılığında 14/05/2018 tarihli, 50.…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO :2023/243 KARAR NO: 2026/270 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/10/2022 NUMARASI: 2020/27 Esas - 2022/652 Karar DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:10/01/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/02/2026 Davanın reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacılar vekili; İstanbul 32. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası ile müvekkilleri aleyhine davalı alacaklı... şirketi tarafından kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin önceki yetkilisi ... tarafından mal alımı karşılığında 14/05/2018 tarihli, 50.000-TL bedelli, 01/08/2018 vade tarihli senedin düzenlenerek davalı ...'a verildiğini, davalı lehtar ...'un edimini yerine getirmeyerek ürün teslim etmediğini, davalı ... ile diğer davalı şirket arasında alım satıma ilişkin çek verildiğini, karşılıksız çıkınca davalı ...'in müvekkilince düzenlenen senedi davalı şirkete ödeme garantisinde bulunmak üzere verdiğini, davalı ...'un ödemesi gereken çek bedelinin borcu olmadığı halde müvekkili şirket tarafından ödendiğini, çek bedeli ödenmesine rağmen davalı şirketin senedi iade etmeyip müvekkilleri aleyhine icra takibine koyduğunu, davalı ...'in malları vade tarihine kadar müvekkili şirkete teslim etmediği halde senedi iade etmeyip diğer davalıya ciro ettiğini, kötü niyetli olduğunu, senette malen ibaresi bulunmasının iddialarını doğruladığını belirterek, müvekkillerinin İstanbul 32. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında takibe konu senet ve icra takibinden davalılara borçlu olmadığının tespiti ile davalılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ...; davacı şirket yetkilisi ... tarafından 14/05/2018 tarihli 50.000-TL bedelli, 01/08/2018 vade tarihli senedin ticari mal alışverişi için düzenlendiğini, ancak daha sonra işleri iyi gitmediğinden edimini yerine getiremediğini, diğer davalı şirket başka alacaktan iş yeri mahalline haciz için geldiğinde, menkullerinin haczedilmemesi için davaya konu senedi cirolayarak verdiğini, ancak davacı tarafın davalıya kendisine ait borcu ödemesine rağmen davalı şirketin söz konusu senedi tarafına iade etmeyerek senede dayalı olarak İstanbul 32. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı şirkete davacının ve kendisinin söz konusu senetten kaynaklı borcunun olmadığını, davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.Davalı şirket davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davalı vekili davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; dava ve takip konusu bononun aralarındaki ticari ilişki kapsamında düzenlendiği, davalı ...'un davacılara karşı edimini yerine getirmediği, bonoyu da davacılara iade etmeyip cirolayarak diğer davalı şirkete verdiği, hem davacılar, hemde davalı ...'un, dava ve takip konusu bononun, davalı ...'un diğer davalıya olan 50.000-TL bedelli çek borcuna teminat amacıyla verildiğini, çek nedeniyle başlatılan takipte de bu borcun ödendiğini, dolayısı ile diğer davalı ... şirketine borcun kalmadığını, bu kapsamda bonodan dolayı da borcun olmadığını ileri sürdükleri, bono kambiyo vasfına sahip olup, her türlü hukuki ilişkiden mücerret olduğu, bono üzerinde malen kaydı olsa da, bu kaydın bononun alacaklısı davalı ... ile bononun borçlusu davacılar arasında bononun mal alışverişi kapsamında verildiğini, bedelin malen ödendiğini gösterdiği, bononun ciro silsilesinde bir bozukluk olmadığı,lehdar ... tarafından diğer davalı şirkete ciro edilerek verildiği,alınan bilirkişi raporuna göre davalı ...'un diğer davalı şirketin kayıtlarına göre bu şirkete 31/12/2018 dönem sonu itibariyle 124.987,67-TL borcu bulunduğu,bononun davalı ... tarafından 50.000-TL'lik çek borcuna karşılık teminat olarak verildiğine dair bir belge bulunmadığı, bilirkişilerce çek borcunun ödendiği, bu kapsamda dava konusu senet nedeniyle de borcun sona erdiğine ilişkin değerlendirme yapılmış ise de, bu değerlendirmeye itibar edilmediği gerekçesiyle, davalı... ... AŞ aleyhine açılan davanın reddine, davalı ...-... aleyhine açılan davanın kabulüne, davacıların bu davalıya dava konusu 14.05.2018 düzenleme tarihli, 01.08.2018 ödeme tarihli, keşide yeri İstanbul, borçluları...