10. Ceza Dairesi 2023/13513 E. , 2024/25476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 31.05.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiğ
**10. Ceza Dairesi 2023/13513 E. , 2024/25476 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 31.05.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/3475 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63267 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63267 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanığın incelemeye konu 05.03.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2019 tarihli ve 2019/30702 sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı ve Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de; Sanık hakkında, daha evvel 14.11.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 04.03.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın denetime uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2016 tarihli ve 2016/14674 sayılı iddianameyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2016 tarihli ve 2016/362 esas, 2016/541 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbarı sonrası, Bakırköy 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2018 tarihli ve 2018/542 esas, 2018/633 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ve verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/3291 esas, 2019/446 sayılı ilâmı ile atılı suçun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak yeterli ve kesin delil bulunmadığından bahisle hükmün kaldırılarak, sanığın beraatine karar verildiği, Bu haliyle, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan incelemeye konu dosyada, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 05.03.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2019 tarihli ve 2019/121759 Soruşturma, 2019/43135 Esas, 2019/30702 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16.02.2021 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/120 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. Dosya arasında bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/3291 Esas, 2019/446 Karar sayılı kararının incelenmesinde; 1. Sanığın 14.11.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2015 tarihli ve 2015/3220 Soruşturma, 2015/290 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca, beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, 2. Yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2016 tarihli ve 2015/3220 Soruşturma, 2016/19618 Esas, 2016/14674 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2016 tarihli ve 2016/362 Esas, 2016/541 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 01.12.2016 tarihinde kesinleştiği, 4. Sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Bakırköy 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2018 tarihli ve 2018/542 Esas, 2019/633 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, 5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/3291 Esas, 2019/446 Karar sayılı kararı ile, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak delil yetersizliğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. C. Dosya kapsamına göre; Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, yargılama konusu 05.03.2019 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılmıştır. Sanık hakkında daha önceden 14.11.2014 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04.03.2015 tarihli ve 2015/3220 Soruşturma, 2015/290 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı takiben, şüphelinin denetim süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmaması nedeniyle kamu davası açılması üzerine, Bakırköy 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2016 tarihli ve 2016/362 Esas, 2016/541 Karar sayılı kararı ile, sanığın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 01.12.2016 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Bakırköy 35.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2018 tarihli ve 2018/542 Esas, 2019/633 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/3291 Esas, 2019/446 Karar sayılı kararı ile, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak delil yetersizliğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine kesin olarak karar verildiği, bu haliyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/120 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde karar verildi.