7. Hukuk Dairesi 2014/10836 E. , 2014/18463 K. Mahkemesi : İzmir 9. İş Mahkemesi Tarihi : 15/05/2014 Numarası : 2014/279-2014/342 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait İzmir Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğünde 23.08.1993 tarihinden iş sözleşmesinin sona erdiği 31.07.2012 tari…
**7. Hukuk Dairesi 2014/10836 E. , 2014/18463 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : İzmir 9. İş Mahkemesi Tarihi : 15/05/2014 Numarası : 2014/279-2014/342 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait İzmir Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğünde 23.08.1993 tarihinden iş sözleşmesinin sona erdiği 31.07.2012 tarihine kadar yazıcı-hesapçı olarak çalıştığını, 01.09.2007 tarihinden itibaren yapmış olduğu işin karşılığının 6.sınıf olması sebebi ile davacıya bu sınıfa ait ücretin ödenmesi gerekirken, kadrosunun üretim işçisi olarak gözükmesi sebebi ile ücretinin 4.sınıf üzerinden ödendiğini, aynı işi yapan kadrosu yazıcı-hesapçı olarak görünen diğer çalışanların 6.sınıf karşılığı ücret aldıklarını ileri sürerek, fark ücret, ilave tediye ve ikramiye alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davacının 23.08.1993 tarihinde 2.sınıf üretim işçisi olarak göreve başladığını, 1995/Mart ayında müdüriyet olurları ile 3.sınıf üretim işçisi kadrosuna geçirildiğini, 1998/Eylül döneminden itibaren yapılan sınav ve başarısı sonucu 4.sınıf üretim işçisi kadrosuna geçirilerek akdin feshedildiği 31.07.2012 tarihine kadar ücretlerinin ödendiğini, herhangi bir eksik ödeme söz konusu olmadığını, davalının 2011 tarihinden itibaren özelleştirme kapsamına alındığını ve sürekli küçülmeye gittiğini, işçi statüsündeki istihdam fazlalığı nedeni ile 4/C kapsamında diğer kamu kurumlarından istihdam edilmek üzere bir kısım işçilerin iş akitlerinin feshedildiğini, böyle bir durumda davalı kurumdan sınıf ve unvan yükseltme sınavlarının açılmasının beklenemeyeceğini, TİS’te yazıcı, hesapçı unvanlı işçilerin ücret sınıfının 3, 4 ve 5 olarak tespit edildiğini, davacıya 4.sınıf üzerinden ücret ödenmesinden sözleşmeye aykırılık bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, bilirkişi raporunun zamanaşımı savunması gözönüne alınarak hazırlandığı ve sınıf değerlendirmesinin de yerinde olduğu raporun dosyaya ve kayıtlara uygun olduğu hüküm kurmaya yeterli bulunduğu gerekçesiyle bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 14.11.2013 tarihli ilamı ile özetle,”...Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının işyeri kayıtlarına göre 14.09.1998 tarihinde 4.sınıf üretim işçiliğine intibakının yapıldığı, davalı işyerinde sınav açılsaydı davacının 1999/Eylül ayında 5.sınıf, 2000/Eylül ayında 6.sınıf olabileceği kabul edilerek ve davalının zamanaşımı def’i de dikkate alınarak alacaklar hesaplanmıştır. Dosyada mevcut deliller itibariyle sonuca varmak mümkün değildir.Mahkemece, davalı işyeri kayıtları üzerinde uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak davacının fiilen yaptığı iş ve bu işi hangi tarihten itibaren yaptığı tespit edilmeli, yaptığı işin karşılığı TİS deki düzenlemeler uyarınca sınıfı belirlenmeli, buna göre varsa fark istekler hüküm altına alınmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkeme bozma kararına uymuş, dosya üzerinden ek bilirkişi raporu aldıktan sonra davanın yeniden kısmen kabulü yönünde hüküm kurmuştur. Öncelikle belirtilmelidir ki; 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı üzere; Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, mahkeme yönünden; bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, kararda açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır. Bu hukuki kurum mahkemeye; hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve yerine getirilmesi istenilen hususlar kapsamında, yargılama usulünün, davanın sürüncemede kalmaması ve en az maliyetle bir an önce bitirilmesi amacına yönelik “usûl ekonomisi ilkesi” çerçevesindeki hükümleri ışığında, uyulan bozma kararı gereğinin yerine, tam olarak getirilmemesi gerekçesiyle ikinci kez “BOZULMASINA” sebebiyet vermeyecek şekilde, özenle işlem yapmak ve hüküm kurmak zorunluluğunu getirir. Uzun yıllardan beri Yargıtay'ın kökleşmiş, sapma göstermeyen uygulamaları ve öğretide benimsenen usulü kazanılmış hak müessesesi, usul hukukunun dayandığı vazgeçilmez ana temellerinden biridir. Somut olayda, mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen davacının fiilen yaptığı işin ne olduğu konusundaki belirsizliğin giderilmesi için işyeri kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına ilişkin bozma gereği yerine getirilmemiş, zaten bozma kararı öncesi dosya içinde bulunan kayıtlar üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmakla yetinilmiştir. Hal böyle olunca bozma kararı sonrasında verilen karar, eksik incelemeye dayanmaktadır. Mahallinde işveren kayıtları üzerinde uzman bilirkişi katılımı ile inceleme yapılarak davacının fiilen yaptığı iş ve bu işi ne zamandan beri yaptığı tespit edilmeli ve ondan sonra yaptığı işin karşılığı TİS'deki düzenlemeler uyarınca sınıfı belirlenmeli, buna göre varsa fark istekler hüküm altına alınmalıdır. O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenden BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 30.09.2014 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.