11. Hukuk Dairesi 2013/6000 E. , 2013/14751 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.04.2012 tarih ve 2008/829-2012/309 sayılı kararı bozan Dairenin 07.12.2012 gün, 2012/11772 - 2012/20195 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlendikten ve…
**11. Hukuk Dairesi 2013/6000 E. , 2013/14751 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.04.2012 tarih ve 2008/829-2012/309 sayılı kararı bozan Dairenin 07.12.2012 gün, 2012/11772 - 2012/20195 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin 24.12.2000 tarihli genel kurul kararı ile sermaye artırım kararı aldığını, bu karara göre ihraç edilen hisse senetlerinden 460 adedinin müvekkili tarafından davalı ...’den devralındığını, ancak daha sonra davalı ... tarafından davalı şirketin sermaye artırım kararının alındığı 24.12.2000 tarihli genel kurul kararının yetersiz nisap ile karar alındığı gerekçesiyle ticaret sicilinden terkin edildiğini, bu nedenle sermaye artırım kararının yok hükmünde olduğunu, bu karara dayalı olarak ihraç edilen hisse senetlerinin de geçersiz olduğunu ileri sürerek, sermaye artırımı ve anasözleşme değişikliğine ilişkin 24.12.2000 tarihli genel kurulun Sermaye Piyasası Kurulu tarafından iptal edilerek ticaret sicil kaydının silindiğinin, iptal edilen bu genel kurulun yeniden yapılmadığının, sermaye artırımına ilişkin geçerli bir genel kurul kararının bulunmadığının, buna göre ihraç edilen hisse senetlerinin hukuki dayanağının olmadığının ve bu hisse senetlerinin geçerliliğinin bulunmadığının tesbitini talep ve dava etmiştir. Davalı SPK vekili, husumet itirazında bulunmuştur. Diğer davalılar vekili, alınan kararların hukuken geçerli olduğunu, yokluk durumunun sözkonusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'ndan izin almadan sermaye artırımına gittiği ve hisse senetlerini Sermaye Piyasası Kuruluna kaydettirmediği, TTK’nun 392/2. maddesi gereğince ihraç edilen hisse senetlerinin geçersiz olduğu, davalı SPK’nın sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davalı SPK yönünden husumetten davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin sermaye artırım işlemlerinin geçersizliğine ve buna bağlı olarak hisse senetlerinin de geçerli olmadığının tesbitine, diğer istemlerin reddine karar verilmiş, davalılardan şirket ve Selahattin vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 07.12.2012 tarihli kararında yazılı gerekçelerle bozulmuştur. Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.