T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/961 - 2026/1403 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/961 KARAR NO : 2026/1403 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2025 NUMARASI : 2024/191 Esas, 2025/909 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan T…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/961 - 2026/1403 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/961 KARAR NO : 2026/1403 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2025 NUMARASI : 2024/191 Esas, 2025/909 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 04/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2026 ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2025 tarih ve 2024/191 Esas, 2025/909 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/05/2016 tarihinde sürücü ... idaresindeki elektrikli bisiklet ile seyir halinde iken sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının maluliyetinin tayini için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının motosiklete binerken gerekli emniyet tedbirlerini alıp almadığının tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DAİREMİZCE VERİLEN 05.03.2024 TARİHLİ KARAR: Anayasa Mahkemesi'nin 26.07.2023 tarihli, 2023/43 E, 2023/141 K sayılı kararı ile iptal edilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değiştirilen 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin artık uygulanamayacağı anlaşılmakla mahkemece işin esasına girilerek delillerin toplanması gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; yerel mahkeme tarafından haksız olarak müvekkilinin adli yardım talebinin reddedildiğini, dava sırasında müvekkilinin maddi imkansızlıklar nedeniyle İstanbul iline gidememesi nedeniyle yeni bir ara karar taleplerinin oluştuğunu, bu taleplerinin reddedilerek müvekkilinin mağduriyetine sebep olunduğunu, müvekkilinin maluliyet oranının belirlenmeden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, henüz deliller toplanmadan bu şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin istinaf harç ve giderlerini karşılayacak maddi imkanının bulunmadığını, bu nedenle müvekkili açısından istinaf harç ve giderlerinin karşılanması için adli yardım kararı verilmesini talep etme mecburiyetinin hasıl olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılan maddi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamında davacının maluliyet oranın tespiti için dosya ... ATK 2. İhtisas Dairesine gönderilmiş, Dairece davacı asil 2 kez verilen randevuya gelmeyip dosya kapsamına göre rapor düzenlenmesi mümkün olmadığından dosyayı iade etmiştir. Davacı vekilince 29.03.2025 tarihli dilekçe ile davacının maddi durumunun kötü olduğunu, ... ATK'ya gitmek için ulaşım, konaklama ve diğer giderleri karşılamayamadığını beyanla ... Üniversitesi ATK 'dan raporun alınmasını istemiştir. Mahkemece 14.04.2025 tarihili ara kararla talebin yargılamanın uzamasına sebep olduğu gerekçesiyle reddine karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. HMK'nın usul ekonomisi ilkesi başlıklı 30. maddesinde, "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." düzenlemesi ile uyuşmazlıkların en hızlı ve en az masrafla sonuçlandırılması amaçlanmıştır. Usul ekonomisi, medeni yargılama hukukuna egemen olan ilkelerden biridir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141. maddesinin dördüncü fıkrasında ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 30. maddesinde ifade edilen emredici nitelikteki bu ilke, yargılamanın amacına hizmet eden araçlardan biridir. Usul ekonomisi, yasalarda ön görülen düzenleme çerçevesinde yargılamanın kolaylaştırılmasını, yargılamada öngörülen olağan zaman süresinin aşılmamasını ve gereksiz gider yapılmamasını amaçlar ve bunu hâkime bir görev olarak yükler (Yılmaz, E:, Usul Ekonomisi, AÜHFD, 2008, C. 57, S.1, s.243). Yargıtay’a göre de usul ekonomisi adaletin ucuz, çabuk ve isabetli olarak sağlanmasının temel kurallarındandır. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/9527 Esas, 2025/8439 Karar sayılı kararı) Bu nedenle mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Davacının maddi durumunun iyi olmadığı, daha önce de adli yardım talebinde bulunduğu ve mahkemece talebin kabul edildiği anlaşılmıştır. Davacının maluliyet oranının tespiti için dosyanın davacının adresine en yakın üniversiteye bağlı ATK' ya (şu an itibarı ile ... Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalına) gönderilerek olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü ... yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı ile kaza ile nedensellik bağı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması hatalı olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince KABULÜ İLE, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2025 tarih ve 2024/191 Esas, 2025/909 Karar sayılı kararının İKİNCİ KEZ KALDIRILMASINA, 2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksiklikler tamamlanarak davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5.fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa İADESİNE, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.04/05/2026 Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.