11. Hukuk Dairesi 2014/10037 E. , 2014/16595 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada.... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.06.2013 tarih ve 2013/33-2013/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar,
**11. Hukuk Dairesi 2014/10037 E. , 2014/16595 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada.... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.06.2013 tarih ve 2013/33-2013/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 19.10.2010 tarihinde "metroistanbul şekil İstanbul Büyükşehir Belediyesi" ibare ve biçimli 39. sınıftaki hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, ancak marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından METRO ibareli, 39. sınıf hizmetleri içeren markalar mesnet alınarak 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca reddedildiğini, başvuru konusu işaret ile redde mesnet markaların gerek görsel, sescil ve biçimsel olarak, kapsamlarında yer alan hizmetler bakımından ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunmadıkları ve ortalama yararlanıcılar nazarında karıştırma ihtimali bulunmadığı gerekçeli ret kararının kaldırılması istemli itirazlarının nihaî olarak YİDK'nın 2012/M-3336 sayılı kararı ile reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira başvuru konusu işaret ile redde mesnet alınan markalar arasında 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi kapsamına girebilecek bir benzerlik bulunmadığını, kapsamlarının farklı olduğunu, sunulan hizmetleri tercih edecek kişilerin niteliği ve satın alma için ayıracakları süre, gösterecekleri dikkat ve özen nazara alındığında iltibas doğmasının olanaksız bulunduğunu ileri sürerek başvurularının reddine dair YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, 556 sayılı KHK'nin 7/b maddesi uyarınca başvurunun reddinin zorunlu olduğunu, ret kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yargılama konusu başvurusunun konusu olan işaretin özgün bir şekille ayrılmaz biçimde bir araya getirilmiş "..." ibarelerinden oluşturulduğu, redde mesnet markaların ise bir kısmının yalnızca metro sözcüğünden, bir kısmının ise bu sözcük yanında başka bazı kelime ve şekillerle bir araya getirilmiş bulundukları, başvuru konusu işaret ile redde mesnet markalar arasında kısmen sescil bir benzerlik olmasına rağmen, içerdikleri diğer biçimler ve sözcükler itibariyle görsel olarak birbirlerinden farklı oldukları, bu sayede ayrı işaretler olarak ortalama tüketiciler ve yararlanıcılar tarafından anlaşılabilir hâle geldikleri, özellikle başvuru konusu işarette yer alan şeklin ve kelime dizininin, bu işareti redde mesnet markalardan farklılaştırdığı, 39. sınıf hizmetlerden yararlanacak olan kişilerin normalden daha fazla dikkat ve özenle bu hizmetleri tercih edecekleri, yararlanma için ayıracakları sürenin oldukça uzun olduğu, zira pahalı hizmetler olduğu, yararlanıcı kitlesinin yetişkin ve belli bir seviyede aydınlanmış kişilerden oluştuğu, bu duruma göre başvuru konusu işaret ile redde mesnet markanın 39. sınıf hizmetler bakımından ortalama yararlanıcı kitlesi için herhangi bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek derecede iltibasa neden olacağının da söylenemeyeceği, başka bir ifadeyle hiç bir araştırma ve her hangi bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek derecede açık ve net biçimde aralarında iltibasın ortaya çıkmasının kesin olarak öngörülebilir olduğunun söylenemeyeceği, bu sebeple başvurunun ilâna çıkarılmasının ve redde mesnet marka sahiplerinin itirazlarına açılmasının makûl ve zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TPE YİDK'nın 2012/M-3336 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.