11. Hukuk Dairesi 2011/2957 E. , 2012/9117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.03.2010 tarih ve 2008/101-2010/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm b
**11. Hukuk Dairesi 2011/2957 E. , 2012/9117 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.03.2010 tarih ve 2008/101-2010/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili henüz 16 yaşında ve reşit değilken, annesi ...'ın velayeten ve kayyım sıfatıyla hareket ederek Akmer Mermercilik ve Madencilik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait 36 hisseyi 900.000.000 TL bedelle ...’den satın aldığını, bu satın alma işleminin müvekkilinin küçük olması nedeniyle ... tarafından kayyım olarak yapıldığını, fakat yapılan işlemin TMK.345-403. madde 3. fıkrası ve 463. maddesi gereğince geçersiz olduğunu, zira denetim makamının izni gerektiğini, müvekkilin devir tarihinde hiçbir mal varlığı olmayıp hisse bedelini de anne ve babasının verdiğini ileri sürerek devir işleminin iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı, hisse devir işleminin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, TMK.'nın 345. maddesine göre çocuk ile ana veya baba arasında ya da ana ve babanın menfaatine olarak çocuk ile üçüncü kişi arasında yapılacak bir işlemle çocuğun borç altına girebilmesi bir kayyımın katılmasına ve hakimin onayına bağlı olduğu, ancak hisse devir sözleşmesinin davacı ile anne veya babası arasında yapılmadığını, hisse devir sözleşmesi tanzim tarihinde ergin olmayan davacının 09.02.2000 tarihinde reşit olduktan sonra sekiz yılı aşkın bir süre hisse devir sözleşmesinin geçersizliğini ileri sürmemesinin akde onay verdiğini gösterdiği, reşit olduktan sonra icazet verdiği bir işlem için artık hakimin onayını aramaya gerek olmadığı, akit tarihinde reşit olmayan davacının reşit olduktan sonra uzun süre bu akde dayanarak yapılan işlemlere itiraz etmemesinin o akde icazet verdiğini gösterdiği, bu aşamada artık sözleşmenin şekil yönünden geçersizliğini ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığı, davacının dava tarihine kadar geçen sekiz seneyi aşkın bir süre hisse devir sözleşmesinin geçersizliği ile ilgili hiçbir iddiada bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.