7. Hukuk Dairesi 2022/4627 E. , 2023/5884 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1941 E., 2022/980 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/81 E., 2020/171 K. Taraflar arasındaki vasiyenamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesin…
**7. Hukuk Dairesi 2022/4627 E. , 2023/5884 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1941 E., 2022/980 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/81 E., 2020/171 K. Taraflar arasındaki vasiyenamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde; muris ...’ın 05.05.2009 tarihinde vefat ettiğini ve el yazılı vasiyetnamesi ile davalı ...’i mirasçı olarak tayin ettiğini, müvekkilinin murisin veraset ilâmına göre onun ... mirasçısı olduğunu, el yazılı vasiyetnamenin şekil şartlarının vasiyetnamede bulunmadığını, vasiyetnamenin terekenin tamamına veya bir kısmına yönelik yapılıp yapılmadığının belli olmadığını, ayrıca murisin temyiz kudretine sahip olup olmadığı, ...-yazar olup olmadığının da belli olmadığını belirterek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, cevap dilekçesinde; vasiyetnamede murise ait imzanın bulunduğunu, murisin işlem yaptığında temyiz kudretine sahip olduğunu, vasiyetnamenin Almanca ve Alman Hukukuna göre düzenlendiğini, bu durumda öncelikle Alman Hukukuna bakılması gerektiğini ve iddiaların ... olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2011/81 Esas, 2020/171 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/1941 Esas, 2022/980 Karar sayılı kararında belirtilen "...yargılama safhasında alınan Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'nun 30/12/2019 tarihli ve 8904 sayılı raporunda muris ...’ın vasiyetnamenin düzenlendiği 11/04/1997 tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun mütalaa olunduğu, yine Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 18/07/2017 tarihli ve 3536 sayılı raporunda inceleme konusu belgede yer ... imza ve yazılarla ...'ın mukayese imza ve yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından, söz konusu imza ve yazıların ...'ın ... ürünü olduğu hususunun bildirildiği, vasiyetnamedeki tasarrufun açık olup olmamasının iptal sebepleri arasında sayılmadığı, vasiyetnamenin Alman Hukuku'na göre düzenlenip düzenlenmediği hususunda öğretim üyesi bilirkişiden alınan 22/04/2013 tarihli raporda dava konusu vasiyetnamenin Alman Hukuku'na göre düzenlendiğinin bildirildiği anlaşılmakla yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçeyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2. Murisin fiil ehliyetine sahip olup olmadığı hususunda Mahkemece yeterli araştırma yapılmadığını, 3. Almanya’daki klinik raporlarında murisin beyninin sol tarafından meydana gelen harabiyetten bahsedildiğini, 4. Ayrıca murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte 74 yaşında olduğunu, 5. Adli Tıp Kurumu raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 557 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. TMK'nın 557 nci maddesi; "Aşağıdaki sebeplerle ölüme bağlı bir tasarrufun iptali için dava açılabilir: 1.Tasarruf mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa, 2.Tasarruf yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa, 3.Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlâka aykırı ise, 4.Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa." şeklinde düzenlenmiştir. Hükümden de anlaşılabileceği üzere ölüme bağlı tasarrufların iptali, Kanun'da sınırlı sayıda düzenlenmiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.