11. Hukuk Dairesi 2023/4392 E. , 2024/6190 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/532 Esas, 2023/475 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/54 E., 2020/351 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar veki…
**11. Hukuk Dairesi 2023/4392 E. , 2024/6190 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/532 Esas, 2023/475 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/54 E., 2020/351 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10.01.2019 tarihinde 44 üncü sınıf kapsamında 2019/02215 sayılı ve “Özel İ.D.D. İskenderun Diş Dünyası Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı gerçek kişinin 2008/02886 ve 2019/00332 sayılı “Diş Dünyası” ve “Özel Diş Dünyası Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine başvurunun davalı TÜRKPATENT tarafından “tıbbi hizmetler” yönünden kısmen reddedildiğini, YİDK kararı ile de nihai olarak “tıbbi hizmetler” yönünden kısmen reddedildiğini, oysa müvekkilinin ticaret unvanının çekirdeği olan “Özel İskenderun Diş Dünyası” ibaresini 2013 yılından beri başta diş hekimliği olmak üzere tıbbi hizmetler alanında markasal olarak kullandığını, www.iskenderundisdunyasi.com alan adını da 2013 tarihinden beri kendi adına tescilli olarak aktif bir biçimde kullandığını, “İskenderun Diş Dünyası” ibaresi üzerinde müvekkilinin kazanılmış hakkının mevcut olduğunu, müvekkilinin kısmen reddedilen markasında yalnızca “özel”, “diş dünyası”, “ağız ve diş sağlığı polikliniği” gibi talî ibarelerin yer almadığını, bunlara ek olarak “İ.D.D.” ve “İskenderun” gibi markada bütünsel olarak farklılık sağlayan diğer ibarelerin de yer aldığını, bu nedenle taraf markalarının benzediğinin söylenemeyeceğini, “diş dünyası” ibaresinin tanımlayıcı/tasviri, yani kimsenin tekeline bırakılmayacak bir ibare olduğunu, bu tür ibarelerin marka olarak tescil edilmesi halinde ufak değişikliklerle başkaları tarafından da kullanılmasına göz yumulmasının gerektiğini ileri sürerek, YİDK’in 26.12.2019 tarih ve 2019-M-11228 sayılı kararının iptaline ve 2019/02215 sayılı markanın kısmen reddedildiği hizmetler yönünden de tescil işlemlerine devam edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının markasında yer alan “İ.D.D. İskenderun” ibarelerinin markanın “Diş Dünyası” esas unsurunun yanında bütünsel olarak markaya bir farklılık sağlamadığını, bu ibarede geçen “İ.D.D.” kısaltmasının baskın bir karakterinin bulunmadığını, “İskenderun” ibaresinin ise bir il adı olmakla tüketiciye bir şube izlenimi verdiğini, bu ibarelerin söz konusu marka bir bütün olarak ele alındığında dahi etkisiz şekilde ikinci planda kaldıklarını, coğrafi ve yöresel adların markada esas unsur olamadıkları ve ayırt edici niteliklerinin çok zayıf olduğu yönünde verilmiş emsal Yargıtay kararlarının bulunduğunu, markalarda ortak olan “Diş Dünyası” ibaresinin mevcudiyetinin, her kademede tıbbi hizmet alacak olan hedef tüketici kitlesi nezdinde, taraf markalarının idari ve ekonomik açılardan birbirleriyle bağlantılı, işletmesel kökenleri aynı firmalar tarafından verilen bir hizmet algısı yaratacağını, yani markalar arasında karıştırılma ihtimalinin doğacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markaları ile dava konusu marka arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, somut olayda çekişme konusu olan “Tıbbi hizmetler”in, doğrudan insan sağlığını ilgilendiren, hayati öneme sahip hizmetler olduğu, bunları satın alacak kesimin bu hizmeti satın almadan önce ciddi bir araştırma yapacağı, dikkatli seçiciler olduğu, yani bilinç düzeyi yüksek tüketicilerden/alıcılardan oluştuğu, karşılaştırılan markalarda müşterek olarak bulunan unsurun "DİŞ DÜNYASI" ibaresinin ayırt edici niteliğinin davaya konu hizmetlerin karakteristik özelliklerine yakın anlamlı çağrışım oluşturması nedeniyle düşük olduğu, “DİŞ DÜNYASI” ibaresinin yalnızca davalı tarafından değil, aynı sektörde yer alan diğer aktörler tarafından da yoğun ve yaygın olarak kullanıldığı. davalı şahsın bu zayıf markayı