T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1163 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/370 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KONYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/05/2023 ESAS-KARAR NO : 2018/591 E - 2023/313 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1163 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/370 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KONYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/05/2023 ESAS-KARAR NO : 2018/591 E - 2023/313 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 27/03/2026 YAZILDIĞI TARİH : 15/04/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkilleri aleyhine 800.000,00 TL bedelli senede dayalı icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin senetten dolayı davalıya borçlu olmadıklarını, müvekkili ...'ın kız kardeşi dava dışı ... ile davalı ...'ın kardeşi dava dışı ...'ın evli olup sonradan ailevi sorunlar yaşadıklarını, dava dışı ...'ın müvekkillerinin yanında çalıştığı dönemde müvekkillerinin ihalelere ve kurumlara teslim edilmek üzere ofiste bıraktıkları tek kaşeli ve tek imzalı A4 kağıtlarından bir tanesini ele geçirip senet metni haline getirdiğini ve işten ayrıldıktan sonra bu belgede abisi davalı ...'ı alacaklı olarak gösterip icra takibine konulmasını sağladığını, davalı ...'ın senet metninde yazılı bedeli müvekkillerine verecek ekonomik gücünün bulunmadığını, senetteki imzalardan müvekkili ... ismi altındaki imzanın sahte olup taklit edildiğini, davalı hakkında savcılığa şikayette bulunulduğunu belirterek müvekkillerinin takipten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının doğru olmadığını, müvekkilinin davacılara elden nakit borç para verdiğini, aile ortamında ve bilgisayar ile yazıcıdan bono metni hazırlandığını ve davacıların bonoyu imzaladıklarını, bononun yasal unsurları taşıdığını, bononun kırtasiyeden temin edilmesinin zorunlu olmadığını, müvekkilinin borç verebilecek ekonomik güce sahip olduğunu, ticaretle uğraşan davacıların yanlarında kaşe bulundurmalarının olağan bir durum olduğunu, senede karşı iddiaların yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiğini, ceza mahkemesinde hukukun bu temel kuralının ihlal edildiğini, ceza mahkemesi kararının istinafı nedeniyle istinaf aşamasında da bu savunmalarının yeterince değerlendirilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile davalı ... ve dava dışı ... hakkında dava ve takip konusu 800.000,00 TL bedelli bononun sonradan bono niteliği kazandırılan belge olduğu ve icraya konulduğu kabul edildiğinden 6098 sayılı TBK'nin 74. maddesi gereğince davalı ...'ın davacılardan alacaklı olmadığı, dava ve takip konusu 800.000 TL bedelli bonoyu sonradan bono niteliği kazandırıp icraya koyduğu ve davacıların bu bonodan dolayı kendisine borçlu olmadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne ve kötüniyetli takip nedeniyle davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacıların iddialarını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, mahkemece akraba olan tanıkların dinlendiğini, davacı ...'ın senetteki imzayı inkar etmediğini, bilirkişi raporu ile de imzanın davacı ...'a ait olduğunun tespit edildiğini, adi ortaklık tarafından düzenlendiği kabul edilen senetteki imzanın ...'a ait olmamasının sonuca etkili olmadığını, A4 kağıdının boş ve imzalı olarak büroda bırakıldığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ceza mahkemesinde verilen kararın soyut gerekçelerle, HMK hükümleri dikkate alınmadan ve oy çokluğu ile hatalı olarak verildiğini, resmi belgede sahtecilik suçundan HAGB verildiği için ceza mahkemesi kararının dikkate alınamayacağını, bononun unsurlarının tamam olduğunu, imzalı boş belgenin sonradan senede dönüştürüldüğüne ilişkin somut delil bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacıların takibe konu bono nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, menfi istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Takibe konu bononun 22/05/2017 keşide tarihli, 10/04/2018 vade tarihli, 800.000,00 TL bedelli, nakden ihdaslı olduğu, keşideci olarak ...-... İş Ortaklığı kaşeleri altında ... ve ... isim ve imzalarının bulunduğu, lehtarın davalı ... olduğu, bononun kambiyo vasfına haiz olduğu görülmüştür. Konya 12. İcra Müdürlüğünün 2018/5793 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 07/06/2018 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlular aleyhine senede dayalı 800.000,00 TL asıl alacak olmak üzere fer'ileri ile birlikte toplam 815.322,22 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür. Mahkemece İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 24/07/2019 tarihli raporda, davaya konu senetteki davacı ... adına atılan imzanın davacı ...'a ait olmadığının tespit edildiği görülmüştür. Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/03/2022 Tarih ve 2021/50 Esas 2022/138 Karar sayılı dosyasının yapılan incelemesine göre, davacıların sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan dava dışı ... ve davalı ... aleyhine yaptıkları şikayet üzerine savcılık aşamasında Polis Kriminal Laboratuvarından alınan 04/12/2019 tarihli rapor ve Jandarma Kriminal Laboratuvarından alınan 19/03/2020 tarihli raporlarda; dava konusu bonodaki imzalardan davacı ... adına atılan imzanın ...'ın elinden çıktığı ancak, davacı ... adına atılan imzanın ...'ın el ürünü olmadığının belirlendiği, yapılan yargılama sonucunda sanıkların sonradan oluşturulan bono niteliği kazandırdıkları belgeyi düzenleyerek resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri, bu bono niteliğine büründürdükleri belgeyi icraya koyarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri gerekçesiyle davalı ...'ın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, ayrıca ...'ın nitelikli dolandırıcılık suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, istinaf incelemesinin esastan red edilerek davalı ... hakkındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının 09/01/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davalı hakkında ceza mahkemesi tarafından dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleşmiş olmasına, ceza mahkemesi kararında imzalı belgenin bono haline getirilerek takibe konulması nedeniyle dolandırıcılık suçunun oluştuğunun kabul edilmesi ve TBK 74.maddesi gereğince ceza mahkemesinin maddi vakıaya ilişkin kabulünün hukuk hakimini bağlayacak olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 54.648,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 13.662,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 40.986,00 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 27/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."