11. Hukuk Dairesi 2023/902 E. , 2024/4334 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/398 Esas, 2022/1034 Karar HÜKÜM : Kararın kaldırılması İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/113 E., 2019/634 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvur
**11. Hukuk Dairesi 2023/902 E. , 2024/4334 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/398 Esas, 2022/1034 Karar HÜKÜM : Kararın kaldırılması İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/113 E., 2019/634 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın sigortalı olarak, diğer müvekkili ... Sağlık Hizmetleri A.Ş.'nin sigorta ettiren olarak Yapı Kredi Sigorta A.Ş. ile Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin 30.07.2011 tanzim, 30.07.2012 bitiş tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi imzaladığını, dava dışı Marpfre Sigorta ile 23.11.2010 tanzim, 23.11.2011 bitiş tarihli Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi imzaladıklarını, 04.08.2011 tarihinde gerçekleştirilen ameliyat nedeniyle doğan zarar sebebiyle aleyhine açılan dava neticesinde başlatılan icra takibinde dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından teminat limiti dahilinde 300.000,00 TL'nin ödendiğini, davalı tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkilinin icra tehdidi altında 35.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, aynı şekilde 11.11.2011 tarihlerinde gerçekleştirilen ameliyat nedeniyle başlatılan icra takibinde dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından teminat limiti dahilinde 300.000,00 TL'nin ödendiğini ancak davalının ödeme yapmadığını, müvekkilinin icra tehdidi altında 128.988,79 TL ödeme yaptığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 163.988,79 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin özelliğinin dava konusu hasarın meydana geldiği tarihi değil, poliçe vadesi içinde sigortalı veya müvekkili şirkete tazminat talebinde bulunması ile kapsama girdiğini, Dr. ... 23.11.2010 başlangıç tarihi olarak ... Sigorta A.Ş.'den tıbbi kötü uygulama poliçesi tanzim ettirdiğini, ... Sigorta'nın poliçe vadesi dolmadan şirketleri tarafından P-0051507901-1 numaralı 30.07.2011 başlangıç ve 30.07.2012 bitiş tarihli tıbbi kötü uygulama poliçesi tanzim edildiğini, dava dilekçesinde bahsedilen iki dosyaya ait hasarların müvekkili şirkete ve ... Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmiş olup hangi şirketin kapsamına girdiği tartışma konusu iken ... Sigorta A.Ş.'nin hasarın kendi poliçesi kapsamında olduğunu kabul ederek davacılar vekilinin de belirttiği üzere icra dosyalarına ödemeyi gerçekleştirdiğini, tıbbi kötü uygulama poliçeleri, trafik ve kasko poliçeleri gibi limitin aşılması halinde birbirini tamamlayıcı nitelikte olmadığını, tek bir hasar için tek bir taminat uygulanacağını bu sebeple ... Sigorta'nın yaptığı ödemelerin üzerinde kalan bakiye kısım için davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... ettiren ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. tarafından 19.07.2011-30.07.2012 tarihleri kapsar şekilde sigortalı ... lehine tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk poliçesi düzenlendiği, yine dava dışı ... Sigorta A.Ş.'ye sigorta ettiren ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. tarafından 23.11.2010-23.11.2011 tarihleri kapsar şekilde sigortalı ... lehine tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk poliçesi düzenlendiği, sigorta ettirilen menfaatin bu tarih aralıkları dikkate alındığında çifte sigorta durumu ortaya çıktığı, çifte sigorta halinde sözleşmelerin doğrudan doğruya geçersiz olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1467 nci maddesinde sonraki ve önceki sigortalıların onay vermeleri halinde riziko gerçekleştiğinde sigorta bedelinin ödenebileceği veya sigorta ettirenin önceki sigortadan doğan haklarını ikinci sigortacıya (... Sigorta A.