Hukuk Genel Kurulu 2012/5-562 E. , 2012/1088 K. "" MAHKEMESİ : Trabzon 3.Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/07/2011 Taraflar arasındaki "kamulaştırma bedel tespiti-tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Trabzon 3.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 15.10.2009 gün ve 2009/68 E-2009/304 K. sayılı kararın incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5.Hukuk Dairesi'nin 20.04.2011 gün ve 2010/20626 E.-2011/6972 K. sayıl…
**Hukuk Genel Kurulu 2012/5-562 E. , 2012/1088 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Trabzon 3.Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/07/2011 Taraflar arasındaki "kamulaştırma bedel tespiti-tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Trabzon 3.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 15.10.2009 gün ve 2009/68 E-2009/304 K. sayılı kararın incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5.Hukuk Dairesi'nin 20.04.2011 gün ve 2010/20626 E.-2011/6972 K. sayılı ilamıyla bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDENLER : Taraflar vekilleri HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297.maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. HMK’nun 294.maddesinin 3.fıkrasında ise “Hükmün tefhimi herhalde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur” hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca, bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini yitirdiğinden ona atıf suretiyle hüküm tesisinin yukarıda açıklanan kurallara uygun düşmeyeceği de aşikardır. Nitekim Yargıtay'ın yerleşmiş görüşü de bu yöndedir (Hukuk Genel Kurulu'nun 19.06.1991 gün 323-391 sayılı; 10.09.1991 gün 281-415 sayılı; 25.09.1991 gün 355-440 sayılı; 05.12.2007 gün 981-936 sayılı; 23.01.2008 gün 29-4 sayılı; 05.10.2011 gün 607-604 kararları). Somut olaya gelince; mahkemece aslolan kısa kararda yukarıda açıklanan mevzuata uygun hüküm fıkrası oluşturmak yerine “taşınmazın kamulaştırma bedelinin 467.445,29 TL olarak tespitine” şeklinde sanki taşınmazın tamamının irtifak hakkı kamulaştırma bedeline hükmedilmişcesine kısa karar oluşturulmuş, gerekçeli kararda ise “ dava konusu Trabzon ili, Merkez A... Köyü, ... Ada, ... Parselde tapuya kayıtlı 16.682,58 metrekare taşınmazın 15.645,92 metrekarelik kısmının irtifak hakkı kamulaştırma bedelinin 467.445,89 TL olarak tespitine” şeklinde gerekçeli karar oluşturularak gerekçeli karar kısa karar çelişkisi oluşturulmuştur. Bu durumda, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde usulün öngördüğü anlamda oluşturulmuş bir hüküm bulunmadığı gibi, direnme kararlarını denetleyen Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenebilecek nitelikte teknik anlamda bir direnme hükmü de bulunmadığı her türlü duraksamadan uzaktır.