T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/1889 KARAR NO:2025/1941 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:28/02/2025 NUMARASI:2024/790 Esas - 2025/155 Karar DAVANIN KONUSU:Şirketin sicil kaydının ihyası Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, dava…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/1889 KARAR NO:2025/1941 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:28/02/2025 NUMARASI:2024/790 Esas - 2025/155 Karar DAVANIN KONUSU:Şirketin sicil kaydının ihyası Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından İstanbul 36 İş Mahkemesinin 2023/645 esas sayılı dosyası ile ... Şti. aleyhine hizmet tespit davası açtıklarını, dava sonucunda şirketin 2018 yılında ticaret sicilden resen terkin edilerek kaydının kapatıldığını öğrendiklerini, şirketin tüzel kişiliği sona erdiğinden iş mahkemesinde açtıkları dava sonucunda verilecek kararın icra edilebilmesi için 6100 Sayılı HMK 'nın 52 ve 54.maddeleri hükmünün yerine getirilmesine gerek kalmaksızın şirketin tasfiye haline dönüşmesi ve tüzel kişiliğinin TTK'nın 224 ve 445 maddeleri anlamında ihyası gerektiğini beyan ederek İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ...Ltd Şti' unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili savunmasında özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.Dahili Davalı tasfiye memuru ... vekili, savunmasında özetle; davacının huzurdaki davaya açmakta hukuki yararı bulunmadığı gibi müvekkili yönünden husumet yokluğu bulunduğunu, ilişkili iş mahkemesi dosyası incelendiğinde ... tarafından mahkemeye gönderilen sigortalı işe giriş bildirgesi ve işten çıkış bildirgesi incelendiğinde müvekkilinin yetkilisi ve şirket terkin edilirken tasfiye memuru sıfatını aldığı ... Lşt Şti nin söz konusu ... bildirgelerinde yer almadığını, davacının ihyası talep edilen şirkette 1997-1999 yılları arasında çalıştığını iddia ettiğini, ancak ihyası talep edilen şirketin 01/09/1998 yılında kurulduğunu, müvekkilinin huzurdaki davada hasım olarak yer almadığından bahse konu şirketin ihyası talebinde hukuki yararında bulunmadığı, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca TTK m.5/A hükmünde dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk kurumu düzenlendiğini davacı arabuluculuğa da başvurmadan huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacının iddia ettiği alacakları teminen icra takibi, arabuluculuk gibi başka hukuki yollara da başvurabileceği ortada iken şirketin ihyasını talep etmesinin mümkün olmadığını, müvekkili tarafından ihyası talep edilen şirketin tasfiye sürecinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde üç kez tasfiye ilanı verildiğini üçüncü ilanda hak ve alacakları olanların şirkete başvurması ifade edildiğini bu süre zarfında alacak iddiası olan ve şirket ihyasında bulunan davacı tarafından şirkete başvuru yapılmadığını, bu süre zarfında tasfiye memuru olan müvekkili tarafından şirket tasfiyesinin usulüne uygun olarak gerçekleştirilerek şirketin terkin edildiğini, davacının tasfiye işlemlerinin gerektiği gibi tamamlanmadığına, eksik bırakıldığına ilişkin bir iddiasının da olmadığını, bu durumda tüzel kişiliğin yeniden ihyasını gerektirecek yasal şartların mevcut olmadığını savunarak, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;"...Somut olayda, ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu İstanbul 36.İş Mahkemesinin 2023/645 sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması, verilecek hüküm ile ilgili işlemlerin infazı davacının menfaatinin bulunduğu ve davacının TTK 547. Maddesi gereği ek tasfiye için ihya talep edebileceği anlaşılmakla, terkin edilen şirketin ihyasına, yargılama neticesinde ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesini teminen ihya edilen şirketin terkin öncesi tasfiyesini yürüten tasfiye memuru ...'in münferit ve yetkili tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.