Ş.) devir veya o haklardan feragat etmişse bu devir veya feragatin ikinci sigorta sözleşmesine yazılmasının şart olduğu, yazılmadığı halde ikinci sigorta sözleşmesinin geçersiz sayılacağının belirtildiği, davalı ... şirketi tarafından düzenlenen poliçede; anılan hüküm (e TTK 1286) kapsamında, sigorta ettirenin ilk sigortadan doğan haklarını ikinci sigortaya devrettiğine ya da ilk sigortadan doğan haklarından feragat ettiğine ilişkin ikinci sigorta sözleşmesinde her hangi bir hüküm bulunmadığından, ikinci sigorta sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu tek bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verildiğini, rapora itiraz ettiklerini, doktrinde dahi tartışmalı olan bir konuda tek bilirkişi raporuna istinaden karar verilmesinin savunma hakkının kısıtlaması niteliğinde olduğunu, çifte sigortanın sorumluluk sigortalarında uygulanmasının mümkün olmadığını, poliçelerin tarihleri farklı olduğu gibi teminat miktarlarının da aynı olmadığını, ... Sigorta A.Ş.'nin teminat limiti dahilinde ödeme yaptığını, davalı ... şirketinin de kalan zararı teminat limiti dahilinde ödemesi gerektiğini, davalının ilk sigorta poliçesinden haberi olduğunu, bir kısım tarihleri ilk poliçe ile kesişecek şekilde poliçe düzenleyen davalının meydana gelen rizikoda tamamlayıcı rol üstlenmeyi zımnen kabul ettiğini, müşterek sigorta durumunun mahkemece dikkate alınmadığını, tüm bu hususlar dikkate alınmasa dahi davalı tarafından poliçenin iptal edilmediğini ve poliçe bedelinin de ödenmediğini, iki poliçenin teminat altına aldığı miktar farklı olduğundan aradaki farkı davalının karşılaması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesinin ihtiyari olmayıp yaptırılmasının zorunlu olduğu, bu sigorta poliçesinin niteliği itibariyle diğer zorunlu sigorta poliçelerine benzediği, davacının 30.07.2011 ile 23.11.2011 tarihleri kesişecek şekilde iki ayrı sigorta şirketine sigorta yaptırdığı ve primlerini de ödediği, her iki sigorta poliçesi aynı riskleri teminat altına aldığından, bu haliyle aynı menfaat iki kez sigortalandığından davacı yanın her iki sigorta şirketinden ayrı ayrı sigorta teminatını talep hakkı bulunmadığı, bu nedenle davacı yanın davalı ... şirketinin de sigorta teminat miktarı olan 400.000,00 TL ile sorumlu olduğu yönündeki iddiası yerinde olmasa da, dava dışı ilk sigortacı ... Sigorta A.Ş.'nin sigorta poliçesinde teminat altına aldığı miktar olay başına 300.000,00 TL iken, davalı ... şirketinin teminat altına aldığı miktar olay başına 400.000,00 TL olduğu ve ayrıca 10.000,00 TL hukuksal koruma teminatı verildiği, bu nedenle davalı ... şirketi ilk poliçede verilen ve dava dışı ... Sigorta tarafından hak sahiplerine ödemesi yapılan 300.000,00 TL'lik kısım yönünden sorumlu olmasa bile, olay başına 300.000,00 TL üstünde kalan 100.000,00 TL ile 10.000,00 TL hukuksal koruma teminatı yönünden davacı tarafa karşı sorumlu olduğu, davacının işbu davada, dava konusu poliçe teminatı kapsamında kalan olaylar nedeniyle dava dışı zarar gören kişilere Adana 4. İcra Müdürlüğü'nün 2017/43 E. sayılı dosyasına ödenmek zorunda kaldığı 35.000,00 TL ile Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün 2017/7316 E. sayılı dosyasına ödemek zorunda kaldığı 128.988,79.TL olmak üzere toplam 163.988,79 TL'yi davalıdan talep ettiği, davalının olay başına sorumluluğu yukarıda da açıklandığı üzere 100.000,00 TL ve 10.000,00 TL hukuksal koruma ile sınırlı olduğundan, davacının Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2017/7316 E. sayılı dosyasına ödemek zorunda kaldığı miktarının tamamını değil ancak toplam 110.000,00 TL'lik kısmını talep edebileceği, bu durumda mahkemece davanın (35.000,00.TL+110.000,00.TL=145.000,00.TL) için kabulüne, bakiye kısmının reddine karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusundan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile 145.000,00 TL'nin dava tarihi olan 09.