T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/91 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/163 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/10/2025 ESAS-KARAR NO : 2023/554 E - 2025/791 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/91 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/163 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/10/2025 ESAS-KARAR NO : 2023/554 E - 2025/791 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 20/02/2026 YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile ... Yapı Ltd. Şti. arasında, müvekkilin sahibi olduğu arsa üzerinde yapılacak 97.500,00 TL bedelle toplam dokuz (9) adet apart daire yapılması konusunda Eskişehir 7. Noterliğinin 18/04/2011 tarih ve 7297 yevmiye numaralı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, bu esnada davacının arsa komşusu olan ...'ın binasının yıkılma tehlikesine binaen müvekkilin komşusu ile anlaşarak binayı tahliye ettirdiğini ve karşılığında ...'a aylık 350,00 TL kira ödeme işini yüklendiğini, müvekkilin inşaat karşılığının tamamını davalıya ödemesine rağmen davalı yanın inşaata başlamadığını ve edimini yerine getirmediğini, davalı yanın daireleri teslim etmeyi taahhüt ettiği tarih olan 01/09/2011 tarihinden itibaren her bir daire için aylık 500,00 TL cezai şart ödemesi gerektiğini, bu miktarın ise 500,00 TLx9=4.500,00 TL aylık x 20 ay = 90.000,00 TL olduğunu, aynı şekilde davalı ile müvekkilin oğlu ... arasında akdedilen bir inşaat sözleşmesinin daha mevcut olduğunu, müvekkilinin oğlu tarafından da ödemeler yapılmış olmasına karşın söz konusu dairelerin de teslim edilmediğini, bu nedenle müvekkil ve müvekkilin oğlu tarafından sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle ... Yapı ... Ltd. Şti.'ye 16/11/2012 tarihli ihtarname gönderilerek 09/11/2011 tarihine kadar bitirilmesi gereken inşaatların tamamlanmaması nedeniyle gecikmeden kaynaklı zararın ve aylık kira bedellerinin ödenmesinin istenildiğini, devam eden süreçte, ... Yapı ... Ltd. Şti. yetkililerinin tehdit, hile ve baskı yolu ile davacıya 1.218.000,00 TL tutarında yirmi bir (21) adet bono imzalattırdıklarını, bunun üzerine müvekkilin şikayette bulunduğunu ve 2012/29568 sayılı dosya ile soruşturma başlatıldığını, davalının, ... Yapı Şti. Ile birlikte hareket ederek 10/10/2012 tanzim ve 20/11/2012 vade tarihli, lehdarı ... olan bonoyu düzenlediğini, müvekkil ile davalı arasında alacak borç ilişkisi olmadığını, davalının savcılık ifadesinde, "... Yapı ... Ltd. Şti'den 70.000,00 TL alacağı olduğunu, kendisine borçlu olan ...'ın yanında gördüğü ... 'ın (davacı) kendisinden borç istemesi üzerine hemen nakit olarak 80.000,00 TL borç verdiğini ve karşılığında ...'ın düzenlediği senedi ...'ın yanında imzaladığını" söylediğini, ancak davacının bu şahısla ne mal ne de para alışverişi olmadığını, zaten işçi olduğunu ve aylık gelirinin 2.000,00 TL civarında bulunduğunu beyan eden davalının tanımadığı birisine 80.000,00 TL borç vermesinin mümkün olmadığını, davalının kötü niyetli olarak müvekkile baskı ve tehdit uygulayarak senetleri imzalattığını, devamla da davalının karşılığı olmayan senede dayanarak müvekkil aleyhine Eskişehir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/13474 Esas sayılı dosyasında takip başlattığını, savcılık dosyasında bulunan ses kayıtlarında da davacının kendisine borcu olmadığını itiraf ettiğini, müvekkilinin baskı ve tehdit kullanılarak dolandırıldığını belirterek, borçlu olmadığının tespitine ve davaya konusu bononun iptaline, ayrıca davalı aleyhine %20 tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin davacıya senet imzalattırmadığını, davaya konu senedi davacının aldığı borç para karşılığında imzaladığını, davacının müvekkili tanımadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının, oğlu ...'a hileli şekilde devrettiği dükkanların kiracılarının davalı tarafından bulunduğunu ve kendileriyle sözleşme yapılmasını sağladığını, davacının, davalıda oluşturduğu