İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ile olan ticari ilişkisinden dolayı düzenlemiş olduğu 08/08/2017 tarihli 021372 numaralı fatura, 999,99.-TL, 09/08/2018 tarihli 021425 nu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1241 KARAR NO : 2025/1333 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/06/2025 NUMARASI : 2024/274 Esas - 2025/415 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ile olan ticari ilişkisinden dolayı düzenlemiş olduğu 08/08/2017 tarihli 021372 numaralı fatura, 999,99.-TL, 09/08/2018 tarihli 021425 numaralı fatura 480,00.-TL ve 15/08/2017 tarihli 021551 tarihli 24,000,00.-TL bedelli irsaliyeli faturalar ile gıda maddesi sattığını ve teslim ettiğini ancak fatura bedelinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine İstanbul 7. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının kendisine gönderilen ödeme emrine kötü niyetli olarak yetkiye, ve borca itiraz ettiğini, davalı borçlunun itirazlarının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin icra takibinin konusu olan fatura bedelleri olan borcuna ilişkin olduğunu, faturalara dayalı alacak TBK.89 mad. uyarınca götürülecek borçlardan olduğunu, yetkili mahkeme ve icra müdürlüklerinin alacaklının ikametgahı mahkeme ve icra daireleri olduğunu, davalının yetki itirazının haksız ve hukuksuz olduğunu reddinin gerektiğini, davalı borçlunun faturaların varlığını kabul etmekle beraber bu faturaları iade ettiğini ve malların yedinde olmadığını iddia ettiklerini, delil listesi arasında yer alan irsaliyeli faturalar incelendiğinde bu irsaliyeli faturaların imza karşılığı teslim alındığını ve malların teslim edilmiş olduğunun sabit olduğunu. taraflar arasındaki fatura, sevk irsaliyeleri ve ticari defter ve kayıtları ile bu faturalara ilişkin tarafların vergi dairesine bildirimleri incelendiğinde müvekkilinin alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, bu itirazının iptali ile davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi için bu davayı açtıklarını belirterek davalının İstanbul 7.İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına vaki kötü niyetli itirazının iptali ile icra takibine devamına, takibin durmasına sebep olan davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 7.İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrini 04/12/2018 tarihinde aldıklarını ve süresi içinde itiraz ettiklerini belirterek, takibin yetkisiz icra dairesinde açıldığını, müvekkilinin Bakırköy/İstanbul adresinde ikamet ettiğini İstanbul Bakırköy icra daireleri olduğunu, icra dairesi yetkisine itiraz ettiğini, tebliğ edilen borcun gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin takip alacaklısına herhangi bir borcunun olmadığını, müvekkilinin faturaları iki kez iade ettiğini, fatura ve içeriğini kabul etmediklerini, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, takip konusu alacağın zaman aşımına uğradığını ve zamanaşımı itirazları olduğunu, bu nedenlerden dolayı, yetkiye ,dosya borcunun tamamına, ve ferilerine itiraz ettiklerini itirazlarının kabulü ile yapılan takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Somut olayda dava konusu icra takibinin incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Mahkememizce istinaf kaldırma kararından önce yapılan yargılama sonucu tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmiştir. İstinaf incelemesi sonucu, mahkememiz kararı davalının malların iadesine ilişkin savunmasının değerlendirilmesi için kaldırılmış ve dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir. Takipte talep edilen alacak 08/07/2017, 09/08/2017 ve 15/08/2017 tarihli faturalara dayanmaktadır. Üç faturanın toplam bedeli 25.479,99 TL’dir. Davalının, malların iadesine ilişkin savunmasının değerlendirilmesinde; mal iade formunun 28/08/2017 tarihli olduğu, mal iade formunun üzerinde teslim alan olarak ... isimli kişinin imzasının bulunduğu, iade faturasının 26/07/2018 tarihli ve 25.681 TL bedelli olduğu görülmüştür. Davacının talep ettiği üç adet faturada yazan malların cins ve miktarları ile mal iade formunda yazan malların cins ve miktarları karşılaştırıldığında 15/08/2017 tarihli 18 kg beyaz peynir ürününün uyumlu olduğu; ancak diğer iki faturada yazan ürünler ile mal iade formunda yazan ürünlerin uyumlu olmadığı görülmüştür. Her ne kadar iade faturasında davacı tarafın imzası bulunmasa da, mal iade formunda teslim alan olarak ... isimli kişinin imzası bulunmaktadır. ...’un SGK kayıtlarının incelenmesinde mal iade formu tarihinde (28/08/2017) davacı şirket çalışanı olduğu görülmüştür. Dolayısıyla davalıya teslim edilen malların iade edildiği ve iade edilen malların davacı çalışanı tarafından teslim alındığı mahkememizce kabul edilmiştir. Fatura tarihi (15/08/2017) ile mal iade tarihinin (28/08/2017) uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Aynı miktar ve cins başka bir ürünün de davacıya satılıp iade edildiğine dair bir iddia ve delil de bulunmadığından davalının 15/08/2017 tarihli fatura konusu malları davacıya iade ettiği kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere takip ve dava konusu üç adet faturadan 15/08/2017 tarihli faturaya konu malın iade edilmesi sebebiyle bedelinin talep edilemeyeceği, ancak 08/07/2017 tarihli ve 09/08/2017 tarihli diğer iki fatura sebebiyle davacının davalıdan alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu sebeplerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kabul edilen alacak yönünden alacağın likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konusu faturalarda yer alan malların davacı uhdesine geçmediğini, iade edildiği iddia edilen malların kim tarafından teslim edildiğinin belli olmadığını, 26.07.2018 tarih ve 159733 nolu iade faturasında davacı şirketin imzası bulunmamakta olup tarafların ticari defterinde de kayıtlı olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE : Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, iade faturasına konu malların davacıya teslim edilip edilmediği noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "fatura" sebebine dayalı olarak 25.479,99 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 29/11/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizce kararın eksik inceleme nedeniyle kaldırılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine yapılan yeniden yargılama sonucunda bu kez davanın 1.479,99 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir.Davalının 05/07/2019 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu delilleri arasında bulunan 28/08/2017 tarih ve 2452 nolu davacı firmanın antetini taşıyan mal iade formunda "klasik beyaz peynir(17 kg)" yazısının yanına el yazısı ile "(18 kg) 107 TNK" ibaresi eklenmiş durumdadır. Bu formun teslim alan kısmı ... tarafından imzalanmıştır. İlk derece mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesinde mal iade formunda teslim alan olarak ...’un SGK kayıtlarının incelenmesinde mal iade formu tarihinde davacı şirket çalışanı olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu iade formunun davacı firmanın antetini taşıması ve bu formda imzası bulunan ...'un davacı çalışanı olması nedeniyle bu iade formundaki malların davacıya iade edildiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince, söz konusu mal iade formu düşülerek davanın 1.479,99 TL üzerinden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafındanistinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Karardan sonra davalı taraf gider avansından karşılanan 37,50 TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 09/10/2025