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sigortalının sorumluluğu tespit edilmeden evvel savunma hakkının kısıtlanması şeklinde müvekkil sigorta şirketine doğrudan dava yöneltilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu,"Sigortanın Konusu" başlığı ile düzenlenen davalıya ait poliçenin (a) ve (b) bendinde sözleşme süresi içerisinde meydana gelen bir olaya bağlı olarak tazmini sözleşme süresi içerisinde veya sonrasında talep edilen zararlar ile sözleşme yapılmadan önce veya sözleşme sırasında meydana gelen bir olaya bağlı olarak yalnızca sözleşme süresi içerisinde doğabilecek taleplerin sigortanın konusuna dâhil edildiğini, davacının poliçesinde yer alan “Rizikonun Gerçekleşmesi” başlıklı maddesinden açıkça anlaşılacağı üzere poliçe içeriğinde düzenlenen, “Sigortanın Konusu” başlıklı maddenin (a) veya (b) bendine göre yapılması halinde rizikonun gerçekleşmesi bakımından ayrıma gidildiğini, poliçenin tümüyle incelendiğinde, sözleşmenin A.1.'in hangi madde bendine göre düzenlendiğine dair açık hükmün yer almadığının tespit edildiğini, sözleşmenin A.1.’in (a) bendinde, sözleşme süresi içerisinde meydana gelen bir olaya bağlı olarak tazmini sözleşme süresi içerisinde veya sonrasında talep edilen zararlardan bahsedilmiş olmakla birlikte sözleşmede herhangi bir uzatılmış bir bildirim süresi öngörülmemiş, bu doğrultuda sözleşmenin örtülü olarak A.1.’in (b) bendine göre düzenlendiğinin kabulü gerektiğini, ameliyatların sözleşme süresi içerisinde meydana geldiğinin tespit edildiğini, poliçede düzenlenen A.1.’in (b) bendine göre sözleşme yapılmadan önce veya sözleşme yürürlükteyken meydana gelen bir olay nedeniyle, sadece sözleşme süresi içinde sigortalıya karşı doğabilecek taleplerin teminat kapsamına dâhil edildiğini, davacıların taleplerine dayanak yaptığı dava dosya tarihlerinin 13.08.2012 ve 17.07.2013, müvekkil nezdinde bulunan poliçenin 30.07.2011-20.07.2012 vadeli olduğu göz önüne alındığından konu olayın teminat altına alınmasını hakkaniyet aykırı olduğunu, bir an olsun teminat kapsamında olsa dahi çifte sigortanın söz konusu olduğunu, bu nedenle müvekkil ile yapılan sigortanın geçersiz olduğunu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere müvekkil tarafından ödeme yapılmasının sebepsiz zenginleşme hükümlerine aykırılık teşkil edeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesine dayalı alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1463 üncü, 1467 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Dava, Tıbbi Kötü Uygulamaya ilişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesinden doğan tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Olay tarihinde yürürlükte buluna 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1453 üncü maddesi mal sigortalarına ilişkin olup sorumluluk sigortalarını kapsamamaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin yukarıda yazılı gerekçelerle ikinci sigorta sözleşmesinin geçersiz olduğuna ilişkin kararı yerinde değildir. 2.Bölge Adliye Mahkemesince, dava dışı ilk sigortacının sigorta poliçesinde teminat altına aldığı miktar olay başına 300.000,00 TL iken, davalı ... şirketinin teminat altına aldığı miktarın olay başına 400.000,00 TL olduğu ve ayrıca 10.000,00 TL hukuksal koruma teminatı verildiği, bu nedenle davalı ... şirketi ilk poliçede verilen ve dava dışı ilk sigorta şirketi tarafından hak sahiplerine ödemesi yapılan 300.000,00 TL'lik kısım yönünden sorumlu olmasa bile, olay başına 300.000,00 TL üstünde kalan 100.000,00 TL ile 10.000,00 TL hukuksal koruma teminatı yönünden davacı tarafa karşı sorumlu olduğu gerekçesi yerinde ise de sigortacının sorumluluk sigortasından sorumluluğu limit kapsamında ve gerçek zararla sınırlıdır. Bu nedenle, mahkemece, davacı tarafından yapılan ödemenin, iki ameliyat nedeniyle gerçekleşen zarar miktarı olup olmadığı hususunun, alanında uzman tıbbi medikal, eczacı ve doktordan oluşan üç kişilik heyetten rapor alınarak belirlenmesi gerekirken, davalının 300.000,00 TL’yi aşan miktarından sorumlu olduğu kabul edilerek ne miktar gerçek zarardan sorumlu olduğu saptanmadan karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.