Şti. ile ... olan 50.000-TL bedelli bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili; İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında alacaklı... tarafından borçlular ..., ... ve ... aleyhine 50.000-TL bedelli çek için icra takibi başlatıldığı, söz konusu çek bedelinin müvekkilince banka kanalı ile davalı alacaklı şirkete ödendiğini, 50.000-TL çek borcunun müvekkilinin değil davalı ...'un borcu olduğunu, çek bedelinin davalı ... ile müvekkilinin ortak iş yapmaları ve iş yerinin haczedilmemesi için ödendiğini, dava konusu senedin ise davalı ...'in mallarının haczedilmemesi için çek bedeli ödenmediği takdirde takibe konulması amacıyla davalı ... tarafından diğer davalı şirkete verildiğini, müvekkilinin senedi geri alabilmek için 50.000-TL'lik çek borcunu davalı şirkete ödediğini, borç ödenmiş olmasına rağmen davalının haksız ve kötü niyetli olarak dava konusu senedi takibe koyduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davaya konu senedin davalı... şirketinin ticari defterlerinde kaydına rastlanmadığının, davalı şirketin ticari defterlerinde davalı ...'den 31/12/2018 dönem sonu itibariyle 124.987,67-TL alacaklı olduğunun, senedin meşru hamili olan davalı şirketin, diğer davalı ...'den olan alacağının davacı şirket tarafından ödendiğinin, bu durumda takip alacaklısı davalı şirketin dava konusu senetten dolayı bir alacağının bulunmadığının, senedin bedelsiz kaldığının, davalı şirketin alacağının sona erdiğini bildiği veya bilecek durumda olması nedeniyle kötü niyetli olduğunun bildirildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, kambiyo senetlerine özgü takibe konu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı şirketin keşideci, davacı ...'ün avalist olarak yer aldığı 14.05.2018 keşide, 01.08.2018 ödeme tarihli 50.000-TL bedelli bononun lehtarının davalı ... olduğu, bononun lehtar ... tarafından diğer davalı... şirketine ciro edildiği, bu şirket tarafından ise bonoya dayalı olarak İstanbul 32. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile davacılar ve davalı ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davacılar vekilince; takip ve dava konusu bononun mal karşılığında davalı ...'a verildiği, ancak davalının mal teslimi yapmadığı, davalı ...'un diğer davalı şirkete vermiş olduğu çeke dayalı olarak davalı şirketçe davalı ... aleyhine takip başlatıldığı, dava konusu bononun da davalı ... tarafından diğer davalı şirkete çek borcunun teminatı olarak verildiği, davalı ...'in çekten kaynaklanan borcunun diğer davalı şirkete müvekkillerince ödendiği, bu ödeme ile birlikte dava konusu bononun da bedelsiz kaldığı ileri sürülmüştür.Davalı ..., bonoyu davacılardan mal satışı karşılığında aldığını, ancak karşılığında davacılara mal teslim edemediğini beyan ederek davayı kabul etmiştir. Mahkemece diğer davalı... şirketi bakımından ise, davalı ...'un diğer davalı şirketin kayıtlarına göre bu şirkete borçlu durumda olduğu, dava ve takip konusu bononun davalı ...'un diğer davalı şirkete olan 50.000-TL'lik çek borcuna karşılık teminat olarak verildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kural olarak kambiyo senetleri soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. TTK'nın 778/1-a maddesi yollamasıyla aynı yasanın 687/1. maddesine göre ise, poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri, hamilin poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini kanıtlamadıkça, başvuran hamile karşı ileri süremez. Bu kapsamda teminat ve bedelsizlik iddiası da, TTK’nın 687. maddesi anlamında kişisel defidir. Bu nedenle bedelsizlik iddiası, düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehdarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik defini ileri sürebilecektir. Bu kapsamda takip ve dava konusu bononun davalı ...'in diğer davalıya olan çek borcunun teminatı olarak verildiğini ispat yükü davacı üzerinde olup, davacı tarafça bu husus kanıtlanamamıştır. Bononun davalı ...'in diğer davalı şirkete verdiği ve şirketçe takip konusu edilen çek bedelinin teminatı olarak verildiği hususunda bono üzerinde herhangi bir kayıt olmadığı gibi, başkaca bir yazılı delil de bulunmamaktadır. Ayrıca mahkemece davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davalı ...'dan alınan 50.000-TL bedelli çekin 31.01.2018 tarihinde alınan çekin bu davalı lehine alacak, vade tarihinden sonra ise davalı aleyhine borç kaydedildiği, şirketin davalı ...'den 31.12.2018 itibariyle 124.987,67-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bu tespitler de şirketin ...'dan çek bedelinin üzerinde alacaklı olduğunu doğrulamaktadır. Bu nedenle davalı şirketin bonoyu bilerek davacının zararına devraldığının kabulü mümkün olmayıp, mahkemece davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, karara ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmayan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 651,30-TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacılar tarafından yapılan giderlerin kendileri üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/02/2026