İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,Davalı şirketin, mimari hizmet almak için müvekkiline iş teklifinde bulunduğunu, ... Lokanta isimli iş yerinin mimarlık hizmetleri konusununda davalı şirket ile dava…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1165 KARAR NO : 2026/87 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/04/2022 NUMARASI : 2019/1247 Esas - 2022/249 Kara DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,Davalı şirketin, mimari hizmet almak için müvekkiline iş teklifinde bulunduğunu, ... Lokanta isimli iş yerinin mimarlık hizmetleri konusununda davalı şirket ile davacı arasında görüşmeler yapıldığını, söz konusu görüşmede davalı şirket tarafından ilgili iş yerinin 60 m² olduğunun belirtildiğini, müvekkili tarafından bu metre kara üzerinden 3 fazdan oluşan Mimarlık Hizmetlerine ilişkin fiyatlandırma yapıldığını ve bu bedel üzerinden sözlü anlaşma sağlandığını, yıllardır süren komşuluk ilişkilerine istinaden müvekkilinin, davalı yanın sözüne güvenerek yazılı sözleşmeye gerek duymadığını, ancak müvekkili tarafından yapılan incelemeler neticesinde, söz konusu iş yerinin davalı şirketin beyanının aksine 100m² olduğunun anlaşıldığını ve bu metre kara hesabına göre daha önce verilen fiyatın müvekkili tarafından revize edildiğini, revize edilen inşai uygulama ücretinde tarafların anlaşamadığını ve 3 fazdan oluşan mimarlık hizmetlerinden inşai uygulama aşamasının tarafların karşılıklı anlaşmasıyla çıkarıldığını, bunun üzerine ... ..., ... ... ve Uygulama Projesi aşamalarının içeren Mimarlık Hizmetlerine ilişkin tarafların 25.000,00 TL tutarında anlaşmaya vardıklarını, tüm bu hizmetlerin toplam 3 ay süreceğinin müvekkili tarafından davalı şirkete en başında bildirildiğini ve davalı şirketin onayı üzerine müvekkili tarafından mimarı işlemlere başlandığını, akabinde projeye uygun şekilde duvar ve zeminle ilgili kırım atım işlemlerinin yapıldığını, bu işlemelere müvekkili tarafından 9.000,00 TL tutarındaki rakam ödendiğini, müvekkili tarafından yüklenilen işin en son aşaması niteliğinde olan uygulama Projesinin 31/01/2019 tarihinde davalı şirkete teslim edildiğini, müvekkilinin yüklendiği mimarlık işlerini davalı şirket tarafından alınan briefler doğrultusunda eksiksiz ve layıkıyla yerine getirdiğini, ancak buna rağmen davalı şirket tarafından yapılması gereken ödemelerin sürekli olarak geçiştirildiğini, sundukları whatsapp ve e-mail yazışmalarında müvekkilinin davalı yanın istekleri doğrultusunda projesini oluşturduğunu ve davalıya teslim ettiğini, davalı yan tarafından ilgili iş yerindeki iç mimarı dizaynın müvekkilinin çizdiği ... ile birebir aynı netilikte olduğunu, davalı yanın müvekkili tarafından oluşturulan projeyi hiçbir bedel ödemeksizin hayata geçirdiğini, ayrıca ihtarnamede 9.000,00 TL tutarındaki kırım atım işlemlerine ait borcu ödeyeceğini taahhüt etmesine rağmen ödemediğini, bunun üzerine İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosya nezdinde davalı şirkete karşı icra takibi başlatıldığını, ancak davalının 23/05/2019 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğini beyanla itirazın iptalini, takibin devamını, takibe konu alacağın uygulanacak en yüksek faiz oranıyla birlikte davalı/borçludan tahsiline davalı / borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, dava dilekçesinde tarafların yıllardır süren komşuluk ilişkilerinden şifahi de olsa mimarlık ... çizim ve uygulama hizmetleri alınması konusunda bir anlaşma sağlandığından bahsettiğini, tarafların ancak iş yerinin devir aşamasında, 2018 kasım ayında yaptıkları görüşmede tanışmış olduklarını, taraflar arasında tüm şartları konuşularak ve mutabık kalınarak başlanan bir mimarlık hizmetleri alım işi bulunmadığını, işletmenin 01/12/2018 tarihinde şirketin şu anki ortaklarınca devrinden hemen önce, 2018 kasım ayı içerisinde, yakın olması sebebiyle davacıya ait mimarlık bürosuyla, yer gösterilmek suretiyle ilk kez görüşme yapıldığını, üst, alta kat ve depo için toplam 250.000,00 TL'lık bütçeyi aşmamak kaydıyla ve uygulama sonrası 1 şubat tarihinde aktif hale gelecek şekilde, açılacak olan lokantanın