11. Hukuk Dairesi 2014/2927 E. , 2014/12353 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/06/2011 gün ve 2008/312-2011/419 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.09.2013 gün ve 2011/14205 - 2013/16462 sayılı kararı aleyhinde davacı - birleşen davada davalı şirket vekili ve davalı - birleşen davada davacı ... tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği an…
**11. Hukuk Dairesi 2014/2927 E. , 2014/12353 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/06/2011 gün ve 2008/312-2011/419 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.09.2013 gün ve 2011/14205 - 2013/16462 sayılı kararı aleyhinde davacı - birleşen davada davalı şirket vekili ve davalı - birleşen davada davacı ... tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin ortakları olan davalılara taahhüt etmiş oldukları sermaye borçlarını ödemeleri konusunda ihtarname gönderildiğini, verilen süre içinde davalıların sermaye borçlarını ödemediklerini, bu nedenle 21.10.2008 tarihinde yapılan ortaklar kurulunda davalıların şirket ortaklığından çıkarılmalarına karar verildiğini ileri sürerek, davalıların şirket ortaklığından çıkarılmasını ve hisselerinin şirkete devrini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., sermaye borcunun bulunmadığını savunarak, asıl davanın reddini talep etmiş, birleşen davada ise, sermaye borcu olmadığı halde davalı şirket tarafından usulsüz olarak ihracına karar verildiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, asıl davanın reddini talep etmiş, birleşen davada davalı ..., davalı şirket tarafından verilen ihraç kararının usulsüz olduğunu ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen karar, davacı-birleşen davada davalı şirket vekilinin ve davalı-birleşen davada davacı ...'in temyiz istemi üzerine Dairemizin 24.09.2013 tarihli kararı ile onanmıştır. Davacı-birleşen davada davalı şirket vekili ve davalı-birleşen davada davacı ..., karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı-birleşen davacı ...'in HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. 2- Davacı-birleşen davalı şirket vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesine gelince; Asıl dava, sermaye borcunun ödenmemesi nedeniyle şirket ortaklarının, ortaklıktan çıkarılmaları ve hisselerinin şirkete devri, birleşen dava ise şirket ortaklığından çıkarılma kararının iptali istemlerine ilişkin olup mahkemece, davalıların sermaye borçlarını ödedikleri gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporundan, davalıların, davacı şirket kurulduktan sonra sermaye taahhütlerine karşılık herhangi bir ödeme yapmadıkları anlaşılmakta olup mahkemece şirket kurulmadan önce yapılan bir takım ödemeler dikkate alınarak sermaye borcunun ödendiği sonucuna varılmıştır. Ancak, şirket anasözleşmesinde, davalıların şirket kurulmadan önce yaptıkları ödemelerin sermaye borcuna sayılacağı yönünde bir düzenleme olmadığı gibi davalılarla aynı konumda olan bazı şirket ortaklarının, şirket kurulduktan sonra anasözleşmede öngörülen sermaye borçlarını ödedikleri de dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemenin anılan gerekçesi yerinde bulunmamaktadır. Öte yandan, her ne kadar Dairemiz onama ilamında, somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 529/2. maddesi uyarınca davacı şirketin davalılara iki ihtar göndermediği belirtilmiş ise de davacı şirketin davalılara, 15.08.2008 ve 02.09.2008 tarihlerinde sermaye borcunun ödenmesi konusunda ihtarname gönderdiği görülmüştür. Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde asıl ve birleşen davanın değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmadığından davacı-birleşen davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24.09.2013 gün, 2011/14205 Esas, 2013/16462 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün açıklanan gerekçelerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davacı ...'in karar düzeltme isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24.09.2013 gün, 2011/14205 Esas, 2013/16462 Karar sayılı onama kararın kaldırılarak, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacı birleşen davada davalıya iadesine, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı birleşen davada davacı ...'den alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 27.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.