12. Hukuk Dairesi 2014/21350 E. , 2014/28121 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 22/05/2014 NUMARASI : 2014/22-2014/440 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Ala
**12. Hukuk Dairesi 2014/21350 E. , 2014/28121 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 22/05/2014 NUMARASI : 2014/22-2014/440 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından keşideci ve avalist hakkında bonoya dayalı olarak yapılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, her iki borçlu tarafından yetki itirazı ile birlikte sair itirazlarda da bulunulmuş, mahkemece itirazın reddine karar verilmiştir. 1)Keşideci borçlu ..........Yapı Malzemeleri İnş. ve Nakliyat Tic.Ltd.Şti. ile alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre keşideci borçlu ........ Yapı Malzemeleri İnş ve Nakliyat Tic. Ltd. Şti. ile alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE; 2) Borçlu C.. S..'in temyiz itirazlarına gelince; İİK.nun 50. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken HMK'nun yetkiye ilişkin hükümleri uyarınca;bonoya dayalı olarak, borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki genel yetkili icra dairesinde (HMK. 6.md.), bonoda öngörülen ödeme yerinde ancak, TTK'nun 689/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, tanzim yerinin ödeme yeri olduğunun kabulü gerekeceğinden, bononun tanzim yerinde icra takibi yapılabilir. Takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, yapılan yetki sözleşmesi, münhasır yetki sözleşmesi olacaktır. Taraflar, yetkili kıldıkları mahkemenin ve icra dairelerinin yanında, kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili mahkeme ve icra dairelerinin de yetkisinin devam etmesini, diğer bir anlatımla, münhasır olmayan yetki sözleşmesi yapmak istiyorlarsa, bu durumun yetki sözleşmesinde ayrıca belirtilmesi gerekir. Öte yandan maddede belirtilen tacir sıfatının Türk Ticaret Kanununa göre tayin edilmesi gerekir. Somut olayda, keşidecisi ve lehtarı limited şirket olan takibe konu bonoda Ankara İcra Daireleri'nin yetkisinin kabul edildiği, tarafların kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili icra dairelerinin de yetkisini devam ettirmek istedikleri yönünde bir ibarenin bonoda bulunmadığı, dolayısıyla yetki sözleşmesinin geçerli olduğu görülmektedir. Avalist borçlu C.. S.. ise, tacir olmadığından HMK.nun 17. maddesi uyarınca yapılan yetki sözleşmesi kendisini bağlamaz. O halde mahkemece borçlu C.. S.. yönünden yetki itirazının kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlu C.. S..'in temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlu C.. S..'in sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.