11. Hukuk Dairesi 2015/7354 E. , 2016/1838 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/12/2014 tarih ve 2014/129-2014/414 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm …
**11. Hukuk Dairesi 2015/7354 E. , 2016/1838 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/12/2014 tarih ve 2014/129-2014/414 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı işçi arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesi ile şirkette üst düzey yönetici olarak çalışmaya başladığını, taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinde davalı işçinin teknik, ticari ve personele ilişkin iş sırlarına ve müşteri çevresine nüfuz eden konumu sebebiyle iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 1 yıl süre ile benzer ve ilgili bir işyerinde müvekkili şirketin yazılı ön onayı olmadan çalışması halinde işçinin işverene işçinin 10 aylık brüt maaşı kadar cezai şart ödeyeceğinin öngörüldüğünü, davalının iş sözleşmesinin feshinden itibaren 1 yıl süre geçmeden müvekkili ile benzer ve ilgili ...'da bir işyerinde çalıştığını ileri sürerek, 10 aylık brüt maaşı tutarı cezai şartın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.000,00 TL'sinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında yapılan iş sözleşmesi gereğince, müvekkilinin davacının bünyesinde işçi olarak çalıştığını, işini çok iyi yaptığını fakat davacı tarafın baskısı nedeni ile işi bırakmaya zorlandığını, maaşının zamanında yatırılmadığını ve müvekkilinin işten ayrıldığını, yeni başladığı firmada çalıştığı süre içerisinde davacı – firmanın hiçbir teknik ve ticari sırlarını paylaşmadığını savunarak,davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının işten ayrıldıktan sonra bir takım ticari sırları rakip firmaya taşıdığı ve rakip firmanın da bundan haksız yarar sağladığının açıkca belirlenmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede rekabet yasağına yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile söz konusu sözleşme hükmünün Anayasa'nın çalışma özgürlüğü ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.