İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında 24/04/2013 tarihli banka ve kredi kartlarına ilişkin üye işyeri sözleşmesi akdedildiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin fesh edildiğini, bu kapsamda davalının müvekkiline olan 108.353,06 T…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1252 KARAR NO : 2025/1498 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/03/2022 NUMARASI : 2018/551 Esas - 2022/189 Karar DAVA İtirazın İptali (Bankacılık İşleminden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 18/06/2018 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında 24/04/2013 tarihli banka ve kredi kartlarına ilişkin üye işyeri sözleşmesi akdedildiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin fesh edildiğini, bu kapsamda davalının müvekkiline olan 108.353,06 TL borcunun tahsili için İstanbul 8. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibinin başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP : Davalı vekili, alacağın mahiyetinin belli olmadığını, davacının müvekkilinin hesabına bloke koyduğunu, sözleşme feshinin haksız olduğunu, müvekkilinin işyerinden yapılan alışverişlerin tahsilatlarla ilgili açıklama yapılmadan şikayet olduğunun belirtildiğini, bunların doğruluğunun araştırılmadığını ve şikayetlerden bankanın sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, 23/11/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının davalıdan 94.310,16-TL asıl alacak, 5.022,97-TL işlemiş temerrüt faizi ve 97,64-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 99.430,77-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği ve yargılamayı gerektiren alacağın likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ne davalının icra takibine itirazının 99.430,77-TL üzerinden iptali ile 94.310,16-TL asıl alacağa takip tarihinden yıllık %72 oranında akdi temerrüt faizi uygulanarak takibin devamına, fazla talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : 1- Davacı vekili, davanın 108.353,06-TL üzerinden ve icra inkar tazminatına da karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın reddedilen kısmının kaldırılmasına ve davanın kabulü ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.2- Davalı vekili, dosya sundukları belgelerin ısrarla bilirkişiler tarafından incelenmediğini, müvekkilinin mail order satış yönetimine ilişkin tüm prosedürü uyguladığını; taraflar arasındaki sözleşme genel işlem şartı niteliğinde hükümler içerdiğinden geçersiz olduğunu; iki farklı bilirkişi raporundaki çelişkinin giderilmediğini; davacının sunduğu yeni belgelere muvafakat etmediklerini; müvekkilinin uluslararası bir dolandırıcılık şebekesinin tuzağına düşmüş olabileceğinin belirtilmesine rağmen bankanın gerekli güvenlik önlemlerini alıp almadığının irdelenmediğini; bankanın sorumsuz hareket ederek söz konusu harcama şikayetlerinin doğruluğunu araştırmadığını; %72 faiz oranın fahiş olduğunu, karardan sonra davacının müvekkiline gönderdiği icra emrinde asıl alacağın neredeyse 4 katı olan 333.191,32-TL işlemiş faiz talep ettiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, davacı banka ile davalı arasındaki üye işyeri sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasında 24/04/2013 tarihli üye işyeri sözleşmesi kapsamında; davalının işyerinde 29/08/2016 tarihinde 1 adet, 22/09/2016 tarihinde 4 adet ve 23/09/2016 tarihinde 15 adet mail order yoluyla tamamı yabancı olan kişilerce çeşitli tutarlarda satım işlemleri yapıldığı, bu işlemlerden 22/09/2014 tarihinde ...1376 nolu kartla yapılan 11.020-TL bedelli işlem dışındaki 19 adet işleme, kart sahiplerinin süresinde charge back kurallarına göre kendi yabancı bankalarına "dolandırıcılık" açıklamalarıyla ve harcamaları kendilerinin yapmadığından bahisle itiraz ettikleri, charge back prosedürü kapsamında davacı bankanın davalıdan söz konusu işlemlere ilişkin belgeleri talep ettiği, davalının dosyaya da sunduğu işlemlere ilişkin faturalar, kişilerin pasaportları, slip belgesi ve mail order ödeme formlarının karşı tarafa davacı banka tarafından gönderildiği; fakat yine davalının dosyaya sunduğu taraflar arasındaki e-posta yazışmalarına göre, özellikle satılan malların ilgilisine teslim edildiğine dair belge istenildiği, davalının gönderdiği belgelerin harcama itiraz prosedürü kapsamında kabul edilmediği, davalının bu itirazları hakem komitesine taşıması durumunda dosya başına 600-Euro masraf çıkacağının, o yola başvurulmazsa dosyaların kapatılacağı ve söz konusu harcama tutarlarının davalı hesabına borç kaydedileceğinin bildirildiği; davalının bu yola başvurmaması üzerine, harcama tutarlarının