İhyası istenen 401641- sicil numarası ile kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin tasfiyeye girmiş ve 09/01/2018 tarihinde sicil kaydından terkin edilmiştir. Ek tasfiye için açılan dava ise tasfiyeden sonra 23/12/2024 tarihinde açılmıştır.Tasfiyenin sonlandırıldığı tarihte henüz bu davanın açılmamış olması nedeniyle tasfiyenin kapatılarak şirketin terkin edilmesinde tasfiye memurunun kusurunun bulunmaması, davanın ve kararın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı tarafın üzerinde bırakılmasına ve davacı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.HMK md. 320/1 de "Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir." hükmüne yer evrilmiştir. Elde ki davada tüm deliller toplanmış olup tahkikat ve duruşmalı inceleme gerektirir her hangi bir delil ve uyuşmazlık bulunmadığından..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ...- sicil numarası ile kayıtlı Tasfiye Halinde .... Ltd. Şirketi'nin, İstanbul 36. İş Mahkemesi 2023/645 Esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması ve verilecek hüküm ile ilgili işlemlerin infazı amacıyla ihyasına, tasfiye işlemlerini yürüten ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı tasfiye memuru ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme gerekçesinde ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu iş mahkemesi dosyasında taraf teşkilinin sağlanması için TTK'nın 547. madesi gereğince ek tasfiye için ihya talep edilebileceği belirtilerek şirketin ihyasına karar verildiğini, hukuki yararın varlığına ilişkin olarak dava şartının sağlanmadığını, sigortalının işe giriş bildirgesi ve işten çıkış bildirgesi incelendiğinde müvekkilinin yetkilisi ve şirket terkin edilirken tasfiye memuru sıfatını aldığı şirketin söz konusu SGK bildirgelerinde yer almadığını, söz konusu evrakın resmî belge mahiyetinde olduğunu, gerçeğe aykırılığı konusunda herhangi bir tespitin söz konusu olmadığını, davacının 1197- 1999 yılları arasında çalıştığını iddia ettiğini, şirketin 1998 yılında kurulduğunu, müvekkili tarafından şirketin tasfiye sürecinde üç kez tasfiye ilanı verildiğini, bu süre zarfında davacı tarafından şirkete başvurulmadığını, tasfiyenin usulüne uygun gerçekleştirildiğini, eksik bırakılan bir hususun olmadığını, tüzel kişiliğin yeniden ihyasını gerektirecek mevcut şartların bulunmadığını iddia ederek, kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ise karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru ... vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir.Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür.İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip 09.01.2018 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir.İhyası istenen dava dışı Tasfiye Halinde... Ltd Şirketi aleyhine davacı tarafından İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2023/645 Esas sayılı dosyası ile hizmet tespiti davası açıldığı, dava dışı şirketin tasfiye ile sicilden terkin edildiği, bu sebeple davacıya verilen süre içinde eldeki ihya davasının açıldığı görülmektedir. Buna göre terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararların infazı yönünden terkin edilmiş şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının hukuki yararı bulunmaktadır. Şirketin ihyası için kesinleşmiş bir alacak bulunması şart olmayıp, şirkete karşı açılmış bir davada taraf teşkilinin sağlanması ile bu davada şirketin temsil edilesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir. Mahkemece gerekçede bu hususlara yer verilmiş olup aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı ...'e davanın yöneltilmesinde ve ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Davalı tasfiye memurunun ihya işlemlerini usulüne uygun yapmış olması, hukuki yararı bulunan kişilerin ihya talep etmelerine engel olmadığından, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.Yasal hasım konumundaki Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması ve giderlerin davalı tasfiye memuruna yüklenmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır (Aynı yönde karar için bknz; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2024/6150, K. 2024/8653 sayılı kararı). Bu sebeplerle, davalı tasfiye memuru vekilinin tüm istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiş ve istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiğinden aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Açıklanan bu gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 11.12.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.