T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1866 - 2025/1683 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1866 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1683 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/09/2023 ESAS-KARAR NO : 2020/691 E - 2023/534 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 29/12/2025 YAZILD…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1866 - 2025/1683 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1866 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1683 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/09/2023 ESAS-KARAR NO : 2020/691 E - 2023/534 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 29/12/2025 YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı tarafın kendisine vereceğini taahhüt ettiği bir kısım malzemeler için 30.04.2019 tarihinden başlamak üzere 29.11.2019 tarihine kadar periyodik çeşitli miktarlarda 8 adet çek verdiğini, bu çekleri 10.08.2018 tarihli ve 14.12.2018 tarihli iki ayrı tahsilat makbuzu ile sözlü mutabakata istinaden davalı şirkete teslim ettiğini, müvekkili şirketin edimini yerine getirdiğini, teslim edilen çeklerin 30.04.2019 tarihli 20.000,00-TL, 31.05.2019 tarihli 20.000,00-TL, 29.06.2019 tarihli 50.000,00-TL, 30.07.2019 tarihli 58.000,00-TL, 30.08.2019 tarihli 58.000,00-TL, 29.09.2019 tarihli 58.000,00-TL, 30.10.2019 tarihli 58.000,00-TL, 29.11.2019 tarihli 58.000,00-TL bedelli toplamda 380.000,00-TL olduğunu, müvekkili şirketin 30.04.2019 tarihli ilk çek 20.000,00-TL lik çeki ödediğini, diğer çekleri ödemediğini, müvekkili şirketin teslim aldığı 99.157,47-TL ‘lik malı 29.07.2019 tarihli irsaliyeli fatura ile iade ettiğini, davalı şirket yetkilisi ... adlı kişiye teslim edildiğini, davalı tarafın bu tarihten aylar sonra Aralık 2019 ayında müvekkili şirkete hiç teslim etmediği mallar ile ilgili fatura gönderdiğini, faturaya konu malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, adı geçen faturayı süresi içinde geri gönderdiğini, elinde olan bedelsiz kalmış çekleri iade etmek yerine, kötü niyetli bir şekilde alacaklı olmadığını bildiği halde icraya koyduğunu belirterek müvekkili şirketin avans olarak verilen ve bedelsiz olan takibe konu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; davacının eksik ve hatalı mal gönderildiği iddiasında olduğunu, ayıp ihbarı bulunmadığını, faturaya yasal sürede itiraz edilmediğini, davacı tarafın alınan mallar karşılığı 30/04/2019 tarihli 20.000,00-TL'lik, 31/05/2019 tarihli 20.000,00-TL'lik, 29/06/2019 tarihli 50.000,00-TL'lik, 30/07/2019 tarihli 58.000,00-TL'lik, 30/08/2019 tarihli 58.000,00-TL'lik, 29/09/2019 tarihli 58.000,00-TL, 30/10/2019 tarihli 58.000,00-TL'lik ve 29/11/2019 58.000,00-TL'lik çekleri verdiğini kabul ettiğini, ödememeye sebep olarak davalının malzemeleri eksik ve hatalı gönderdiğini ileri sürdüğünü, davacı şirket yetkilisi ...'in müvekkilinin eski çalışanı olduğunu, bu nedenden dolayı güven ilişkisine dayalı olarak müvekkilinin davacıya devamlı satması için mal gönderdiğini, davalı şirket ile ticari ilişkinin 2016 yılında başladığını, söz konusu olayda 02/07/2018 konsinyeli irsaliye düzenleyerek mal verildiğini, müvekkili şirketin alacağını tahsil edemediğini, muavin defterinde davacıdan bakiye 361.435,05-TL alacaklı olduğunu bildirerek davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyalarına, alınan bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yazılı olarak yapılmış herhangi bir sözleşme veya cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, ancak taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2017 yılı öncesine dayandığı, taraflar arasında bir konsinye satış ilişkisinin bulunduğu, davalı şirket tarafından davacıya konsinye satış yapması amacıyla teslim edilen malzemelere ilişkin fatura gönderildiği, davacı şirket tarafından faturanın iade edildiği hususlarının bilirkişilerce tespit edildiği, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar incelenmiş ise de taraflar arasındaki ticari ilişkinin işleyişine ilişkin sağlıklı bir bilgi ve belge akışının olmadığı, taraflar arasında bir konsinye satış ilişkisinin mevcut olduğu kabul edilse bile buna ilişkin kurallara uyulmadığı tespit edildiğinden