yaygın kullanım ve reklam araçları ile ilgili tüketici kesiminde ayırt ediciliğini güçlendirdiğini ispat eden doküman sunmadığı, zayıf markaların koruma kapsamı değerlendirilirken iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi bertaraf edilebileceğinin göz önüne alınması gerektiği, dava konusu markadaki "Özel" "İskenderun" ve "Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği" ibarelerinin hizmetin niteliği, coğrafi kaynağı ve karakteristik özelliklerini gösteren tanımlayıcı ve dolayısıyla tali unsurlu ibareler olsa da, markada "Diş Dünyası" ibaresinin başında yer alan "İ.D.D" ibaresinin iltibas tehlikesini bertaraf edecek ayırt edici niteliği sağladığı, markaların farklı ticari kökeni gösterdiğini algılanabileceği gibi marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantının da kurmayacağı, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının somut olayda gerçekleşmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne 2019-M-11228 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalıların vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun uyuşmazlık bazında uzman kişilerce hazırlanmadığını, bu itirazlarının değerlendirilmediğini, taraf markalarının 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzer olduğunu, "İ.D.D." ve "İskenderun" ibarelerinin ayırt edici niteliğe sahip olmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun 44 üncü sınıf hizmetleri kapsadığı, davalı şirketlerin itirazı üzerine 44 üncü sınıftaki "Tıbbi hizmetler" yönünden başvurunun kısmen reddedildiği, anılan 44 üncü sınıf hizmetlerin davalının itiraza mesnet markaları kapsamında olduğundan emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, davaya konu başvurunun “Özel İ.D.D. İskenderun Diş Dünyası Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği” itiraza mesnet markaların ise "Diş Dünyası" ve "Özel Diş Dünyası Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği" ibarelerinden oluştuğu, taraf markalarında yer alan "özel, ağız ve diş sağlığı, poliklinik" ibareleri tanımlayıcı nitelikte olup ayırt edici nitelikleri bulunmadığından başvurudaki "İ.D.D. İskenderun Diş Dünyası" ibareleri ile itiraza mesnet markalardaki "Diş Dünyası" ibarelerinin karşılaştırılmasının gerektiği, buna göre taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, zira başvurudaki "İskenderun" ibaresinin kimsenin tekeline bırakılamayacak bir coğrafi yer adı olması nedeniyle başvuruya ayırt edicilik katmadığı, aksine şube algısı yarattığı, "İ.D.D." ibaresinin de başvuruyu davalının itiraza mesnet markalarından yeterince farklılaştırmadığı, başvuruda ayırt ediciliği sağlayacak başkaca bir unsur yer almadığından, markalar arasında işaret benzerliği şartının da gerçekleştiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E.-2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairece bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmediği, ayrıca bir bilirkişi incelemesine gerek görülmediği, bu itibarla, taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında iltibas koşulları oluştuğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının "Özel İskenderun Diş Dünyası" ibaresini yıllardır aktif olarak kullandığını, "http://iskenderundisdunyası.com" alan adını ise kendi adına tescil ettirerek 2013'den beri kullandığını, davalıya ait 2009/10292 sayılı markanın 44 üncü sınıfta olmadığını, Mahkemece değerlendirilmesinin doğru olmadığını, taraf markalarının birbirine benzemediğini, iltibas tehlikesinin bulunmadığını, "Özel" Diş Dünyası" "Ağız ve Diş Sağlığı" ibarelerinin tali unsurlar olduğunu, "İ.D.D" ve "İskenderun" ifadelerinin farklılığı sağladığını, "Diş Dünyası" ibaresinin 44 üncü sınıf için tanımlayıcı olduğunu, kimsenin tekeline bırakılamayacağını ve benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınmaması gerektiğini, bilirkişi raporunun da haklılığını ortaya koyduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci alt bendi. 3.6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.