T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1425 - 2026/179 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1425 KARAR NO : 2026/179 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 25/09/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/4…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1425 - 2026/179 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1425 KARAR NO : 2026/179 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 25/09/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/447 E., 2020/468 K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 29/01/2026 YAZIM TARİHİ : 29/01/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında çalıştırılan personelin davalı tarafından işten çıkartılması sonucunda, hem müvekkil idare hem de davalı taraf aleyhine 4857 sayılı yasadan kaynaklı alacaklar için dava açıldığını, hükme bağlanan alacağın tahsili için icra takibine başlandığını, takip sonrası toplam 10.536,60 TL'nin müvekkili idarece icra dosyasına yatırıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.536,60 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı vekili özetle: Taraflar arasındaki sözleşme gereği müvekkili şirketin ödenen alacak kalemlerinden sorumluluğunun bulunmadığını, davacı kurumun müvekkili şirketten rücuen tazmin edemeyeceğini, işçilerin tazminatlarının davacı kurum tarafından ödeneceğinin düzenlendiğini belirterek davanın reddine karar vermek gerekmiştir. İlk derece mahkemesince "......basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünde bulunan davalı tarafın, serbest irade ile belirledikleri ve iptal edilmediğinden tarafları bağlayıcılığı bulunan Hizmet Alım Sözleşmesi ve eki niteliğindeki Genel Şartname hükümleri dikkate alındığında, hizmeti ifa ederken çalıştırdığı kendi personeli olan işçiye ödenen işçilik alacaklarından alt işveren olan davalının sorumlu bulunduğu kanaatine varılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, icra müdürlüğünce faiz hesabında hata yapıldığından fazla ödenen 189,29 TL mahsup edilmiştir. Diğer taraftan, İcra Müdürlüğü dosyasında mevcut bulunan tahsilat listesinde belirtildiği şekilde, davacı tarafça 9.628,57 TL'lik kısım 15/09/2017 tarihinde, 718,74 TL'lik kısım ise 15/03/2018 tarihinde ödendiği anlaşıldığından, iş bu ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline......" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İşçilik alacaklarından sorumluluklarının bulunmadığını, bu sorumluluğun davacı tarafta olduğunu, sözleşmeden sorumluluğun kendilerine ait olduğu sonucunun çıkarılamayacağını belirterek hükmün kaldırılması davann reddine karar verilmesi istemi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, hizmet alım sözleşmesi gereğince, alt işveren tarafından çalıştırılan işçinin iş akdinin sona ermesi üzerine işçiye ödenen işçilik alacaklarının alt işverenden rücuen tahsili taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcından peşin alınan 176,80 TL'nın mahsubu ile bakiye 555,20 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 29/01/2026 Başkan Üye Üye Katip