(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/830 E. , 2013/14305 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca …
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/830 E. , 2013/14305 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Katılanın, sahibi olduğu ... plaka sayılı aracını gazete ilanı ile satışa çıkardığı, bunu öğrenen sanıklardan ...'ın yanında temyiz dışı ... da olduğu halde, katılanla irtibata geçerek araca müşteri oldukları, bir araya geldiklerinde aracın 21.000 TL'ye satışı konusunda anlaşmaya vardıkları, katılanın güvenini kazanmak ve satın alma konusunda ciddiyetini göstermek için 1.000,00 TL de kapora verdiği, daha sonra sanık ve arkadaşının, aracın noterden satışını yapmak üzere Altındağ 7. Noterliğine gittikleri, sanık ...'ın, güveni pekiştirmek için kendisinin ... ilçesinde besicilik yapan bir petrol mühendisi olduğunu, sanıklardan ... 'nın eşi, ...'ın da yeğeni olduğunu söyleyerek bir aile görüntüsü sergiledikleri, katılanın başlangıçta durumdan kuşkulanmadığı, birlikte notere gittikleri, sanık ...'ın, kendilerinin noterde satış işlemi tamamlanıncaya kadar beklemelerini, kendisinin de satış bedeli olan parayı bankadan çekmeye gideceğini söyleyip noter sözleşmesinde alıcıya ilişkin bölümü peşinen imzalayıp ayrıldığı, sanık ... ... ve ...'ın noterde katılanla beraber kaldıkları, katılan, noter sözleşmesini imzalama aşamasına geldiğinde duraksayıp paranın gelmesinden sonra imzalayacağını söyleyerek sanık ...'i telefonla aradığı, sanık ...'in, bankadan parayı çekmek üzere olduğunu, kendilerinin sözleşmeyi imzalayarak bulunduğu bankaya gelmelerini istediği, verilen bu güven karşısında, katılanın satış sözleşmesini imzalayıp sanık ... ... ve ... ile birlikte sözü edilen bankaya gittikleri, burada sanık ...'in, parayı çekemediğini söylediği ve katılana, birlikte eve giderek buradaki ziynet eşyalarını satıp paraya çevirerek bununla satış bedelini ödemeyi önerdiği, satış sözleşmesini imzalamakla yapacak başka bir şey kalmadığını düşünen katılanın, bu öneriyi kabul edip sanıkların kaldıkları eve gittiği, bu kez sanık ...'in, ziynet eşyalarını da satamayacağını; ancak borç senedi verebileceğini bildirdiği, mağdurun senedi almayı kabul edip olay yerinden ayrıldığı, daha sonra bu alacağını istediğinde dolandırıldığını anladığı, ... adına başlangıçta satışı yapılan aracın iki gün sonra galerici olan ... Bal Koca isimli şahsa satıldığı, böylece sanıkların, noterde satışı yapıp katılana parasını vermeden aldıkları aracı, daha sonra başkasına satmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık ifadeleri, tanık beyanları, satış sözleşmeleri ve tüm dosya kapsamına göre suçun sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 30/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.