T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/1484 - 2025/944 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1484 KARAR NO : 2025/944 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 11/03/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/1484 - 2025/944 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1484 KARAR NO : 2025/944 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 11/03/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/983E., 2020/200K. Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, davacı ile dava dışı ... arasında 10/07/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi düzenlendiğini, ipotek teminatı almak şartı ile bu şahsa 500.000 TL kredi limiti tahsis edildiğini, kredi kullandırımı aşamasında davalı tarafından düzenlenen 23/06/2014 tarihli ekspertiz raporunda ... parselde bulunan tarlanın 300.000,00 TL, 21/08/2014 tarihli ekspertiz raporunda ... nolu parsellerde bulunan tarlaların 86.000,00 TL, aynı tarihli ekspertiz raporunda ... parselde bulunan tarlanın 120.000,00 TL olarak değerinin belirlendiğini, taşınmazlar üzerine 748.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini ve tahsis edilen kredinin kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını,takip kapsamında ... parselde bulunan tarla ile ilgili aldırılan kıymet taktir raporuna göre değerinin 99.664,30 TL, Beypazarı İcra Müdürlüğünün 2016/212 talimat sayılı dosyası üzerinde diğer taşınmazlar için yaptırılan kıymet taktirinde bu taşınmazların toplam değerinin 70.922,81 TL olarak belirlendiğini, 27/04/2016 tarihli ve 30/06/2016 tarihli başka bir firmadan alınan değerlendirme raporunda taşınmazların toplam değerinin 235.500,00 TL olarak tespit edildiğini, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün dosyasında satışı yapılan taşınmazın satış sonucunda banka alacağına mahsuben 55.100,00 TL'ye, Beypazarı İcra Müdürlüğünün dosyasında satışı yapılan taşınmazların satış sonucunda banka alacağına mahsuben 41.500,00 TL'ye banka tarafından alındığını, hatalı eksper raporu sonucunda bankanın zarara uğradığını ileri sürerek, 311.600,00 TL banka zararı ile 40.263,00 TL işlemiş faizin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, usuli itirazlarda bulunarak, raporun düzenlenmesi esnasında gerekli özen yükümlülüğünün yerine getirildiğini, gerek icra müdürlüklerince hazırlattırılan kıymet taktir raporlarında tespit edilen değerlerin, gerekse davacı bankanın hazırlatmış olduğu ekspertiz raporlarında tespit edilen değerlerin kendileri tarafından hazırlattırılan raporlar ile karşılaştırılmasının mümkün olmadığını, kendilerine başvuru yapılması için tüm hukuki yolların tüketilmesi gerektiğini, aciz vesikası alınması halinde kendilerine başvurulabileceğini, kredi limitinin yüksek belirlenmesi nedeniyle meydana gelindiği iddia olunan zararlardan bankanın sorumlu olduğunu, hazırlanan raporlar ile meydana geldiği iddia olunan zararlar arasında illiyet bağı bulunmadığını, zarara davacının kendisinin sebep olduğunu, kredi verilmesinde belirleyici olanın borçlunun ödeme gücünün olduğunu, hiçkimsenin kendi kusuru ile kendi aleyhine meydana getirmiş olduğu zararı başkasına yükletemeyeceğini, kendi kusurundan yararlanamayacağını, TBK 52.maddesinin 1.fıkrası uyarınca davacının ağır kusurundan dolayı tazminatın kaldırılması yahut indirilmesi gerektiğini, kıymet taktirlerinin kesinleşmesinde davacının kusurlu olduğunu, uğranılan zarar hesabının hatalı olduğunu savunarak, haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince; "... davacı banka ile davalı arasında imzalanan sözleşmeye göre dava dışı şirkete kullandırılacak kredilerin teminatı olarak tesis edilecek ipoteklerle ilgili taşınmazların kıymet taktirlerinin davalı şirkete yaptırıldığı, alınan ekspertiz raporuna göre dava dışı şirkete kredi kullandırıldığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, yapılan takip sonucunda taşınmazların kıymet taktirlerinin yapıldığı, icra müdürlüklerince yaptırılan ve kesinleşen kıymet taktirlerinin ekspertiz raporunda belirtilen değerlerden az olduğu, sözleşme ve sunulan delillere göre davacının uğradığı zararın kıymet taktiri ile belirlenen değerin kullandırılan krediden düşümü sonucunda belirlenen değer olduğu, bu değerin de talep edilenden fazla olduğu davadan önce usulüne uygun davalının temerrüde düşürülmediği kanaatine varılmakla asıl alacak yönünden davanın kabulüne, faiz yönünden davanın reddine..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin hatalı rapor hazırlamasının söz konusu olmadığını, taşınmazlara ilişkin olarak hazırlanan raporların hatalı olduğuna dair somut bir tespitin bulunmadığını, bu noktada söz konusu taşınmazların dava konusu rapor hazırlandığı tarihteki değerinin üzerinden tespit yapılması gerektiğini, taşınmazların ihale tarihindeki değerlerinin ya da davacı banka tarafından haricen hazırlatılan raporlardaki değerler ile karşılaştırılabilmesinin mümkün olmadığını, esas alınması gereken tarihin 23.06.2014 ve 25.08.2014 tarihleri olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için bahsi geçen taşınmazlara müvekkili şirket tarafından yanlış değer takdir edildiği varsayımında dahi müvekkili şirkete başvuru koşullarının oluşmadığını, bankanın müvekkili şirketçe davaya konu bir kısım raporlar hazırlanmadan önce kredi limitini belirlediğini ve kredi kullandırdığını, değerleme raporları ile davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını, davacı tarafın kendi kusuru ile zararın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, bankanın kıymet takdir raporlarına itiraz etmeyerek kendi kusuru ile düşük kıymet takdirlerinin kesinleşmesine sebebiyet verdiğini, uğranıldığı iddia edilen zararın hesabında fazla tahsis edilen limitin tarihleri ile belirlenmesi ve ilgili taşınmazların gerçek değerlerinin bu belirlenen miktardan düşülmesi gerektiğini, yine, banka tarafından krediye ilişkin olarak yapılan sair tüm tahsilatların da gözönünde bulundurulması ve düşülmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 11/7 maddesindeki yorumun da hatalı olduğunu, davacı bankanın kredi kullandırırken üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediğinin araştırılması gerektiğini, davacı bankanın üçüncü kişi ile kredi sözleşmesi yaparken kredilendirme kurallarına uymayarak gerekli dikkat ve özeni göstermediğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki gayrımenkul değerleme hizmet alım sözleşmesi kapsamında tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/983E., 2020/200K. sayılı dava dosyasında verdiği 11/03/2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 21.285,40 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak alınan 5.321,50 TL'nin mahsubu ile kalan 15.963,90 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. 3-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4- HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına. 06/11/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1,a gereğince miktar itibari ile temyiz yoluna başvurulamayacağından KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 06/11/2025 Başkan Üye Üye Katip