İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/12/2025 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, 17.05.2016 tarihinde, karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı esnada, d…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/670 KARAR NO : 2025/1850 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/12/2021 NUMARASI : 2016/1043 Esas - 2021/829 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/12/2025 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, 17.05.2016 tarihinde, karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı esnada, davalı şirketlerin trafik sigortacısı ve işleteni oldukları ... plaka sayılı otomobilin davalı Sedat ...'nun sevk ve idaresinde iken çarpması neticesinde yaralandığını ve maluliyetinin oluştuğunu, cezai soruşturma sırasında davalı sürücünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin sakatlığı nedeniyle çalışamaz hale geldiğini, maddi ve manevi zararı oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, alacakları tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 250.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 30/03/2017 tarihli celsede alınan imzalı beyanında, manevi tazminat talebini 100.000,00-TL'ye indirdiğini bildirmiş, yargılama aşamasında sunduğu 02/06/2021 tarihli dilekçesi ile; belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada, aktüer bilirkişi raporu ile müvekkilinin geçici iş göremezlik zararının 6.429,95-TL olduğunun belirlendiğini belirterek geçici iş göremezlik tazminatı taleplerini 6.429,95-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ... Otomotiv Gıda Tekstil İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili ayrı ayrı sundukları cevap dilekçeleri ile davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince; ATK İhtisas Dairesi'nin 15.12.2019 tarih 2246 sayılı raporu ile; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince, davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin mütalaa edildiği, kazadaki kusur durumuna ilişkin alınan 14/08/2017 tarihli raporda; ... plaka sayılı otomobil sürücüsü davalı Sedat ...'nun %75 oranında, davacı yayanın ise %25 oranında ikinci derecede kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, 31/05/2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; SGK'nın cevabi yazı içeriğine göre, davacının istirahatli kaldığı dönem için 6.413,16 TL geçici işgöremezlik ödemesi yapıldığı, buna göre davacının nihai ve gerçek maddi zararının 6.429,95-TL olduğu, kazanın oluş şekli dikkate alındığında davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü gerektiği, 6.429,95-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerektiği kanaati ile;"Maddi tazminat yönünden;Davanın Kabulüne;1-6.429,95 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 08/09/2016 tarihinden diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 17/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,Manevi Tazminat Yönünden;Davanın Kısmen Kabulüne;1-8.000,00 TL'nin olay tarihi olan 17/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,..4-Davacı tarafından yapılan 2.336,50 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul - kısmen red oranına göre hesaplanan 175,62 TL yargılama giderinin 26,08 TL'sinin davalı sigorta şirketinden, 149,54 TL'sinin ise davalı sigorta şirketi dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,5-Davalı ... Otomotiv Limited Şirketi tarafından yapılan 1.284,90 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul - kısmen red oranına göre hesaplanan 1.110,70 TL yargılama giderinin davacı taraftan tahsili ile davalı ... Otomotiv Limited Şirketine ödenmesine," karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı Sedat ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ... Otomotiv...şirketi vekilinin tavzih talepleri üzerine, ilk derece mahkemesince, 24.03.2022 tarihli tavzih kararı ile; "1-Mahkememizin 28/12/2021 tarih ve 2016/1043 Esas, 2021/829 karar sayılı kararının hüküm kısmının 6 nolu bendinde;"Manevi tazminat talebi yönünden davacı vekili lehine 2021 yılı AAÜT göre hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine" yazılan kısmın;"Manevi tazminat talebi yönünden davacı vekili lehine 2021 yılı AAÜT göre hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketi dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine" şekilde TAVZİHİNE,2-Yine mahkememizin 28/12/2021 tarih ve 2016/1043 Esas, 2021/829 karar sayılı kararının hüküm kısmının 7 nolu bendinde;"Maddi tazminat talebi yönünden davacı vekili lehine 2021 yılı AAÜT göre hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketi dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine" yazılan kısmın;"Maddi tazminat talebi yönünden davacı vekili lehine 2021 yılı AAÜT göre hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretini davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine" şeklinde TAVZİHİNE" karar verilmiştir.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu, müvekkiline kusur atfedilmesinin hatalı olduğu, kaza tarihi itibariyle maluliyete ilişkin raporun Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne göre düzenlenmesi gerektiği, müvekkilinin maluliyetine ilişkin olarak Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen rapor ile dosya kapsamında yer alan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK Üst Kurulu'ndan rapor alınması gerektiği, müvekkilinin sol ayağında platin takılı olduğu, kısıtlılık ve aksama bulunmasına rağmen sürekli maluliyeti bulunmadığına yönelik tespitin hatalı olduğu, müvekkilinin maaşının eksik hesaplandığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik tazminatının eksik belirlendiği ve SGK tarafından ödendiği iddia edilen miktarın tazminattan mahsubunun hatalı olduğu, takdir edilen manevi tazminat miktarının az olduğu, manevi tazminat miktarının hakimin takdir yetkisinde olması ve önceden bilinmesinin mümkün olmaması nedeniyle reddedilen kısım yönünden davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği, maddi tazminat talebinin tamamen kabul edilmesi nedeniyle yargılama giderlerinin bir kısmının müvekkili üzerinde bırakılmasının ve davalı ... Otomotiv...