13. Ceza Dairesi 2013/3478 E. , 2014/8195 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuklar hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasında bir isabets…
**13. Ceza Dairesi 2013/3478 E. , 2014/8195 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuklar hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, II-Suça sürüklenen çocuklar hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler ile ilgili temyiz talebinin incelenmesine gelince; Suça sürüklenen çocuklar hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasında, yine 23.03.2011 tarihli olay yeri inceleme raporu ile görgü tespit tutanağı içerikleri, 02.12.2011 tarihli keşif sonucu düzenlenen 07.12.2011 tarihli bilirkişi raporu ile ,... Eczanesi sahibi olan müşteki...'nün 16.02.2012 tarihli oturumda alınan beyanı da gözetilerek, suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan da hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki (1) ve (2) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Adli sicil kayıtları içeriğine göre daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan suça sürüklenen çocukların iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından hapis cezası tercih edilerek tayin olunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalarının 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesine göre, 50/1 inci maddesinde yer verilen para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Suça sürüklenen çocuk ...'ın adli sicil kaydında gözüken ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik karar olduğu ve suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmediği, suça sürüklenen çocuk ...'nın ise adli sicil kaydının bulunmadığının anlaşılması karşısında, haklarında 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan müştekinin zararının bulunmadığı da değerlendirilip denetim olanağı verecek biçimde karar yerinde tartışılarak, anılan Kanun maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, “müştekilerin uğramış oldukları zararı gidermemiş oldukları” biçiminde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile CMK’nın 231. maddesinin uygulanmamasına hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.