güven ile borç para aldığını, ancak kötü niyetli davranarak kurgu senaryolar kurup sahte deliller oluşturmaya çalışarak borçtan kurtulmaya çalıştığını, davacının iddia ettiği gibi müteahhit firmanın müvekkile borcu nedeniyle senedi imzalayıp verdiği kabul edilse bile, davacının üçüncü şahsın borcunu üstlenerek garantör sıfatıyla iş bu borcu ödemeyi kabul ettiğini, müvekkilin bir gıda firmasında yetkili pozisyonda çalıştığını, hali vaktinin yerinde olduğunu ve bahsedilen miktarın çok üzerinde borç para verebilecek durumda bulunduğunu, davacının müteahhit firma ile olan ihtilaflarının bedelini müvekkile ödettirmeye çalıştığını, davaya konu senedin kayıtsız şartsız bir borç edimini içerdiğini ve imzanın da davacıya ait olduğunu, davacının bedelsizlik iddiasını ispatlaması gerektiğini, gerçekliği tartışma konusu olan ve sahte olduğu belli yasa dışı telefon kayıtlarının davada delil olarak kullanılmasına izinlerinin ve muvafakatlarının bulunmadığını, ayrıca tanık dinletme talebine de izin ve muvafatlarının olmadığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, Cumhuriyet Savcılığınca ilgililerin ifadesinin alınması, adı geçenlerin bir kısmına ait telefon görüşme dökümleri ile kamera görüntülerinin çözümlerinin yaptırılması sonucunda tüm ifadeler ve olaylar bir bütün olarak incelendikten sonra, savcılık dosyasında, senet lehtarlarının yanına, davacının, şikayetçi olduğu ... Yapı Ltd. Şti. yetkilileri ile birlikte gittiği ve ... Yapı Ltd. Şti. alacaklılarına "ben ortaklarıyım, borçlarını ben üstleniyorum" şeklinde beyanda bulunduğu, devamla da ... Yapı Ltd. Şti. alacaklılarına dava konusu senedi (senetleri) düzenleyerek verdiği, davacı ile ... Yapı Ltd. Şti. arasında bina yapmak üzere gerçekleştirilen anlaşmaların mevcut olduğu, davacı (müşteki) ...'ın 1-10 Kasım tarihleri arasında on (10) gün alıkonulmasının ve bu süre içerisinde üç (3) gün çok farklı yerlere ve kişilere götürülerek bizzat eliyle zorla düzenletilen senetleri vermesinin sağlanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu doğrultuda yapılan değerlendirmede somut olayda, davacının davalı ile hukuki ilişki içinde senetleri düzenleyip verdiği ve senetlerin davacı tarafça iddia edildiği gibi tehdit ve baskı altında düzenlendiği iddiasının davacı tarafından ispat edilemediği, bu itibarla davacının senet kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, ayrıca icra takibin durduğu, buna göre davalı lehine kötüniyet tazminatı verilmesini gerektirir bir durum olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkile imzalatılan bonoda tahrifat bulunduğunu, bu hususun Jandarma Genel Komutanlığı tarafından hazırlanan 25/04/2017 tarih ve 2017/1050290 kayıt numaralı uzmanlık raporu ile belirlendiğini, tahrifat yapıldığının tespiti halinde veya senette tahrifatın açıkça anlaşılması durumunda tahrifatın ne zaman gerçekleştirildiği hususunun alacaklı davalı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, bu hali ile ispat yükünün yer değiştirdiğini, dava dilekçesinde davalının ticari defterleri delil gösterilmesine karşın davalının ticari defterlerini sunmadığını, müvekkilin davalıya bir borcunun bulunmadığını ve bononun zorla imzalatıldığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının, icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı ve bu kapsamda senedin iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, senede dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı menfi tespit ve senet iptali talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davaya konu senet nedeniyle, davalı alacaklı ... tarafından davacı ... aleyhine Eskişehir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/13474 Esas sayılı takip dosyası ile, 80.000,00 TL asıl alacak, 831,78 TL işlemiş faiz, 66,85 TL ihtiyati haciz giderleri ve 220,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 81.118,63 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 20/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."