T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/1075 KARAR NO: 2026/270 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 15/11/2025 KARAR TARİHİ : 25/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in,---- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin --- Esas sayılı dosyası ile davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün ----- sicil numarasına kayıtlı…
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/1075 KARAR NO: 2026/270 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 15/11/2025 KARAR TARİHİ : 25/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in,---- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin --- Esas sayılı dosyası ile davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün ----- sicil numarasına kayıtlı olan Tasfiye Halinde ------ Şirketi aleyhine tapu iptali ve tescil davası açtığını, açılan davada ------ Asliye Hukuk Mahkemesi 13.11.2025 tarihli duruşmasının 1 numaralı ara kararında; "Her ne kadar dosya kapsamında davalı şirketin bir başka alacaklının alacağı yönünden ihya edildiği görülmekte ise de incelendiğinde şirket ihyasının dava dışı 3.kişinin alacağına yönelik olarak sınırlı verildiği, Mahkememiz dosyası yönünden verilmiş bir ihya kararı bulunmadığı görülmekle davacı vekiline davalı şirketin ihyası için dava açmak ve taraf teşkilini sağlamak üzere gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine..." şeklinde karar verildiğini, söz konusu şirket hakkında daha önce ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----Karar sayılı ilâmı ile ihya kararı verilerek ek tasfiye işlemleri için --- tasfiye memuru olarak atandığını, bu ihya kararının sınırlı olması ve ----. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı davasıyla ilgili olmaması nedeniyle tarafımızca bu hususta dava açılması gerekliliği doğduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 547/1 maddesinde; “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.” denildiğini, bu doğrultuda Mahkememizce Tasfiye Halinde ---- Şirketi'nin ----. Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasında yapılacak işlemlerle ilgili ihyasına karar verilmesi şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için karar vererek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için tasfiye memuru olarak ----- atanmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; İhyası istenen şirket hakkında kurumlarınca TTK 32.maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34.madde hükümlerine göre işlem yapıldığını, yapılan işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, Mahkememizce ek tasfiye kararı verilmesi halinde tasfiye memurunun atanmasının zorunlu olduğunu belirterek özetle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE : Dava; ticaret sicilinden resen silinen şirketin yeniden ihyası istemine ilişkindir. Davacının dava dışı Tasfiye Halinde ------ Şirketi hakkında açılan dava yönünden resen terkin olmuş şirketin ihyasını talep ettiği anlaşılmıştır.Terkin olan şirketin 6102 sayılı TTK nun geçici 7. Maddesi ve ilgili tebliğin 7. Maddesi kapsamında yapılan ilanlara müteakip 09/10/2015 tarihinde resen terkin edildiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde bahsi geçen ---- AHM ----- Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir. Anılan dosyada davacının ... olduğu davalının ihyası istenen şirket olduğu 01/11/2023 tarihli davanın tapu iptal tescil talepli olduğu görülmüştür. 6102 Sayılı TTK. Geçici 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar kanunda sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Kanunda yapılan düzenleme uyarınca Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderilir. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacağı açıkca kabul edilmiştir. İhyası istenen şirketin, devam eden dava dosyası işlemleri için ihya olunmasını talep etmekte davacının hukuki yararı ve aktif husumetinin olduğu açıktır.Özetle, TTK' nin Geçici 7. maddesine göre münfesih sayıldığından resen sicilden terk olunduğu, derdest olan takibin devam edilebilmesi için söz konusu şirketin ihyasının gerektiği, davacının haklı sebebinin ve hukuki yararının mevcut olduğu, davalı ... sicil memurluğunun davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda olduğu, bu sebeple ticaret sicil memurluğu aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilemeyeceği, Yargıtay uygulamalarında da kabul edildiği üzere belirtilen şekilde ihya kararımızın konusuna göre, terkin olan şirketin icra dosyasındaki taraf teşkili bakımından tasfiye memuru atanması gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ----- sicil numarasında kayıtlı iken TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde --- Şirketi'nin ticaret sicil kaydının ----. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası işlemleri ile sınırlı olmak üzere İHYASI ile şirketin bu konuyla sınırlı olarak ------ Ticaret Sicili'ne yeniden tesciline, 2-Tasfiye memuru olarak --- -- (TC:-----) tasfiye memuru olarak atanmasına; tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına; 3-İhyaya ilişkin bu kararın ticaret sicil müdürlüğü tarafından tescil ve ilanına, 4-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 116,60-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 32,90-TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 8-Davalı ... yasal hasım olduğundan vekalet ücretine hükmolunmamasına,Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.