4. Ceza Dairesi 2021/33608 E. , 2021/27003 K. "İçtihat Metni" KARAR Şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından suça sürüklenen çocuk ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 09/06/2011 tarih ve 2008/204 esas, 2011/864 karar sayılı hükümlerin diğer iki sanıkla birlikte sanık müdafisi tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 12/03/2014 gün ve 2013/26837 esas, 2014/8098 sayılı kararıyla; “Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz ed
**4. Ceza Dairesi 2021/33608 E. , 2021/27003 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR Şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından suça sürüklenen çocuk ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 09/06/2011 tarih ve 2008/204 esas, 2011/864 karar sayılı hükümlerin diğer iki sanıkla birlikte sanık müdafisi tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 12/03/2014 gün ve 2013/26837 esas, 2014/8098 sayılı kararıyla; “Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanıklara yükletilen özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak, TCK'nın 53/4. maddesi gereğince fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan sanık ... hakkında aynı Kanunun 53/1. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ..., sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, sanık ... hakkında kurulan hükümlerden, TCK'nın 53. maddesi ile ilgili kısımların çıkarılması biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına" şeklinde karar verilmiştir. I- İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/09/2021 gün ve 2021/81087 sayılı yazısında özetle; "Yapılan incelemede, hükümlü hakkında şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından dolayı ilk derece mahkemesi olan Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesince 09/06/2011 tarihli son celsede, hükümlü ... ve müdafiinin yokluğunda mahkumiyet kararı verildiği, hükümlünün bu tarihte Bursa H Tipi Kapalı Cezainfaz Kurumunda başka bir suçtan tutuklu olarak bulunduğu, hükümlünün Bursa 1. Çocuk Mahkemesince savunmasının alındığı 29/12/2008 tarihli duruşmada, duruşmadan bağışık tutulmak istediğine dair bir talebinin bulunmadığı, dolayısıyla bu şekilde hükümlü hakkında mahkumiyet kararı verilerek CMK’nun 196. maddesine aykırı şekilde hükümlünün savunma hakkının kısıtlandığı tespit edilmiştir. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan gerekçeler karşısında, Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2011 tarihli, 2008/204 esas ve 2011/864 karar sayılı kararının ve bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12/03/2014 gün ve 2013/26837 esas ve 2014/8098 karar sayılı kararının hatalı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla itirazımızın kabulü ile Dairenizin 12/03/2014 gün ve 2013/26837 esas ve 2014/8098 karar sayılı kararının kaldırılarak, Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2011 tarihli, 2008/204 esas ve 2011/864 karar sayılı kararının bozulmasına karar verilmesi " şeklinde istemde bulunulması üzerine, dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: II- İTİRAZIN KAPSAMI İtiraz, Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09/06/2021 tarih ve 2008/204 esas, 2011/864 karar sayılı ilamı ile şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen mahkumiyet kararının düzeltilerek onanmasına dair, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 12/03/2014 gün ve 2013/26837 esas, 2014/8098 sayılı kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığına ilişkindir. III- DEĞERLENDİRME Bursa 1. Çocuk Mahkemesi'nin 2008/97 esas sayılı dosyası kapsamında suça sürüklenen çocuk ... hakkında yapılan yargılamanın 29/12/2008 tarihli 3. oturumunda, suça sürüklenen çocuğun, başka suçtan tutuklu olarak duruşmada hazır edilerek sorgusunun yapıldığı, 10.07.2009 tarihli celsede de, hukuki ve fiili irtibat nedeniyle davanın, diğer sanıklar ..., ... ve ...'in yargılandığı Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/204 esas sayılı davası ile birleştirildiği ve yargılamaya suça sürüklenen çocuğun yokluğunda devam edilerek mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır. 5271 sayılı CMK'nın ''sanığın duruşmadan bağışık tutulması'' başlıklı 196. maddesi uyarınca; Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafisi isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 03/04/2018 tarih, 2014/851 esas ve 2018/144 karar sayılı kararında belirtildiği üzere, aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu olarak bulunan ve asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğindedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirmesinde; suça sürüklenen çocuğun yargılandığı Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/204 esas sayılı davası kapsamında, karar tarihinde aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan tutuklu olarak bulunan ve savunmasında duruşmadan bağışık tutulma talebi olmayan suça sürüklenen çocuğun, kısa kararın okunduğu duruşmaya getirtilmeden mahkumiyet hükümleri kurulmasının, 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırılık içerdiği ve suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının kısıtlanması mahiyetinde olduğu kabul edilmiştir. IV- KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçesi yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 12/03/2014 gün ve 2013/26837 esas, 2014/8098 sayılı kararının itiraz nedeniyle sınırlı olarak KALDIRILMASINA, Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 09/06/2011 tarih ve 2008/204 esas, 2011/864 karar sayılı ilamın, suça sürüklenen çocuk ... hakkında şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçları yönünden yeniden incelenmesi sonucu; Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Başka suçtan aynı yargı çevresindeki Bursa H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu olan ve duruşmalardan bağışık tutulmaya dair bir talebi bulunmayan suça sürüklenen çocuğun, kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılması, 2-TCK'nın 53/4. maddesi gereğince fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında, aynı Kanun'un 53/1. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk ... müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.