şirketi tarafından yapılan giderlerin de maddi tazminata ilişkin olması nedeniyle müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin doğru olmadığı hususlarına yöneliktir.Davalı Sedat ... vekilinin istinaf nedenleri; dosya kapsamında kazanın oluş şekline ilişkin kaza tespit tutanağı, görgü tanığı beyanı veya kamera kaydı bulunmadığı, kusura ilişkin bilirkişi raporunda da somut bir veriye yer verilmediği, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı, kusura ilişkin raporun hükme elverişli olmadığı, rapora karşı itirazlarının değerlendirilmediği, davacının, caddede 10 dakika yürüdüğü göz önüne alındığında, bu süre içerisinde karşıdan karşıya geçebileceği yaya geçidi, trafik işareti ya da kavşak başı olup olmadığının belirlenerek kusur değerlendirmesi yapılması gerektiği, davacı lehine takdir edilen manevi tazminatın yüksek olduğu hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemidir.İlk derece mahkemesince makine mühendisi ...'den alınan 14.08.2017 tarihli bilirkişi raporunda; kaza anına ait herhangi bir tanık beyanı, kaza tespit tutanağı, kamera kaydı...vs bulunmadığı, tarafların beyanı göz önüne alındığında, davalı sürücü Sedat ...'nun kaza mahallindeki insan ve araç trafiğini dikkate almadan oldukça hızlı seyrettiği, viraja yaklaştığında yavaşlamadığı, aynı hızla viraja girdiği, caddede sağdan sola karşıdan karşıya geçmeye çalışan ve caddeyi yarılayan yayayı önceden görerek etkili ve yeterli önlem almadığından %75 oranında, davacı yayanın, araç trafiğini gereği gibi kontrol etmeden ve soldan caddeden virajdan çıkabilecek araçları dikkate almadan kendi can güvenliğini tehlikeye sokarak karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı için %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği, rapora karşı istinaf talebinde bulunan davacı vekili ve davalı Sedat ... tarafından yasal süresi içerisinde itirazda bulunulmadığı, davalı ... Otomotiv...şirketi vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından itiraz edildiği, davalı Sedat ... vekili tarafından da yasal iki haftalık itiraz süresinden sonra 28/03/2019 tarihli dilekçe ile kusur raporuna itiraz edildiği, mahkemece, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı bulunmadığı gerekçesi ile mahallinde keşif yapılmasına karar verildiği, mahallinde yapılan keşfe katılan makine mühendisi ... tarafından düzenlenen 10/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda da; dava konu kazanın meydana gelmesinde, davalı sürücünün %75 oranında, davacı yayanın %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.Davacı hakkında Medeniyet Üniversitesi İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 03/07/2017 tarihli raporda, davacının, sol kalçada 1 yıl önce geçirilen collum femoris kırığı ve sol retina dejenarasyonu nedeniyle %15 oranında tüm vücut fonksiyon kaybı bulunduğunun belirtildiği, ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 3 adli tıp uzmanı, bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı ile bir radyoloji uzmanından oluşturulan heyet tarafından düzenlenen 15/02/2019 tarihli 2246 sayılı raporunda; davacıya ait 25/10/2017 tarihli grafide sol femur boynunda kaynamış kırık sekeli ve tespit vidaları izlendiği, kaza neticesindeki yaralanmasının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyete neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan, tüm vücut özürlülük oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin mütalaa edildiği, 30/12/2019 tarihli 26142 sayılı raporda da; çekilen grafilerde femur boynunda kaynamamış fraktür olarak tanı konulmuş ise de, kişiye ait 25.10.2017 tarihli pelvis grafilerinde sol femur boynundaki fraktürün kaynamış kırık sekeli tespit edildiğinden 15/02/2019 tarihli 2246 sayılı mütalaada değiştirilecek veya eklenecek bir husus bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı içeriğine, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahallinde yapılan keşif neticesinde alınan kusur oranının tespitine ilişkin bilirkişi raporunun denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli olmasına göre hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, kaldı ki belirlenen kusur oranlarının, istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili ve davalı Sedat ... vekili tarafından yasal süresi içerisinde itiraza uğramayarak adı geçen taraflar leh ve aleyhine usuli kazanılmış hak oluşturan 14.08.2017 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen kusur oranları ile uyumlu olmasına, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre ve dosya içerisinde yer alan tüm tedavi evrakları incelenmek suretiyle, davacının şikayetleri doğrultusunda oluşturulan uzman doktor heyeti tarafından düzenlenen ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 15/02/2019 tarihli 2246 sayılı raporunun hüküm kurmaya elverişli olmasına, söz konusu rapor ile Medeniyet Üniversitesi İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 03/07/2017 tarihli rapor arasındaki farkın, kaza nedeniyle oluşan sol femur boynundaki fraktürün kaynamış olmasından kaynaklandığının ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 30/12/2019 tarihli 26142 sayılı raporu ile belirlenmiş olmasına göre, maluliyet raporları arasında çelişki bulunmamasına, hükme esas alınan 31/05/2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, geçici iş göremezlik zararının hesabında, davacının, kaza tarihinden evvel 2016 yılında aldığı maaşların ortalamasının göz önünde bulundurulmuş olmasına, dosya kapsamında yer alan ödeme belgelerine göre SGK tarafından yapılan ve mahsup edilen geçici iş göremezlik ödeme miktarında hata bulunmamasına, davanın hem maddi tazminat hem de manevi tazminat istemine ilişkin olması ve manevi tazminat istemi yönünden talebin kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına göre davacı leh ve aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, kazanın oluş şekli, kazadaki kusur durumu, davacının yaralanmasının niteliği, kaza tarihi, kaza tarihindeki paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik durumları göz önüne alındığında davacı taraf lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının az ya da çok olmamasına göre davacı vekili ve davalı Sedat ...'nun yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin HMK'nın m. 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili ve davalı Sedat ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 985,71-TL harçtan peşin yatırılan 246,42-TL harcın düşümü ile bakiye 739,29-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalı Sedat ...'ndan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı Sedat ...'ndan mükerrer alındığı belirlenen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davalıya iadesine,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 556,10-TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,5/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,6/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.03/12/2025