11. Hukuk Dairesi 2009/3923 E. , 2010/12436 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2008 tarih ve 2007/571-2008/802 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten …
**11. Hukuk Dairesi 2009/3923 E. , 2010/12436 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2008 tarih ve 2007/571-2008/802 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ...’tan pay devralarak yalnızca elektrik, su ve çevre düzenlemesi ile ilgili yükümlülükleri yerine getirmek üzere 07.04.2005 tarihli yönetim kurulu kararı ile davalı kooperatifin ortaklığına kabul edildiğini, davalı kooperatifin 27.08.2006 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan karar gereğince 09.09.2006 tarihli yazı ile müvekkilinden ödemekle yükümlü olmadığı SSK primleri, vergi, v.b. gibi harcamaları da hesaba katarak ödeme talep ettiğini ve sonrasında haklarında takip başlatıldığını, takibe itiraz ettiklerini, 24.06.2007 tarihli Genel Kurul toplantısında müvekkilinin yasal harcamalar ile imalat masraflarını da içeren miktarda aidat ödemesi yönünde karar verildiğini, müvekkilinin ret oyu kullandığını ve iptali için dava açtığını ileri sürerek, 8.000 YTL borçlu olmadığının ve ayrıca 07.04.2005 tarihli Yönetim Kurulu kararı gereği davalı kooperatife olan borç miktarının tespit edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 07.04.2005 tarihli kararla ortaklığa kabul edilen davalının eski üyeye ait tüm borçlardan, elektrik, su, çevre düzenlemesi ile ilgili masraflardan sorumlu olacağı, bunun dışında aidat ödeme borcunun bulunmadığı belirtilse de, elektrik, su-çevre düzenlemesi, SSK-Prim borçları, vergi borçları, kat irtifakı harcamaları, kooperatifin idari işlemlerine yönelik harcamaların aidat dışındaki ek ödemeler olduğunu, dolayısıyla davacının bu ek ödemelerden sorumlu olduğunu, 09.09.2006 tarihli yazıyla istenen bedelin doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının kooperatif ortaklığını ...’tan devir alarak peşin ödemeli üye konumunda olduğu, 27.08.2006 tarihli genel kurulunda, davacının çevre düzenlemesi, elektrik, yol, oturma ruhsatları, tapu harçları, v.b harcamalardan dolayı 10.000 YTL ödemekle yükümlü olduğuna karar verildiği, karar aleyhine iptal davası açılmadığından kesinleştiği, davacının kararla bağlı olduğu, 24.06.2007 tarihli genel kurulun iptali için İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/515 esasına kayden açılan davanın derdest olduğu, tahmini bütçeye göre toplam 8.000 YTL ödenmesine karar verilmiş olduğu, kesinleşen 27.08.2006 tarihli genel kurul kararı ile davacı dava konusu edilen borç miktarından daha fazla borçlu gösterildiğinden iptal davasının sonucunun davayı etkilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, peşin ödemeli ortaklık iddiasına dayalı olarak açılmış bir borçlu olmadığının tespiti davasıdır. Davacı, davalı kooperatifin 26.1.2003 tarihli genel kurulda alınan karar çerçevesinde, davalı kooperatifin yüklenicisine verilen dairelerden birine tekabül eden ortaklık (üyelik) hakkını devir almak suretiyle ve davalı kooperatif yönetim kurulunun 7.4.2005 tarihli kararına dayalı olarak kooperatife ortak yapılmış olup, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, peşin ödemeli ortak sıfatını taşımaktadır. Bu durumda, davacının imalat (inşaat) giderleri ve bu nitelikte sayılan kooperatif giderleri bakımından davalı kooperatife karşı herhangi bir ödenti borcu bulunmadığının, kendisinden ancak doğrudan yahut dolaylı olarak yararlandığı yahut yararlanacağı kooperatif giderlerine katılımda bulunmasının istenebileceğinin kabulü gerekir. Öte yandan, davalı kooperatif genel kurulunun 27.8.2006 tarihli toplantısında, davacı ve onun durumundaki diğer peşin ödemeli ortakların ödemeleri gereken katılım payı bakımından miktar belirlenmek suretiyle alınmış bir karar bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalı kooperatif yönetim kurulunca daha sonra yapılan bir hesap ile 1163 sayılı Yasa’nın 42. maddesi ile anasözleşmenin 21, 23/6. maddelerine aykırı olacak şekilde, davacıdan katılım payı adı altında 10.000 TL talep edilmiş bulunması doğru değildir. Şu halde, mahkemece, alınan bilirkişi raporu aynen benimsenmek ve davacının kesinleşen genel kurul kararı gereğince esasen talebinden daha fazla borçlu olduğu gerekçesine yer verilerek davanın reddine karar verilmiş olması yanılgılı değerlendirmeye dayalı olup mahkemece yapılacak iş, tahmini bütçeye göre davacıdan istenebilecek çevre düzenlemesi, anayol yapımı, su sayaçları için sarfedilmesi öngörülen meblağ ile elektrik bedelinden davacıya düşen katılım payının hesaplatılması, eğer bizzat davacı tarafından ödenmemiş ise iskan harcından yine davacıya düşen miktarın ilavesi, istenen 10.000 TL’ndan 2.000 TL’lık kısmının esasen davacının kabulünde olduğu gözden kaçırılmadan, varsa fazla istenen tutar bakımından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermekten ibaret olup, hatalı değerlendirme ve eksik incelemeye dayalı kararın davacı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme kararının davacı lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.