İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/03/2026 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki gereği müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu davalı, müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturalara karşı süresi içerisinde itiraz etmediği, Müvekkili şirketin davalıdan alacaklı olduğu cari hesap ekstresi ile sabit olup, müvekkili şirket tarafından işbu davaya konu icra takibine dayanak yapılan faturalara süresinde itiraz etmediği her iki tarafın ticari defterleri incele…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/452 KARAR NO: 2026/566 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/12/2025 NUMARASI: 2024/766 Esas - 2025/899 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/10/2024 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/03/2026 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki gereği müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu davalı, müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturalara karşı süresi içerisinde itiraz etmediği, Müvekkili şirketin davalıdan alacaklı olduğu cari hesap ekstresi ile sabit olup, müvekkili şirket tarafından işbu davaya konu icra takibine dayanak yapılan faturalara süresinde itiraz etmediği her iki tarafın ticari defterleri incelendiğinde davalıdan olan alacaklarının ortaya çıkacağını, alacağın likit olduğunu belirterek, davalı borçlunun İst. .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline davalı borçlu aleyhine %20 den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili karşı tarafça faturaya yansıtılan ve sundukları cari ekstreye ait kayıtlar gerçekle örtüşmemekte olup, karşı tarafın 2023 yılı dönem sonu cari hesap ekstresinden 2024 yılı başına devreden 117.783-TL borcu ile başladığı görüldüğünü, faturaya karşı 8 günlük süre içerisinde itirazda bulunmamış olunması tek başına fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediğini, tek başına faturaya yasal süresinde itiraz edilmemiş olması yazılı işin yapılarak müvekkile teslim edildiğini, faturanın kesinleştiğini göstermeyeceğini, takibe dayanak edilmeyen belgelerin dava sırasında sunulmasına muvafakat etmediklerini belirterek davanın reddine, davacı aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; 40.000-TL tutarlı işlem kaydı dışında, tüm kayıtlarının birbirlerini teyit etmekte olduğunun bilirkişi raporundan anlaşıldığını, davacı şirketçe 20/05/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde dosyaya sunulan dekont örneğinden görüldüğü üzere, davacı şirketçe davalı şirketin %100 hisseyle tek ortağı ve münferit imzayla temsil/ilzama yetkilisi ...'ın, ... Bankası TR.... IBAN nolu hesabına, davacı Şirketin ... Bankası nezdindeki TR.... IBAN nolu hesabı aracılığıyla gerçekleştirdiği 30/11/2023 tarihli, 60.000-TL tutarlı, “.... Şti. tarafından aktarılan” açıklamalı aynı nitelikleri taşıyan ödemenin davalı şirket ticari defterlerine kaydedilmiş olması karşısında, mutabakatsızlık konusu 25/12/2023 tarihli, 40.000-TL tutarlı, “Cari Hesaba Mahsuben” açıklamalı işlemin de davalı şirket aleyhine borç yükü getirebileceğini, işbu davacı şirket ödemesini ticari defterine kayıt altına almayan davalı şirketin ticari defterlerine bu kaydın yapılmamış olması gerekçesiyle itibar edilemeyeceğini, bu kayıt yönünden davacı şirket ticari defterlerine itibar edilebileceği gerekçesiyle davalının itirazının 43.692,60-TL alacak bakımından iptaline, %20 oranda icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı vekili; mahkeme kararının tamamı, bilirkişinin: “40.000 TL’lik ödemenin borç doğurabileceği varsayımıyla” kurduğu ihtimale dayalı değerlendirme üzerine inşa edildiği, bilirkişi tarafından bu ödemenin hangi hukuki ilişkiye dayandığı, şirket borcu mu, şahsi ödeme mi olduğu,hangi faturaya mahsup edildiği kesin ve net biçimde ortaya konulamadığını 40.000-TL ödeme, müvekkili şirketin değil, şirket ortağı ...’ın şahsi banka hesabına yapıldığını şirket ortağının şahsi hesabına yapılan ödeme, açık ve yazılı bir mahsup iradesi yoksa şirket borcu doğurmadığı,somut olayda cari hesap uyuşmazlığı bulunduğundan icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği, davacı lehine 43.692,60-TL vekâlet ücretine hükmedildiği, tarifeye uygun olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafça icra takibinde cari(açık) hesap alacağı bakiyesi 43.692,60-TL alacağın tahsili talep edilmiştir. Tarafların ticari defterleri bir işlem dışında 2023-2024 yıllarında tümüyle mutabık olduğu, açık hesap ilişkisi içerisinde her iki tarafın birbirine faturalar düzenleyip ödeme yaptıkları, davalının ticari defterlerinde davacının davalıdan 3.692,60-TL alacaklı olduğunun kayıtlı bulunduğu belirlenmiştir. Davacı şirket hesabından davalı tek ortaklı olduğu ve münferit imza yetkilisi ... adına "cari hesaba mahsuben" açıklamasıyla gönderilen 40.000-TL nin davalı şirket kayıtlarında bulunmadığı tespit edilmiştir. Ödemenin varlığı inkar edilmemekle birlikte tek ortaklı şirketin tek ortağı ve münferit yetkilisinin şahsına yapılan bir ödemenin geçerli bir ödeme olduğunun kabulü gerekir. Öteyandan; aynı şekilde mutabakasızlığa neden olan ödemeden evvel yine davalı şirket yetkilisine yapılan 30.11.2023 tarihli ödeme davalı şirket kayıtlarına alınmıştır. Davalı şirket şirket yetkilisi ile şahsen ayrı bir cari hesap ilişkisi olduğu veya başka bir nedenle ödeme yapıldığı savunulmamıştır. Adı geçen şirket yetkilisi tahsilata yetkili bulunduğundan davalı şirketin ticari defterlerine kayıt edilmemesinin bir hükmü olmayıp, davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesi yerindedir. Davalı vekili alacağın likit olmadığını savunmakta ise de şirket yetkilisine yapılan ödemenin şirketin bilgisinde olduğundan likit bulunduğu; 2025 yılı itibariyle asliye ticaret mahkemelerinde maktu vekalet ücreti 45.000-TL olup bu miktardan daha az ancak hükmedilen alacaktan daha fazla vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden davalı vekilinin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.984,64-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 732-TL harcın mahsubu ile kalan 2.252,64-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/03/2026