T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1271 Esas KARAR NO: 2026/373 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2022/392 Esas- 2023/181Karar TARİH : 14/03/2023 DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) KARAR TARİHİ: 02/03/2026 İlk derece Mahkemesi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1271 Esas KARAR NO: 2026/373 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2022/392 Esas- 2023/181Karar TARİH : 14/03/2023 DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) KARAR TARİHİ: 02/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile .... A. Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedilmiş olup diğer davalılar... ve ... tarafından işbu sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalanmış olduğunu, borçlu şirket tarafından, müvekkili bankaya olan borcun zamanında geri ödenmemesi sebebiyle hesapları kat edilmiş ve davalılara .... Noterliği'nin 08/09/2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderilmiş olduğunu, ihtarnamedeki alacak rakamı toplamının 110.880,27-TL olduğunu, işbu alacağın 100.200,27-TL'si nakdi, 10.680-TL'si ise gayrinakdi alacaktan oluşmakta olduğunu, gayrinakdi alacak, davalı şirkete verilmiş ancak iade edilmemiş 4 adet çek yaprağının banka sorumluluk bedelinden kaynaklanmakta olduğunu, ihtarname üzerine davalılar tarafından ödeme yapılmamış olduğunu, müvekkili bankanın alacağını tahsil etmek amacıyla taraflarınca .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış olduğunu, işbu icra takibinde davalı borçlular tarafından asıl alacağa, faize ve ferilerine itiraz edilmiş olduğunu, bunun üzerine taraflarınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş olduğunu ancak 2022/50531 numaralı arabuluculuk dosyasından anlaşma sağlanamadığını, dolayısıyla, borçlular aleyhine itirazın iptali davası ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, davalılar tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapılmış olan itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, müvekkili banka ile davalı şirket arasında imzalanan ve diğer davalının kefil olduğu Genel Kredi Sözleşmesi'nin geri ödemelerinin zamanında yapılmamış olmasından kaynaklanan borca ilişkin olarak .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapılmış olan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, dolayısıyla, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin toplam 101.077,02-TL nakdi, 10.680-TL gayrinakdi alacak üzerinden devam etmesine karar verilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalıların icra takibine yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin toplam 101.077,02-TL nakdi, 10.680-TL gayrinakdi alacak üzerinden devamını, haksız ve kötü niyetli itirazdan dolayı, davalı borçluların %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacaklının doğrudan müteselsil kefillere takip edebilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerektiğini, dosyada bu şartlar sağlanmadığından tebliğ edilmiş ihtar olmadığından, ödeme güçlüğü olmadığından, temerrüt şartları oluşmadığından davalı kefiller hakkında icra takibi yapılamayacağını, TBK 583. Maddesi uyarınca kefillik şartları yerine getirilmediğinden geçerli bir kefalet ilişkisi olmadığını, aynı zamanda eşin rızası şartı yerine getirilmemiş olduğunu, müvekkillerinin davacıya borcu olmadığını, alacağın likit olmadığını, yargılama yapılması gerektiğini, bu nedenle icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi gerektiğini, talep edilen faiz oranı fahiş olduğunu, faiz oranını kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, davacı tarafından başlatılan ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosya ile başlatılan haksız ve kötüniyetli icra takibi nedeniyle davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın reddini, davacının dava değerinin ene az %20 si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 14/03/2023 tarih ve 2022/392 Esas- 2023/181 Karar sayılı kararında;".......Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; İcra dosyası, taraflar arasında düzenlenen sözleşme, hesap kat ihtarnamesi, davacı bankanın ticari defter ve kayıtları ile dayanılan diğer deliller ve tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, davacı banka ile davalı .... A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların, 6102 sayılı TBK m.583 ve TBK 584. Maddelerde öngörülen şekli şartları uygun şekilde, genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, imzalanan sözleşme kapsamında davalı şirkete kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine, hesabın kat edilerek, hesap kat ihtarnamesinin davalılara keşide edildiği ve icra takibine geçildiği, davacı tarafça fiilen uygulanan daha yüksek bir oranda kredi kullandırıldığına dair belge sunulmadığından davaya konu krediye uygulanan faiz oranı üzerinden %50 fazlası olarak hesaplanan faiz oranı temerrüt faizi olarak kabul edilerek davacı bankanın davalılardan icra takip tarihi itibariyle sözleşmeye istinaden bilirkişi tarafından hesaplanan tutar kadar alacaklı olduğu, davalıların icra takibine yaptıkları itirazlarının yerinde olmadığı, kanaati oluştuğundan, davacının davasının kısmen kabulü ile, tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla; .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından; nakit alacağa ilişkin talep yönünden, davalıların, 100.200,27-TL. asıl alacak,324,22-TL.işlemiş faiz,16,21-TL. faizin %5 BSMV’si olmak üzere toplam 100.540,70-TL. üzerinden yapmış oldukları itirazlarının iptaline, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %34,56 oranında temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebinin reddine, gayri nakit alacağa ilişkin talep yönünden; davalıların 10.680-TL. gayri nakit alacak üzerinden yapmış oldukları itirazlarının iptali ile 10.680-TL. gayri nakdi çek garanti tutarının, nakdi teminat olarak depo edilmek üzere takip talepnamesi doğrultusunda faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine ve gayri nakit alacağın takip sırasında nakde dönüştüğü takdirde nakde dönüştürme tarihinde muhataba, davacı banka tarafından ödenen tutarın nakde dönüştüğü tarihten tahsiline kadar yıllık %34,56 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi uygulanmak suretiyle takibin devamına icra takip dosyasına konu nakit alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle, kabul edilen kısım üzerinden, İİK 67/2. maddesi kapsamında % 20 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, kefiller açısından alacağın muaccel olmadığını, kefalet şartlarının yerine getirilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; alacağı temlik eden banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında akdedilen, diğer davalıların müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı alacağının genel kredi sözleşmesi ve kat ihtarı ile likit olduğu ve icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu, TBK'nın 583 maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin yazılı olarak yapıldığı, kefalet tarihi, kefilin sorumlu olacağı azami miktar ve müteselsil kefil ifadesinin el yazıları ile belirtildiği, TBK'nın 584/3 maddesi uyarınca kefillerin asıl borçlu şirketin yönetim kurulu üyeleri olmaları sebebiyle eş rızasının zorunlu olmadığı ve kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu, dava konusu alacağın muaccel hale gelmesi için kredi hesabının kat edilmesi yeterli olup ayrıca hesabın katına ilişkin ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliğinin zorunlu olmadığı, tebliğin temerrüt faizi başlangıç tarihinin belirlenmesinde gözetilecek bir husus olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalıların istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.867,93 TL istinaf karar harcından istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırılan 2.729,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.138,93 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 02/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.