davalı hesabına borç kaydedildiği bildirilmiştir.Davacı 03/05/2017 tarihli ihtarname ile , davalının 24/04/2013 tarihli üye işyeri sözleşmesine aykırı davrandığından sözleşmenin fesh edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sözleşme kapsamında ödediği 102.397,03-TL'nin temerrüt faiziyle birlikte tebliğden itibaren 24 saat içinde ödenmesi istemiştir. İhtar, davalıya 05/05/2017 tarihinde tebliğ edilmiş; davalının davacıya gönderdiği 09/05/2017 tarihli cevabi ihtarda, davaya konu mail order usulüyle yapılmış satımların kurallara uygun yapıldığı bildirilmiştir.Mahkemece alınan 29/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda, davalının işyerinden mail order yöntemiyle 143.770-TL tutarında işlem yapıldığı, itiraz edilen işlem miktarının 135.520-TL olduğu, davalının hesabından davacının 72.792,36-TL tahsil ettiği, 62,727,64-TL borç kaldığı ve takipte istenebilecek tutarın 66.714,39-TL olduğu belirtilmiştir.Tarafların itirazı üzerine başka bir bankacı bilirkişiden alınmış 04/12/2020 tarihli kök raporda, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 32/1. maddesinde kart numarası bildirilmek suretiyle üye işyerinden telefon, elektronik ortam, sipariş formu (mail order) veya diğer iletişim araçları yoluyla yapılan işlemlerden doğacak anlaşmazlıklarda ispat yükünün üye işyerine ait olduğunun kabul edildiğini; taraflar arasındaki "Üye İş Yeri Sözleşmesi"nin 16/8. maddesinde "Üye işyerinin mal ve hizmet alımında bulunan kişiye ait bilgilerle üye bilgilerinde Uyumsuzluk ve/veya kredi kartının. son kullanım tarihinin dolması halinde yapılan ödeme bankaca reddedilmeyecek, mal ve hizmet alır meblağı üyenin kredi kartının bağlı olduğu hesaptan bankaca alınarak, üye işyerinin banka hesabına alacak kaydedilecektir. Üye İşyeri bu işlemle ilgili tüm sorumluluğun tamamen kendisine ait olduğunu kabul beyan eder. Daha sonra üye tarafından bu hususta herhangi bir itirazda bulunulması halinde, banka, üye işerine herhangi bir bildirimde bulunmaya gerek kalmaksızın, itiraz edilen meblağı, üye işyerinin banka nezdindeki hesabından veya sair hak ve alacağından re'sen takas ve mahsup ederek üye'ye iade etmeye tam yetkilidir. Bu konuda Üye İşyeriyle üye (kart hamili) arasında doğacak ihtilaflardan dolayı banka sorumlu değildir..." şeklinde düzenlendiğini; hem bu hüküm hem de emsal Mail Order Ek Sözleşmesinin 3.6. ve 3.8. maddeleri dikkate alındığında, davalı üye işyerinin kart hamilinden mail order talimatı alınmak suretiyle yaptığı satışlar sırasında eksik ve hatalı bilgiler girilip bankadan alınan provizyon sonucunda bu işlemlere kart hamilince itiraz edilmesi halinde bunun yegane sorumlusunun davacı üye işyeri olacağının ve mail order sistemi üzerinden yapılan satış bedellerine kredi kartı hamilinin itiraz etmesi halinde bunun bedelinin davalı üye işyeri hesabına borç kaydedileceğinin kabul edildiği; charge back kurallarının anlatıldığı; davaya konu işlemlere ilişkin davalı vekilinin sunduğu bilgi ve belgelerin değerlendirildiği, buna göre uluslararası mastercard ve visa kuralları gereğince sunulan belgelere rağmen itirazlar sürdüğünden davacı bankanın charge back işlemlerini gerçekleştirmek zorunda kaldığı; itiraz edilen işlemler ve davacının davalının hesabındaki kesintiden sonra davalının kalan borcunun 62,727,64-TL olduğu; davacının talep ettiği temerrüt faizi oranının taraflar arasındaki sözleşmenin "temerrüt faizi" başlıklı 7. maddesine uygun olduğu; davalının ihtarın tebliğ tarihine göre temerrüde düştüğü 07/05/2017 tarihinden 02/06/2017 takip tarihine kadar 3.340,89-TL işlemiş faiz hesaplandığı; sonuç olarak davacının davalıdan takipte 62.727,64-TL asıl alacak, 3.3340,89-TL işlemiş faiz ve 97,64-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 66.166,17-TL olduğu görüşü belirtilmiştir.Davacı vekilinin rapora itirazı üzerine 16/02/2021 tarihli duruşmada, davacı bankadan 18/01/2017-13/03/2017 tarihleri arasında yansıyan toplam 94.310,17-TL charge back bedelinin hangi ve kime ait kredi kartı ile harcama yapıldığına ilişkin ayrıntılı tablo istenilmiş,davacı banka, 01/06/2021 tarihli cevabi yazı ile, itiraza uğrayan 29/08/2016 tarihli 1 adet, 22/09/2016 tarihli 3 adet ve 23/09/2016 tarihli 15 adet toplam 167.102,52-TL'lik işlem bilgileri gönderilmiştir.Davalı aynı duruşmada davacının yeni delil sunmasına muvafakat etmediklerini belirtmiş ise de davacı tarafça delil olarak banka kayıtlarına dayanıldığından mahkemece daha evvel sunulmayan bu belgelerin istenilmesi yeni delil sunulması kapsamında olmadığından bu hususa ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Eksik belgelerin ikmalinden sonra