T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:02/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:16/10/2025 (Ara Karar) DAVA:Maddi Tazminat GEREKÇE TARİHİ:02/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ D…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:02/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:16/10/2025 (Ara Karar) DAVA:Maddi Tazminat GEREKÇE TARİHİ:02/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/06/2025 tarihinde, Müvekkil ...'a ait ve oğlu ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı VİP minibüs araç Kepez ilçesi ... caddesi üzerinde kırmızı ışıkta beklerken ... plakalı motosikletin müvekkilinin aracının sol tarafından çarpması sonucu sol dikiz aynasını kırılarak maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalının kazaya tam kusurlu hareketi ile sebebiyet verdiğini, ... Sigorta Şirketinin ... Poliçe Nolu sigortalısı olmasından dolayı sigorta şirketine 'hasar bedeli ve değer kaybı' başvurusu yapıldığını, müvekkiline ait aracın hasarı ekli faturaya göre 14.306,32 TL iken, davalı sigorta şirketi tarafından 28/07/2025 tarihinde yalnızca 11.921,93 TL ödeme yapıldığını, sigorta şirketine ödenmeyen kısım için mail atılmış ise de 2.384,39 TL bakiye hasar bedelinin müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin aracı 25 gün boyunca ... servisinde kaldığını, aracı bu süre zarfında kullanamadığını, aracının orijinal olduğunu, daha öncesinde hiç kazası olmadığını, değer kaybı yaşadığını belirterek ... plakalı motosikletin trafik kaydına kararın kesinleşmesine kadar cebri icra yoluyla satışı ve 3. şahıslara devri engelleyici nitelikte ihtiyati tedbir şerhi konulması, ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybına yönelik şimdilik 100,00 TL, bakiye hasar bedeline yönelik 2.384,39 TL nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ikame araç bedeline yönelik şimdilik 100,00 TL nin araç sürücüsünden tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurda görülmekte olan davada davacı ...'nin kasko sigortacısı ... sigortaya 47.197,82 TL rücu tediye ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödeme ile müvekkil şirketin sorumluluğunun kalmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte aksi kanaatte olunması halinde müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak ve ancak bakiye poliçe limiti kadar olacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince 16/10/2025 tarihli ara kararı ile; "üzerinde ihtiyati tedbir kararı konulması istenen davalının aracının dava konusu olmadığı" gerekçesiyle "davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin ihtiyati tedbir talebini uyuşmazlık konusunun menkul veya gayrimenkul olmaması gerekçesiyle reddettiğini ancak ihtiyati tedbirin Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak bireylere etkin hukuki himaye sağlamayı amaçladığını, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun ilgili kararında ihtiyati tedbirin hak arama hürriyetinin etkin bir unsuru olarak önemini vurguladığını, HMK'da "Geçici Hukuki Korumalar" üst başlığı altında yer alan ihtiyati tedbirin asıl yargılamada verilecek hükmün gerçekleştirilmesini temin eden ve hakların korunması bağlamında hukuk devleti ilkesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu, bu sebeple davacı yararına ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken talebin reddedilmesinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, HMK'nın 389/1 maddesi gereğince, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı, tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakınca ya da ciddi bir zarar doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, müvekkilinin duyumları çerçevesinde davalı ...'ün üzerine kayıtlı ve kazaya sebep olan ... plakalı motosiklet haricinde başkaca taşınır veya taşınmaz malının bulunmadığını, bu durumun dava sonunda müvekkilinin tazminat hakkını elde edebilmesinin önünü kapatacağını ve tahsil imkanının kalmayacağını, emsal nitelikteki ekte sunulan Antalya 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyalarında benzer değer kaybı konulu davada mahkemece 1000 TL teminat karşılığında bir aracın trafik kaydına ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine karar verildiğini, dava konusunun aynı olması ve HMK'nın 389. maddesindeki şartların oluşması sebebiyle, teminatsız, mümkün değilse belirlenecek makul bir teminat karşılığında davalıya ait ... plakalı motosikletin trafik kaydına, kararın kesinleşmesine kadar cebri icra yoluyla satışı ve üçüncü şahıslara devri engelleyici nitelikte tedbir şerhi konulmasını talep ettiklerini, yerel mahkemenin ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesindeki tüm açıklamalarına ve sundukları delillere rağmen taleplerini reddetmesinin kabul edilemez olduğunu, koşulları oluşan ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmesi ve yasaya aykırılık teşkil eden kararın iptaline karar verilerek doğacak hakların güvenceye kavuşturulması gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye hasar, değer kaybı ve ikame araç bedeli istemine, uyuşmazlık ise, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın yerinde olup olmadığına ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde ihtiyati tedbir müessesesi düzenlenmiş olup; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir öğretide kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki koruma şeklinde tarif edilmiştir. HMK'nın 390/3 maddesinde tedbir talep edenin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirteceği ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu hususu belirtilmiştir. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesindeki yasal düzenleme gereği ancak uyuşmazlık konusu bakımından ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilebilmesine, bu anlamda bir miktar paranın tahsiline yönelik açılan tazminat davasında tedbir istenen davalı ...'e ait ... plaka sayılı aracın uyuşmazlık konusu olmaması nedeni ile, ihtiyati tedbir kurumunun kendine özgü sınırları içerisinde yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde ilk derece Mahkemesinin tedbir talebinin reddine kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA ve ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi. 02/03/2026 ...