Hukuk Genel Kurulu 2010/15-624 E. , 2010/644 K. "" MAHKEMESİ : Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 16/12/2008 Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne dair verilen 05.12.2006 gün ve 2005/1434-2006/2042 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 21.11.2007 gün ve 2007/4704-7381 sayılı ilamı ile; (...Davacı, davalıya ait ta…
**Hukuk Genel Kurulu 2010/15-624 E. , 2010/644 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 16/12/2008 Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne dair verilen 05.12.2006 gün ve 2005/1434-2006/2042 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 21.11.2007 gün ve 2007/4704-7381 sayılı ilamı ile; (...Davacı, davalıya ait taşınmaza 2002 yılı sonunda mermer işleri yaptığını, işin bedelinin ödenmediğini ileri sürerek iş bedeli 3.303,00 YTL.nin tahsilini istemiştir. Davalı akdî ilişkinin varlığını inkâr etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. BK'nın 355 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda akdî ilişkinin varlığını ve işin yapılıp teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti yükleniciye aittir. Davalı iş sahibi akdî ilişkiyi inkâr ettiğinden, akdî ilişkinin varlığı miktar itibariyle HUMK'nın 288. maddesi gereğince davacı yüklenici tarafından senetle ispat olunmalıdır. Davada talep edilen miktara ve davalının muvafakat vermemesine göre hukuki işlem tanıkla ispat edilemez. Ancak davacı dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya bu hakkı hatırlatılmalı ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Tüm bu yönler gözetilmeyerek akdî ilişkinin varlığı kanıtlanmış gibi davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. Dava kısmen kabul edildiğinden reddedilen kısım üzerinden kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına duruşma vekalet ücreti tayin edilmemiş olması da kabul şekli açısından bozma nedenidir...) gerekçesiyle temyiz eden davalı yararına bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN : Davalı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı, yazılı bir sözleşmeye dayanmadan yapılan işin bedelinin tahsilini istemiştir. Mahkemece bilirkişi raporu dikkate alınarak istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.