mimarlık hizmetleri için bir çalışma yapılıp yapılamayacağına dair bütçe, bilgi ve fiyat çalışması istendiğini, ancak daha ilk günkü görüşmede, üzerinde çalışılıp bilgi verileceği belirtilen özellikle bütçe çalışması dahil tam bir mutabakat için asıl önem ve gereklilik arz eden bilgilerden hiçbirinin, müvekkili şirket yetkililerine gerekli zaman ulaştırılmadığını, bütçe ve buna bağlı ... beklemekten kaynaklanan iş yeri açılışının gecikmesi sebebiyle davalı müvekkili şirketin kira, yeni işle alımlar, kar kaybı kaynaklı zararı her geçen gün arttığından, iş yerinin mimarlık desteği olmaksızın müvekkili şirket ortaklarınca irticalen tamamlanacağı davacıya bildirildikten hemen sonra 2019/ ocak ayı başında davacı tarafından davalı müvekkili şirket yetkililerine hızla bir kısım, mekanla ölçü konum ve yer farklılıkları bulunan projeler gönderilmek suretiyle, davalı şirketin borçlandırılmaya çalışıldığını, bu durumun bir mutabakat olarak kabul edilemeyeceğini, ortada tüm unsurlar açısından üzerinde mutabık kalınmış iki taraf için de koşulları net olan bir sözleşme bulunmadığını, müvekkili şirkete talep ettiği şekil ve zamanda, üstelik mekana uygulama yapabileceği şekilde bir ... teslim edilmediğini, tarafların daha ilk görüşmelerinde ve sonra yapılan toplantılarda davalı yetkililerince devamlı olarak, davacı ile çalışmaları halinde, bütçe ve açılış tarihinin ne olabileceğinin sorgulandığını, aralık ayı içerisinde çizilebileceği belirtilen projelerin, ilk toplantıda bütçe açıkça 250.000,00 TL olarak belirtilmiş olmasına rağmen, bütçenin neredeyse 2 katı olacak şekilde 469.488,00 TL olarak bildirilmek kaydıyla, ancak ocak ayın sonucunda, davacı ile çalışılmayacağına dair bilgilendirme yapıldıktan sonra alelacele, müvekkili şirket taleplerini ve mekan bilgilerini yansıtmayan bir şekilde, özensiz olarak hazırlanarak müvekkili şirket yetkililerine mail yoluyla gönderildiğini, bu haliyle ne müşterilere ait bedel ve mekan talepleri doğrultusunda çalışılmış ve zamanında teslim edilmiş bir mimari projelendirme hizmetinden ne de bundan doğan haklı bir ücretten bahsedilemeyeceğini, mekanda mimari projelerde yer alan davacıya ait herhangi bir unsur bulunmadığını, uygulamanın tümüyle müvekkili şirket yetkililerince irticalen yapıldığın, tüm fikirlerin zaten müvekkili şirket yetkililerine ait olduğunu onlar tarafından yine projden bağımsız olarak hayata geçirildiğini, kırım bedeli adı altında istenen bedelin de son derece fahiş olduğu, faiz yönünden takipte istenen faiz oranının dışında herhangi bir talepte bulunulamayacağını, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için talep edilen alacağın likit olması ve her iki tarafça üzerinde mutabık kalınacak şekilde bilinir olması gerektiğini beyanla davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Mahkememizce resen görevlendirilen İnşaat Mühendisi ..., Nitelikli Hesaplama Uzmanı ... ve Mimar ... tarafından hazırlanan 22/11/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...davalıya keşide edilen Beşiktaş 14. Noterliğinin 27.03.2019 tarih, ... sayılı ihtarnamede muhataba 3 gün içinde ödeme yapması ihtar edildiğinden söz konusu ihtarnamenin muhataba tebliğ edildiği tarihe 3 gün ilavesi ile tespit edilecek tarihten itibaren takip öncesi faiz talep edilebileceği, İhtarnameler, whatsapp yazışmaları ile tarafların kabulünde olan 9.000,00 TL kırım bedelinin, lokantanın alanı toplam 100 m2 olup, zeminden 100*0,10 = 10 m3*1,2 t/m3 = 12 ton gibi bir moloz malzemesinin çıkmış olabileceği, bunun dışında mevcut duvarların yıkımından da yaklaşık 3 ton malzeme çıkmış olabileceği düşünüldüğünde toplamda 15 ton civarı moloz malzemesi yıkımı, çuvallanması ve atımının işçilik ve nakliye, sarf malzeme ve davacı ... firmasının kar bedeli dahil 2019 yılı serbest piyasa rayiç bedellerinde uygun olduğuna, dava konusu 9.000,00TL yıkım/kırım bedeli için 93,20TL işlemiş faiz ve 25.000,00TL mimari hizmet bedeli ve uygulama projesi bedeli için 258,90TL işlemiş faiz olmak üzere icra takibi öncesi dönem için toplam 352,10TL işlemiş yasal faiz talep edebileceğine...." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve takibin kısmen devamı yönünde karar verilmiş, ayrıca davacı tarafça, davalının itirazının iptali ile takibin devamı yanı sıra davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden bahisle takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve davanın kısmen kabulüne," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın eksik incelemeye dayalı ve hatalı olduğunu, bu yönüyle, tesis edilen kararın, usule, yasaya ve dosya kapsamına tümüyle aykırı olduğunu, tüm unsurları üzerinde mutabık kalınmış bir mimarlık hizmetleri sözleşmesi bulunmadığını, mimari projelerin mekana uygulanmadığını, taahhüdü yapılan bütün esaslı unsurların ihlal edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı inceleme içerdiğini, hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, davacı tarafından kırım bedeli olarak istenen bedelin, son derece fahiş olduğunu, yapılan tek işlemin, tek bir işçi ile tek günde gerçekleştirilen yer karolarının kırılması işi olduğunu, böyle bir iş için üzerinde mutabık kalınmış bir bedel mevcut değil iken, 9.000.-TL olarak talep edilen fahiş bedelin de hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini, faiz talebi ile faiz oranının da haksız ve mesnedsiz olmasına rağmen, talep üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olmasının kararın kaldırılmasını gerektirdiğini, alacağın likit olmadığını ve icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, taraflar arasında kurulan eser sözleşmesinden kaynakla alacağın tahsili istemiyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafça davalı hakkında İstanbul 20. İcra müdürlüğünün ... E. Dosyası ile 9.000 TL duvar kırım bedeli, 259,64 TL işlemiş faiz, 25.000 TL mimarı hizmet bedeli ve uygulama projesi 634,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.894,58 TL alacağın tahsili amacıyla, "mimar hizmet ve duvar yıkım bedeli" borcun sebebi gösterilerek ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın borca itiraz ile takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. İlk derece mahkemesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın ispatlanıp ispatlanmadığı noktasındadır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte davalıya ait ... adlı lokanta niteliğindeki işyerinin mimarlık hizmetleri ile bir kısım uygulamaları için görüşme başlatıldığı, taraflar arasındaki uzun whatsap yazışmaları ve karşılıklı keşide edilen noter ihtarnameleri, mahallinde yapılan keşif ve dinlenen tanık beyanları ile yıkım işi için 9.000 TL bedelle anlaşıldığı davalının ödemeyi yapmadığı, davacı tarafça içdizayn için çalışma yapılıp mimari hizmet ve uygulama projesi için 25.000 TL bedelle anlaşıldığı, ancak bu bedelin de ödenmediği, davalının başlangıçta işyerini 60 m2 olarak bildirip fiyat istediği, davacı tarafça bu metraja göre bir fiyat verildiği, bilahare yerinde yapılan çalışmalar ile metrajın 100 m2 olması ile davacının fiyat teklifini revize ettiği, ancak bu fiyat üzerinde anlaşılamadığı ve artık davacı tarafça yapılan duvar yıkım ve molozların taşınması dışında inşaat işinin yapılmadığı, ancak davacının hazırlayıp davalıya sunduğu uygulama projesinin davalı tarafça başka kişilere aynen işyerine uygulatıldığı, bu haliyle davacını yaptığı mimari hizmet ve uygulama projesi için anlaşılan 25.000 TL ücreti de hakettiği ancak bu bedelin de ödenmediği, davalı savunmalarının yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile yerinde olmadığının tespit edildiği, takip öncesi gönderilen ihtarname ile verilen sürenin geçmesi ile temerrüdün takip öncesi oluştuğu ve bu tarihe göre bilirkişilerce faiz hesaplandığı, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, davacının alacağının likit olup hüküm altına alınan kısım yönünden de icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerine olduğu ilk derece mahkemesince kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalının istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 586,65 TL harcın, alınması gerekli olan 2.346,59 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.759,94 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/01/2026