düzenlenen bilirkişi raporlarında seçenekli olarak görüş sunulduğu, davacının takip konusu çeklerden dolayı borçlu olmadığını ileri sürerek açtığı işbu menfi tespit davasında, taraflar arasındaki ticari ilişkinin konsinye satış sözleşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının uyuşmazlığın temel çözüm noktasını oluşturmadığı, uyuşmazlığın temelinin davacının takip konusu çeklerden dolayı borçlu olup olmadığının tespiti olup, ispat yükünün çekleri davalı emrine düzenleyip davalıya veren çek keşidecisi olan davacı şirkete ait olduğu, davacı şirket yetkilisi ve davalı şirket çalışanı arasındaki yazışmalarda; davacı ... firmasının davalı ... firmasından ürün aldığı, Cari Hesap düzeninde ticari ilişki sürdürdükleri, sipariş vererek ürünlerin alıcılara sevklerinin yaptırıldığı, ürün sevk eden ... firmasının ... firmasına fatura düzenlediği, ... firmasının faturası kesilen ürünlere karşılık müşterisine fatura düzenlediği, yaptığı satışlar karşılığı aldığı çek ve senetleri ... firmasına ilettiği, belirli dönemlerde ... firmasının resmi cari hesap raporu istediği, ticari ilişki içerisinde kayıt dışı atışlardan da bahsedildiği, ... firmasının aldığı ürünlerin karşılığını ödemede güçlük çektiği hususlarının belirtildiği, haciz edilen taşınırların içinde konsiye irsaliye ve faturada belirtilen ürünlerin olduğu, davacının davalıdan aldığı mallar mukabili çeklerin verilmiş olduğu, ödemeler yapıldığı, icrada haczedilen malların konsinye irsaliye ve faturada yazılı mallar olduğunun görüldüğü, konsinye irsaliyede teslim alan ve teslim eden imzaları olmasa da konsinye malların davacıya teslim edildiği yönünde bilirkişilerce görüş bildirilerek takdirin mahkememize bırakıldığı, davacı tarafça düzenlenerek davalıya verilen çeklerin karşılığı olarak gönderilen malların eksik ve ayıplı olması nedeniyle davacının, davaya konu çeklere dayalı olarak davalı tarafça başlatılan icra takiplerinden dolayı borçlu olmadığına ilişkin açtığı işbu menfi tespit davasında; davacı tarafından düzenlenerek davalıya verilen çeklerin hangi mal ve hizmetlerin karşılığı olarak verildiğinin davacı tarafça açık ve kesin bir biçimde ortaya konamadığı gibi davalı tarafça davacıya söz konusu çekler kapsamında gönderilen malların eksik, ayıplı ve istenilen nitelikte olmadığı hususlarının da davacı tarafça kanıtlanamadığı, taraflar arasında uyuşmazlığa konu olan çeklerin düzenlendiği tarihlerin öncesinden başlayarak devam eden sürekli bir ticari ilişki bulunduğu, davalının davacıya mal gönderdiği, davacının da bu malların satışını yaparak davalıya ödemede bulunduğu, kıymetli evrak ve aynı zamanda kanunen emre yazılı bir kambiyo senedi olan çeklerin, hukuki niteliği bakımından bir ödeme aracı olduğu, çekte kayıtsız şartsız üzerinde yazılı olan bedelin ödenmesi emrinin bulunduğu, somut olayda ise davacı tarafça önceden çeklerin düzenlenip verildiği, malların sonradan gönderildiğine ilişkin iddianın, bir ödeme vasıtası olan çekin hukuki niteliği ile bağdaşmadığı, hukuki durum ile bağdaşık olmayan bir iddiada bulunan tarafın bunun doğruluğunu yazılı ve kesin deliller ile kanıtlaması gerektiği, davacının düzenlenen çeklerin bedelsiz kaldığı, karşılığının davalı tarafça yerine getirilmediğine ilişkin iddiasının yazılı ve kesin delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; müvekkilinin avans olarak davalıya teslim ettiği çeklerin karşılığında mal teslim edilmediğini, davalının mal teslimini kanıtlayamadığını, faturalar ve irsaliye numaraları birbirini takip eder şekilde düzenli olmadığını, malzeme gönderildiği iddia edilen irsaliyenin seri numarasının sonradan gerçeğe aykırı düzenlendiğini belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; taraflar arasında davacının iddia ettiği şekilde malzeme satımına ilişkin akdi ilişki olup olmadığı, malın teslim edilip edilmediği, avans olarak verilen çeklerin bedelsiz kalıp kalmadığı hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 72. maddesine göre açılan kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle çeklerin avans olarak verildiği mal teslim edilmediği, bedelsizlik iddiasının usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 29/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."