T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/2019 KARAR NO : 2026/645 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 12.07.2021 ESAS-KA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/2019 KARAR NO : 2026/645 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 12.07.2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/103 E., 2021/500 K. DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 26.03.2026 YAZIM TARİHİ : 26.03.2026 Taraf vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davalının müvekkilinin üyesi olduğunu, müvekkilinin 30.06.2019 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında en geç 20.07.2019 tarihinde ödenmesi koşulu ile üye başına 21.500 TL ödeme yapılmasına karar verildiğini, davalının sözkonusu miktarı ödemediği gibi bu nedenle aleyhine başlattıkları icra takibine de haksız yere itiraz ettiğini iddia ederek, davalının Ankara 24. İcra Müdürlüğü’nün 2019/14372 sayılı takip dosyasına vâki haksız itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Dava konusu ödemeye ait kararın alındığı genel kurul toplantısında toplantınn usulüne uygun olarak yapılmadığı gibi karar nisabı sağlanmadan karar alındığını, dava konusu ek ödemenin dayanağı olan genel kurul kararının iptali talebi ile Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/372 E. sayılı dosyasında açtıkları davanın sonuçlanmasının beklenilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Bu bağlamda, yapılan yargılama ve toplanan deliller ile tüm dosya kapsamına göre; davalının üyesi olduğu davacı Kooperatifin 20/06/2019 tarihli Olağanüstü Genel kurul toplantısında alınan 4 ve 5 no’lu kararlar ile Ankara 9.İcra Müdürlüğü’nün 2018/7217E. sayılı takip dosyasında takip alacaklısı olan ... İnşaat Ltd. Şirketinin kooperatiften olan alacağının mahsubu konusunda görüşme yapılarak alacaklı ile anlaşma sağlanması akabinde herbir kooperatif üyesi yönünden bir defaya mahsus olmak üzere ara ödeme alınması konusunda karar verildiği, davalının sözkonusu ara ödeme kararı gereğince davacı kooperatife ödeme yaptığına ilişkin bir delil sunmadığı gibi ödemeye dayanak genel kurul kararının iptali istemli Ankara 7.ATM’de açtığı davanın da reddine karar verildiği, davacı kooperatifin ana sözleşmesinin 23.m. gereğince davacı kooperatif genel kurul toplantısında kooperatifin icra takibine konu borçlarının ödenmesine yönelik olarak ara ödeme yükümlülüğü belirlenmesi yönünde genel kurul kararı alınabileceği, bu durumda davacının dava konusu takipte talep edilen 21.500,00-TL ara ödeme yönünden itirazının hukuki bir dayanağının bulunmadığı anlaşılmakta ise de; bilirkişi raporunda belirtilenin aksine 6098 sayılı TBK’nın 120/2 maddesindeki yasal sınırlama gereğince davacının davalıdan ancak aylık % 1,5 oranında gecikme faizini talep edebileceği, bu durumda ise; bilirkişi raporundaki faiz oranı ve gün sayısı esas alınarak Mahkememiz’ce re’sen yapılan hesaplamaya göre davacının 21.500*101*18=1.070,87-TL işlemiş faiz talep edebileceği kanaatine varılmakla; davanın kısmen kabulü ile davalının takibe vâki itirazının 21.500,00-TL asıl alacak ile takip tarihine kadar işlemiş 1.070,87-TL gecikme cezası (faizi olmak üzere toplam 22.570,87-TL alacak yönünden iptaline, likit nitelikteki alacak yönünden davacı lehine icra-inkâr tazminatına..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Olağanüstü genel kurulda alınan karar doğrultusunda belirlenen 21.500 TL ek ödeme borcunun davalı tarafından ödenmediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu ve alacağın varlığının mahkemece doğru şekilde tespit edildiğini, ilk derece mahkemesi kararının alacağın varlığı yönünden yerinde olduğunu, ancak genel kurulda aylık %2 olarak kararlaştırılan gecikme faizinin dikkate alınmayarak daha düşük oranda faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, uyuşmazlığın ticari işten kaynaklandığını ve bu nedenle faiz oranının serbestçe belirlenebileceğini, genel kurulda belirlenen faiz oranının taraflar arasında bağlayıcı sözleşme hükmünde olduğunu, TBK hükümlerine göre daha düşük faiz uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın faiz oranına ilişkin kısmının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Takibe dayanak yapılan olağanüstü genel kurulda ödemeye ilişkin bir karar alınmadığını, toplantının usulüne uygun yapılmadığını ve sonradan düzenlenen ek tutanakla hukuka aykırı şekilde borç oluşturulduğunu, olağanüstü genel kurul kararlarının iptali için açılan davanın henüz kesinleşmediğini, bu davanın sonucunun eldeki uyuşmazlığı doğrudan etkileyeceğini ve bu nedenle bekletici mesele yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, genel kurulda yalnızca yüklenici ile görüşme yetkisi verildiğini, ek ödeme kararı alınmadığını, sonradan düzenlenen tutanağın geçersiz olduğunu, ek ödeme niteliğindeki kararlar için Kooperatifler Kanunu uyarınca 3/4 çoğunluk aranması gerektiğini, somut olayda bu çoğunluğun sağlanmadığını ve kararın bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif genel kurulunda alınan ek ödeme kararından kaynaklanan alacağa istinaden başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir. 1-HMK'nin "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41. maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek suretiyle, söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Diğer taraftan, 6763 Sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ne eklenen Ek madde 1/2 gereğince, HMK'nin 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında, 04.06.2025 tarihinden önceki kararlarda dava tarihindeki miktarın esas alınacağı öngörülmüştür. Somut davada, davanın tarihi 13.02.2020'dir. Dava konusu edilen alacak miktarı 22.947,67 TL olup mahkemece 22.570,87 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, 376,80 TL yönünden istem reddedilmiştir. Görüldüğü üzere, davacı tarafça istinafa getirilen bu miktar, HMK'nın 341/2. maddesi gereğince dava tarihi itibariyle 5.390 TL olan kesinlik sınırının altında kaldığından davacı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır. HMK'nin 346/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Ayrıca 352. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde kararın kesin olması halinde fıkra uyarınca mahkemece gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Öte yandan 360. madde gereğince de bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, Bölge Adliye Mahkemesi'nde de uygulanacaktır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine, 2-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 3-) Alınması gereken 1.541,82 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 387,30 TL harcın düşümü ile kalan 1.154,52 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına: Davacı taraftan peşin alınan istinaf harcının istek halinde iadesine, 4-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 5-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 26.03.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...