alınan 23/11/2021 tarihli ek raporda, itiraza uğrayan 19 adet işlemin 167.102,52-TL bedelli olduğu, davacının davalı hesabından tahsil ettiği 72.792,36-TL düşüldüğünde 94.310,16-TL kaldığı (takipte 8.086,87-TL fazla istenildiği), bu bedel üzerinden 07/05/2017 tarihinden 02/06/2017 takip tarihine kadar %72 5.022,97-TL işlemiş faiz hesaplandığı; sonuç olarak davacının davalıdan takipte 94.310,16-TL asıl alacak, 5.022,97-TL işlemiş faiz ve 97,64-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 99.430,77-TL alacaklı olduğu hesaplanmıştır.Mahkemece hükme esas alınan ikinci bilirkişinin 04/12/2020 tarihli kök raporundaki tespitler ile bilirkişinin 23/11/2021 tarihli ek raporundaki hesaplamalara göre karar verilmiştir. Davalı iki bilirkişinin raporları arasında çelişki olduğunu ileri sürmüşse kök ve ek rapor birbirini tamamlamaktadır. 5464 sayılı Kanun hükümleri, taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesi ve uluslararası charge back kuralları dikkate alındığında, davalının işyerinden mail order yöntemiyle yapılmış 19 adet işleme kredi kartı sahiplerinin itiraz ettiği, davacının sunduğu itiraz belgelerinde bir kısım işlemlerdeki kredi kartı sahiplerinin isimleriyle davalının sunduğu işlem belgelerindeki isimlerin farklı olduğu, itiraz prosedürü kapsamında davalının sunduğu belgelere rağmen kart hamillerinin itirazının devam etmesi üzerine davalının itiraz konusunda hakem komitesine taşımaması yüzünden, davacının charge back ödemesi yaptığı ve davalının hesabına borç alarak kayıt ettiği bu tutarları, davalıdan talep edebileceği sonucuna varılmaktadır. Zira söz konusu işlemlerden dolayı sorumluluk davalıya ait olup, davacının şikayetlerin içeriğinin doğruluğunu araştırma yükümlülüğü bulunmamakta ve davalının uluslararası bir suç şebekesinin dolandırıcılığına maruz kalması ihtimalinde sorumluluk yine davalıdadır. Sözleşmenin 2013 yılında imzalandığı 2017 yılına kadar uygulandığı ;uluslarası kart kurallarına paralel hükümler taşıyan sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğunun ileri sürülmesi, iyiniyet ilkelerine uygun değildir.23/11/2021 tarihli ek raporda alacağın davacının kendi kayıtlarına göre belirlenmesi, temerrüt faizi oranının üye işyeri sözleşmesinin 7. maddesine uygun olarak tespit edilmesi (Yargıtay 19. HD'nin 2008/1089 E., 2008/8454 K. sayılı ve 16/09/2008 tarihli ilamı) ve ilamlı icrada istenilen bedele ilişkin bir inceleme yapılamayacak olması karşısında; davacı vekilinin miktara,davalı vekilinin sorumluluğa yönelik istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.Ancak mahkemece, davacının iadesini istediği bedel likit olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve davacının istinaf nedeni haklı bulunmuştur (Yargıtay 19. HD'nin 2012/1614 E., 2012/4836 K. sayılı ve 22/03/2012 tarihli ilamı). Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davanın kısmen kabulü ile birlikte davacı lehine icra inkar tazminatına da karar verilmesi gerekirken bu talebin reddine karar verilmesi yerinde olmadığından, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından kararın kesinleşen kısımları dikkate alınarak yeniden karar verilerek, itirazın kısmen iptaline ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/03/2022 Tarih 2018/551 Esas 2022/189 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne davalının İstanbul 8. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 99.430,77-TL alacak bakımından iptaline ve 94.310,16-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %72 oranda temerrüt faizi işletilerek devamına, fazla istemin reddine,%20 oranda hesaplanan 19.886,15-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,"İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 6.792,12-TL karar harcından,1.308,63-TLpeşin harcın mahsubu ile kalan 5.483,49-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,Davacı tarafça yatırılan 1.349,73-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davacı tarafından yapılan 1.850-TL bilirkişi ücreti, 200-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.050-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.881,19-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı lehine takdir olunan 13.395,92-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davalı lehine reddedilen miktar üzerinden takdir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"Alınması gereken 6.792,12-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.698,03-TL harcın mahsubu ile kalan 5.094,09-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından sarf edilen 32,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025